Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1282 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Modern dünya rüya mı, kâbus mu?
Erdal Kurtuldu

  Sayı: 106 -

Derviş rüya görür ve şu sahte, kurgu olan modern dünyada onun karşılığını izler. Bu onun için ilâhî bir teyiddir. Düşünce boyutunu aştığı anda, yani kendi kendine kendinden geçtiği anda (rüya âlemi, mükaşefe, murakabe), aklın zincirlerinden kurtulduğu vakit, aşkınlık peçesini kaldırır ve ona yüz gösterir. Peygamberlik mesleğinin 46 cüzünden biri olan rüyalar, hayatı sadece görüntüden ibaret sanan ve metafizik boyuta safsata ve saçmalık gözüyle bakanlar için bir şuuraltı boşalmasından ibarettir.

Modern insan, ilâhî olanla irtibatını bile isteye kopardığı için rüya göremez. Bu sebeble kendi dünyasını rüyaya çevirmeye çalışır ki, boşluklar dolsun. Özünü (selfie) yitiren, özsüz ve yurtsuz insanın sürekli sosyal medyada kendini paylaşması, sahte bir öz yaratma çabası bu eksikliğe binaendir. Dünyasını rüyaya çeviremeyen pek çoğu bunalıma girer. Rüyadan alınan hazzı ve lezzeti, antidepresanda bulur ve anlamsız lezzetlerin kurbanı olup, anlamını tamamen yitirir. Freudyen bir psikoloğun rüya yorumuyla, sırtında binlerce yılın irfanını taşıyan ârifin, hayatı ve rüyayı yorumlaması bir olur mu? Nefs-i emmaresinin emriyle konuşan biriyle, nefs-i kamilesinden konuşturulan bir olur mu a canım? Elbette olmaz. Şunu da hatırlatmakta fayda mülahaza ediyoruz. Freud’un rüya yorumları, metafiziğe sırtını dönüp büyük bir ızdıraba düşen Batı insanına (çok saçma ve absürd olmasına rağmen bu soyutlamalar) umut vermiştir.

Şayet modern insan dünyasını rüyaya çevirmeyi başarırsa diğer insanların hayatını kâbusa çevirir. Çünkü onda ilâhî bir teyidin aksine, nefsin ve şeytanın teyidi vardır. Batı dünyası bu bakımdan binlerce yıldır gelmiş geçmiş medeniyetler içinde bir kaza olarak görülmelidir. Dinin, fizik ötesinin, maneviyatın, rasyonel olandan hariç herşeyin uzaklaştırıldığı bir dünyada, pek çok insanın düştüğü derin boşluk tahmin edilemeyecek kadar büyük. Büyük filozofların kelâmlarıyla kendini tatmin süresi dolmuş gibidir.

Gizemden soyunan ve soyundurulan Avrupalı insan, mistik olanla irtibatını nasıl kuracağının yollarını bulamıyor. Bir temele dayanmaktan iğrenen, sürekli yeniyi yaratmazsa kaosa düşecek olan, aynı fikirde olmayı mankurtlaşmak sayan düşünürlerle ve sanat dünyasıyla nereye kadar gidilebilir? İlâhî bir teyidden yoksun bu insanlar, insanı nereye götürür? Yarı yolda bırakacağı kesin, çünkü pek çoğu nereye gittiğini bilmemektedir. Karanlık bir mekânda şüpheyle yavaş ve hızlı olarak atılan adımlar, kalabalıklara ve düşünmeye veda etmiş insanlarca dans etme fiili olarak görülüyor ve gösteriliyor. İşin idrakine varanlar ise pek az. Bunlar mühim sorunlar ve sorular.

Heidegger ki fırlatılmışlık (geworfenheit) duygusuyla hareket etmiş bir düşünür, farkındalığı ya da hakikati ölmeden evvel şiir de aramıştı. Oysa artık Batı öyle bir karanlığa düçar oldu ki, gökyüzüne kapısını öyle kapadı ki, şairlerin nesli kurumuş gibidir, çünkü şairlerin ekserisi gökyüzünün çocuklarıdır. Rüya ve kâbus ikileminden buralara kadar geldik. Çünkü bu bahsettiğimiz hususların pek çoğu bunlarla alakalıdır. Şiir, sanat, mistisizm rüyaların beşiğinde büyütülmüştür asırlardır. Hattâ biz pek bilmesek de veyahut bilmek istemesek de, pek çok buluş, bilimsel çalışmanın nihai noktaları rüyalarla gerçekleşmiştir. Bizim insanımızda şairlerin nesli tükenmez, çünkü rüya görmeye devam ediyoruz. Osmanlı’nın süt emdiği iki mühim anneden biri olan İbn Arabi (k.s)’ye göre hayat bizzat rüyadan ibarettir ve yorumlanması gerekir. Anadolu’muzun verimli ve münbit aşk ve gönül coğrafyasında bu dünyayı muhteşem yorumlayan tabirciler (sanatçı, ermiş, derviş, düşünür, ozan, âşık) hiç eksik olmamış ve olmuyor. Hiç de eksik olmasın. Ümidimiz ve umudumuz bu yöndedir.

Evet, bizlere rüya olarak gösterilmeye çalışılan modern dünya, kâbustan ibarettir. Gücü eline alanların görmek istedikleri rüya sebebiyle, milyonları kâbus yaşamaya zorluyorlar. Müslüman düşünürlerin bu hayatı, kâbusu ve sahte ve kurgu olan rüyayı yani bizim kurmadığımız bu dünyayı, çok iyi yorması ve anlaması zaruridir.

Modern dünyanın ortasında yani kâbusun göbeğinde, uyanıkken bile rüya görmeyi becerebilen kalenderlerden olma niyazıyla efendim...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Osman Cemal Kızılaslan    14.02.2021
Yorum : Evet, sayın Erdal Kurtuldu hocamızın yazdığı bu yazdığı bizzat Kardelen dergisinde okumuştum . Şimdi de karşıma çıktı filhakika herkesin okuyup üzerinde derin mülahazalar yapılması gereken nezih bir yazı. Fikrin değerini bilenlere...




Ekleyen : Süleyman Okur     06.11.2020
Yorum : Güzel tesbitler... Yüreğine kalemine sağlık. Mevlam nice faydalı yazılar kaleme almak nasip etsin inşaallah...





 
Cehâletin istilası... - Sayı 107
Modern dünya rüya mı, kâb... - Sayı 106
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16786851
 Bugün : 343
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 731872
 Bugün : 30
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 353
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim