Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5934 kez okundu.     9 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Cebinde Rüya Taşıyan Adamlar
Ziya Paşa Akyürek

  Sayı: 62 - Ocak / Mart 2010

–Tolga Bey'le görüşecektik

–Odasında sizi bekliyor

–Teşekkür ederim

Okul koridorlarından geçip, koridorun sonundaki merdivenlerden iki kat yukarı çıkan, Tolga Hoca'nın çok sevdiği öğrencisi Semih'in velisiydi. Ara sıra davet eder, öğrenci sorumluluğunu velisine hissettirirdi.

Semih okula ilk geldiği zaman kıymet bilmez bir öğrenci idi. Elindeki anne- baba devletinin farkında değildi. İçinde sevgi dolu kalbini karabulutlar kaplamıştı. Kalbinin anahtarı kayıp, kilidi ise paslıydı. Küçük yaşına rağmen hayattan bunca kopmuşluk insanı şaşırtıyordu. Allah'ın izniyle Tolga Bey'in elinde baharına kavuşmuş bahadır gibi dirilmiş, aslına rücu etmiş ve insanî hüviyetleri tekrar elde etmişti.

Tolga Bey iyi bir eğitimciydi. Dilindeki duasıyla, gecelerdeki sızısı bir olunca uzaklar ona yakın, müşküller kolay olurdu. Yılları ayağına çağırır, öğrencilerin sıkıntılarını tek tek görür, onlara yıllar sonrasını tecrübesiyle fısıldardı. Basiretine diyecek yoktu. Semih'i de elleri arasına almış bir mum gibi hem yakıp hem eritmişti. Yandıkça aydınlatmayı öğretmiş, çeşme başında su taşıma dersi vermişti. Semih de artık bir Tolga'ydı.

Bir babaya daha ne verilir ki evladını yetiştirirken edilen yardımın dışında. Tolga dertlerini daha büyük bir dert ile karantinaya almasını öğretmişti Semih'e.

Semih'e bakan Tolga Hoca'yı görüyordu. Semih'in babası o yüzden Tolgayla Semih'i ayırt etmezdi.

Merdivenleri çıkan Ahmet Bey sağ tarafta Tolga Bey’in odasına doğru yürüyordu. Tolga beyle koridorda karşılaştılar. Her zamanki nezaketi ile karşılayan Tolga Hoca Ahmet Bey'i odasına aldı ve 3–5 dakika müdür beyin odasına gidip gelmek için müsaade istedi.

Ahmet Bey Tolga Hocayı beklerken masasının üzerindeki alıp ona hediye ettiği Çanakkale Şehitler Abidesi'nin maketini gördü. Okulun yaptığı Çanakkale gezisine Ahmet Amca da katılmıştı. Hani her zaman anlattığı dilinden düşürmediği gezi…

Gezi boyunca sessizdi Ahmet Bey. Anlatılan hikâyeler ruhundaki ateşi alevlendiriyor, alıp onu göklere çıkarıyor, sonra sağanak sağanak gözlerden indiriyordu. Yahya Çavuşlardan, Seyit Onbaşılara kadar her kahramanın tesiri bir başkaydı…

Gözlerindeki yaşlar tıpkı oradaki gibi coşkundu.

Tolga odaya dönünce gözü yaşlı buldu Ahmet Bey'i.

–Hayırdır Ahmet Bey bir sıkıntınız mı var?

–Yok hocam Çanakkale'yi hatırladım

Dedi gözlerindeki yaşı silerek.

–Ha öyle olsun. Merak etmeyin o ruhta insanlar yetişiyor hem de sizin çok yakınınızda.

Ona şüphe yok hocam.

Bakın az önce elime birisi bir kâğıt tutuşturdu. Size onu okuyayım isterseniz.

Tolga Hoca cebinden çıkardığı bir tomar kâğıdın arasından birisini alıp okumaya başladı.

“Rüyamda yurt binamızdaydık. Arkadaşlarla yurdun merdivenlerinden aşağıya doğru iniyorduk. Yanımızda Fahr-i Kâinat Efendimiz (sav) de vardı. Bizimle beraber bir salona geldi. Orda oturduk. Sonra öğretmenlerimiz geldi.”

Ahmet Bey iyice karışmıştı. Bu hislerle sadece “Bize dünyada cenneti yaşatan Allah'ım. Ötede de aydınlat bizleri.” diyebildi. Duasına âmin dedi Tolga Hoca.

–Diğer kâğıtlarda rüya mı hocam?

–Evet, onlar da çocuklarımızın gördüğü güzel rüyalar.

–Neden cebinizde taşıyorsunuz?

Onları arada okuyor bize gülleri nasip edene şükrediyorum.

Odada sırlı bir sessizlik vardı. Hislerin coştuğu zamanlarda ariflerin dudakları durmazmış. Kendi hallerince dua ettiler, ne dediler Allah bilir. Sanki ikisi de aynı duayı ediyorlardı. Dertler aynıydı çünkü.

Tolga Hoca:

–Ahmet Bey biliyor musunuz bu rüyayı gören kim?

–Kim hocam ben tanıyor muyum?

–Semih oğlunuz.

Ahmet Bey ağlayarak Tolga Hoca'ya sarıldı. Ve ben anladım ki geleceği inşa edecek kahramanların cebinde rüya taşıyan adamlar olacaklar. Demek oğlum sizi kendine babasından daha yakın görüyor ki bunu bana bile söylemiyor size anlatıyor. Allah yolunuzu açık etsin Tolga Hocam…

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen :     13.02.2013
Yorum : Gönül ınsanına yakışan bu davranışlar bizleri o kadar duygulandiriyorki keske bizlerde o kervanın yolcuları olsak olabilsek




Ekleyen : berrin    22.02.2011
Yorum : harika bir yazı olmuş elinize ve gönlünüze sağlık.




Ekleyen : senol    14.02.2011
Yorum : Allah razı olsun. yüreğine sağlık paşam




Ekleyen : Ahmet Yılmaz    08.02.2011
Yorum : Gerçekten çok duygulandıran, insanı alıp ufuklarda dolaştıran güzel bir yazı olmuş..Allah (C.C.) sizlere sağlık, kaleminize kuvvet versin..Bizleride yazıda olduğu gibi peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V.)i rüyasında gören kullar zümresine ilhak eylesin..Amin




Ekleyen : fatih bilgiç    18.01.2011
Yorum : RABBİM ebeden ve daimen tolga bey ve onun gibi civanmertlerden razı olsun.Rabbim bizleri onlarsız bırakmasın.bizleride öyle eylesin inşallah.amin.




Ekleyen : Bayram Arıcı    13.01.2011
Yorum : Bütün öğretmenlerimiz Tolga Hoca gibidir ya da onun gibi olmalıdır.




Ekleyen : tevabil canverdi    12.01.2011
Yorum : Yorumu içinde...Ne diyebilirim ki!!!Allah bu güzellikleri bizlere de tattırır inşeallah...Bizler sevgililer sevgilisini çok seviyoruz...Allah da O nu sevenleri sevsin...




Ekleyen : osman    12.01.2011
Yorum : allah hepsinden razı olsun allah yollarını yollarımızı açık etsin yüce rabbim bizleride o dairenin içindekilerden saysın amin.




Ekleyen : fadime    11.01.2011
Yorum : çok duygulandım! Rabbim bu güzel öğretmenlerden mahrum bırakmasın çocuklarımızı ..





 
Darfur'da ne var ne yok..... - Sayı 75
Darbe'ye... - Sayı 74
Bir Adam Arıyorum... - Sayı 68
Öğrencime mektup... - Sayı 68
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17494123
 Bugün : 654
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833673
 Bugün : 50
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 219
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim