Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3667 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.

İrfan işinde plân
Necip Fazıl Kısakürek

  Sayı: 106 -

En anlayamadığımız, kabuğunu bir türlü kıramadığımız, duvağını aslâ kaldıramadığımız mefhumlardan birisi de (irfan)... Şu (kültür) diye anlatmaya çalıştığımız nesne...

İrfan, arşın veya okka hesabıyla, bir şahsın yüklendiği kuru malûmat değil; sahibinde fikir ve ruh bünyesi hâline gelmiş bilgidir. Gıdanın, döne dolaşa damarlarımızda kan hâline gelişi gibi... Kimse bize, kilerindeki erzakı gösterip o mikyasta kan sahibi olduğunu iddia edemez. Kimse de kamûs ezberlemekle irfan sahibi olamaz.

Evet, evet; irfan, bilgi sahibi olmaktan ziyade, bilinen şeyler vasıtasıyla bilme hassasına ermektir. Bilme hassasına eren, bilmediği şeylerin de bir nevi âlimi olur. Nasıl ki parası olan, satın almadığı şeylerin de bir nevi mâliki sayılır. Demek ki, şu veya bu bilgi malından ziyade, mallar arasında müşterek kıymet vâhidi olan manevî paraya, yâni ruh ve akıl kıvamına irfan demek lâzım...

Bütün bilgilerin kaynağı idrak çilesini çekmiş ve gerçek bir dünya görüşüne varmış her insan irfanlıdır. Bunun içindir ki, (üniversite)lerde ve bilhassa mücerred ilim şubelerinde, talebe, bir şey öğrenmekten ziyade, nasıl öğrenileceğini öğrenir. (Üniversite), öğrenme usûlleri öğreten ocak olmak gerek... Bir de bizimkini düşün!

- Bir şey bilmek hüneriyle elmas takma san’atı arasında ince bir yakınlık var. Elmas, mahfazasını zengin etmez. Onunla, çizgilerindeki asaleti ifade eden bir vücudu kıymetlendirir. Bu yüzden, Karamanlı bakkalın pırlantaya boğulmuş parmakları gibi, irfana sadece ve kabaca mahfazalık etmek, üstelik servet cakası yapmak, hakikî irfansızlıktır. İrfandan gaye, en sade ve en zarif kılık içinde bizzat mücevher olmaktır.

İrfan dâvalarımızın, kemiyet çerçevesinde, sürüsüne bereket!.. İlk mektep, son mektep, talebe, inzibat, ahlâk, terbiye, bilgi, kitab, tercüme, lûgat, usûl, (program), yabancı (profesör), yerli muallim, filân, falan...

Bu karmakarışık kesret ifadesi bence tam bir vahdet mânâsı belirtiyor. Mes’ele birçok değil, biricik:

İrfan cihazımızda kol kol şubelendirdiğimiz bütün mes’elelerin bağlı olduğu ve mihrak noktasında toplandığı kök telâkki ve bu telâkkiden doğma ana plân!!!

Bize bu plândan haber versinler!

Tanzimattan beri böyle bir kök telâkki ve ana plân ıstırabıyla başı ağrıyan tek bir maarif büyüğü görmedik!

Herhangi bir dalın yaprağında küçük bir baygınlık alâmeti sezilir sezilmez, hatıra derhâl kök gelmeli... Bir ağacın köküyle en uzak yaprağı arasındaki sıkı münasebet kadar, binlerce irfan mes’elesinin, onlara can veren ana görüş manzumesiyle alâkası var.

Yapılmış, yapılan, yapılacak her şeyin kıymet hükmünü, aşağıdaki kıyasların terazisinde tartarak elde etmeliyiz:

1-Dünya ilim ve fikir cereyanları karşısında durumumuz nedir?

2-Ruhumuz, iktibascı mı, telifci mi?

3-Ahlâk ölçümüz nerede ve nasıl?

4-Hangi ruhî vasıflarda bir gençlik istiyoruz?

5-Bu gençliği ne vasıflarda muallimler yetiştirir ve onlar nasıl yetişir?

6-Milletlerarası bir müessese olan ilim, bu hassasına rağmen, millî bir damgayla mühürlü değil midir?

7-İlim tevzi işinde, onu en yukarıda dağıtan en üst elden, en aşağıda toplayan en küçük avuca kadar hâkim esaslar ve usûller?

Gönül isterdi ki; bu sualleri siyah tahta üzerine tebeşirle yazalım; ve maarif cihazının başında bulunmuş bugün hayatta kaç kişi varsa onlara imtihan suâli hâlinde verelim. Mühlet, imtihan odasından çıkmamak şartıyla 100 senedir; bakalım hangisi cevap verebilecek?

Kök telâkkiyi ve bu telâkkiden doğma ana plânı, bütün çizgilerin merkezde toplandığı bir mimarî (motif)i hâlinde örgüleştirmedikçe, irfan tatbik sahalarında zaaf, daima göze çarpacaktır.

(Amik fakrüddem)e uğramış bir hastanın suratına bir okka pembe ve kırmızı badana çalması gibi sahte ve mukallit nümayişler, gerçek iş ve iş fikrini telâfi edecek değil, onu büsbütün elde edilmez hâle getirecektir. (Tanrı Kulundan Dinlediklerim, 2. Basım, sayfa 116-118)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Gençliğe Hitabeden... - Sayı 128
Ağız... - Sayı 127
Gıda... - Sayı 127
Necip Fazıl’dan çocuk hak... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Ekonomi ve helâl bilinci
Gençliğe Hitabeden
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı
Sonsuzluk
Bileşke


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17198678
 Bugün : 1388
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 778785
 Bugün : 122
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 278
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim