Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2243 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"O"
Mustafa Kınıkoğlu

  Sayı: 99 -

Şüphesiz ki, Efendimiz varlık âleminin “Ekmel’i”. En çok kemâle ermiş demek bile yakışıksız, sanki ikinci bir kişi ile karşılaştırma yapılabilirmiş gibi... Yegâne kemâl sahibi… Böyle olmasaydı bizler için “güzel bir örnek - üsvetu’n hasene” olur muydu? Bir kişinin herkese örnek olması için örnek olunacak her konuda en önde olması gerekir.

Efendimiz’in özelliklerinden biri de beliğ olmasıydı. Az sözle çok şeyler anlatan biriydi Efendimiz. Az sözle çok şey anlatmak şairane bir üslubu akla getiriyor. Bu yüzden, belki iyi şairler için Efendimiz’in “beliğ” sıfatının varisleri diyebiliriz. Meselâ Ziya Paşa’nın şu beyti Âlemlerin Rabbi olan Allah’ı düşünürken ilk aklımıza gelmesi gerekenleri çok güzel ifade ediyor:

İdrak-i maali bu küçük akla gerekmez

Zira bu terazi bu kadar sikleti çekmez

İnsanoğlu sınırlı bir varlık. Sınırlı ama “Evvel, Âhir, Bâtın, Zâhir” olan “Sınırsız’ın (cc)” “ruhumdan ruh üfledim” dediği, kendisine halife seçtiği bir varlık... Sınırsız olan (cc), sınırlı olana kendisini anlatırken, doğal olarak, sınırlı olanın dünyasındaki sıfatları kullanıyor. Böylece öğretmenin ve öğrenmenin temel kurallarından biri de bize öğretilmiş oluyor.

Kulları Allah’ı Kur’an-ı Kerim’de veya hadis-i şeriflerde geçen isimleri ile tanıyor, bilmeye çalışıyor. Ancak şu unutulmamalı ki, bir varlığın ismi kendisi değildir. İsim o varlığı işaret eder. Mutlak sınırsız ve mutlak güç, irade sahibi olan bir varlığı (sanki O’ndan başka bir şey var da) sınırlı bir varlığın isimlendirmesi ile sınırlamak mümkün mü? Ama, bu terazinin sıkleti çekmesi için değil, biraz olsun anlaması için bu sıfatların bilinmesi gerekiyor.

Allah’ı sıfatları ile biliriz. O Rezzak’tır, tüm canlılara rızıklarını verir. O Semi’dir, Basar’dır. Her şeyi duyar, görür. O Rahmandır, Rahimdir. Ve O Allah’tır yani “tanrıdır”.

Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın Hz. Âdem’e “isimleri öğrettim” âyetinin zahirî anlamı ona eşyayı (eşya şey kelimesinin çoğuludur) öğretmesi olarak tefsir edildiği gibi bâtınî olarak “ona Allah’ın isimlerini verdi” demek olarak da tefsir edilir. Bu yüzden her insanda Allah’ın isimlerinden kendi miktarınca vardır. Bir tanesi hariç: “Allah”. Allah da “O’nun” isimlerinden biridir. Bu isim Allah’ın ilâhlık, tanrılık sıfatını anlatır. Ve insanlarda olmayan tek isim Allah ismidir, Allah ilâhlığı hariç diğer tüm isimlerinden insanlara değişik miktarlarda vermiştir.

Evine ekmek götüren bir kişi evdekiler için Rezzak olur, çocuklarını kayıran bir kişi onlara Kayyum olur, bir anne Rahman sıfatının tezahürü ile yavrularına şefkatli olur, merhametli olur.

İnsanın sınırlı aklı ile O’nun Zât’ını anlaması mümkün değil. Bu yüzden Allah insana insandan tezahür etmiş. Peygamberlik diye bir kurumun olması bunun en büyük göstergesi. Yine Esmaü’l Hüsnâ’da yer alan veya almayan diğer sıfatlarını da kulları üzerine insan aracılığı ile gösteriyor. İşte çalışıyorsunuz maaşınızı yani rızkınızı patron veriyor, zahirde rızık veren patron ama mutlak Rezzak olan sadece O. Anne çocuklarına merhamet ediyor, yemiyor yediriyor, Allah’ın Rahman ismi çocuklar üzerinde anne vesilesi ile tezahür ediyor ama mutlak Rahman olan sadece “O”...

Allah’ın kulları üzerinde tezahürü ile ilgili farklı boyutlar var. “Ne yöne dönersen dön O’nun vechi oradadır” âyeti bir boyutu... Üzerinde söz söylemeye haddimiz olmadığını söylemek bile hadsizlik olacak şu satırlarda ise bambaşka bir boyut var:

Muhammed'dir Cemâl-i Hakk'a mir'ât

Muhammed'den göründü kendi bi'z-zât

O’na mekân izafe etmek zahiri olarak sınırlama içerdiği için mümkün değil. Ama duada ellerimizi semaya kaldırıyoruz. Bu mekân izafe etmek değil çünkü mekân ve makam ayrı şeyler. Biz orada bir makama dönüyoruz. Göğe doğru dönüş bir yüceliği işaret ediyor. Hep dediğimiz gibi, sınırlı dünyamızdaki semboller, isimler, sıfatlar ve kavramlarla sınırsız olanla ilişki kuruyoruz.

Dua ederken bu sınırsızlığın farkına varsak bu kadar rahat dua edebilir miydik? Dualarımızı düşünün, Allah’ım şunu nasip et, bunu ver, şu olsun, bu olmasın… Bu dil kasıt içermese de biraz hadsizlik içermiyor mu? En azından veriver, ediver denmesi biraz daha edebe uygun.

Mesnevî-i Manevi’de, Allah’ın azameti ile ilgili güzel bir bölüm var, bu bölümde namazın hareketlerinin çıkış noktası anlatılıyor. Kul Allah’ın karşısına çıkıyor, bu hal kıyam haline işaret... Allah’ın azameti ve gelen sorular karşısında önce dik duramaz hale geliyor ve ellerini dizlerine yaslayıp destek arıyor, bu hal rükû haline işaret, sonra bu destek de yetmiyor, kul ayakta duramaz hale geliyor ve yere kapanıyor, bu da secde haline işaret... Sınırsız (cc) karşısında kula belki de en lâyık hal secde değil de nedir?

Sınırsız bir varlık ve sınırlı bir varlık (!) arasında, sınırlının dünyasındaki aşk, muhabbet gibi kavramların varolmasının mümkün olmadığını söylüyor büyüklerimiz. Çünkü bu tür ilişkiler aynı cins varlıklar arasında olabilir. Ve ekliyorlar, bu yüzden Allah’la olan ilişkimizde gelmek istediğimiz her durum için karşımıza Sınırsız olanın bize tezahür için Resûl tayin ettiği Efendimiz’i koymalıyız. Şunu demek istiyorlar, Allah’ı sevmek mi istiyorsun, Resûlünü seveceksin. Allah’ı üzmemek mi istiyorsun, O’na yakın mı olmak istiyorsun, Resûlünü üzmeyecek davranışlarda bulunmaya çalışacaksın, Resûlüne yakın olacaksın. Nisa suresi 80. âyeti bu durumu formüle ediyor: “Kim Resûle itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur”. Büyükler yine diyorlar ki, bu âyetteki itaat kelimesinin yerine istediğiniz kelimeyi koyun, formül doğrudur. “Kim Resûlü severse, Allah’ı sevmiş olur”, “Kim Resül’ü üzerse Allah’ı üzmüş olur” gibi…

İnsan... İplikte büklüm, suda bir anlık suret...

ALLAH... Olmanın O'na mahsus olduğu kudret... (nfk)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
"O"... - Sayı 99
Necip Fazıl hakkında iki ... - Sayı 92
Bir Derviş Sultan Ulu Hak... - Sayı 91
Dua, kulun acizliğini gös... - Sayı 89
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Devekuşunun kafasını kuma gömmesi misali kafasını toprağa gömen Avrupa bilmez mi ki, nefesi kesilince kafasını (soktuğu yerden) çıkarmak zorunda kalacak ve pişman olacaktır(pişmanlık duyacaktır).
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17512524
 Bugün : 99
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 840315
 Bugün : 9
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 307
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim