Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3138 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Temel değerlerimiz (1)
Hidayet Diler

  Sayı: 71 - Ocak / Mart 2012

Her milletin kendine has özellikleri ve değerleri vardır. Bu özelliklerini ve değerlerini tarih boyunca yaşayarak kazanmıştır. Kazanması yüzyıllar gerektirdiği gibi kaybetmesi de uzun sürer. Türk milletinin de, başka milletlerin gıpta ettiği, büyük ve muhteşem özellikleri ve değerleri vardır. Bu değerlere sahip olması sayesinde, Türk milleti cihan imparatorlukları kurmuş, tarihe yön vermiştir. Başka milletlerin toplumsal ve siyasî yapılarının değişmesine yol açmış, en az üçyüz yıl, şimdi ABD'nin yaptığı gibi tek başına bütün dünyaya meydan okumuştur. Ama temel değerlerinden kaybettikçe, yerine başka şeyler koymaya kalkıştıkça zayıflamış, ihtişamını ve cihat şevkini kaybetmiştir.

Bu değerlerimizin ilk ve önemli ham maddesi “töre”ye olan bağlılıktır. Törelerimiz Orta Asya'dan getirdiğimiz, bizi Çinliler, Moğollar, Hintliler gibi olmaktan, onlara benzemekten koruyan değerlerdir. İlk anda akla gelenler arasında aileye, babaya anaya (ataya) bağlılık ve itaat, doğruluk ve dürüstlük, şeref ve haysiyetine düşkünlük, sayılabilir.

Türklerin Müslüman olmasıyla birlikte İslâmî değerler,  ruhumuza işlemeye ve temel değerlerimiz olmaya başlamıştır. Hayatının tek amacı Allahın rızasını kazanmak olan, bunu sağlamak için yatağında yatmayı bile çok gören, ömrünü insanlığa adayan pek çok fedakâr kimseler görülmüştür. Türk Milletinin en karışık, en sıkıntılı zamanlarında Mevlâna, Yunus Emre, Şeyh Edebâli, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayramı Veli gibi Allah dostları, milletimize en güzel yol göstericiler olmuşlardır. İslâm'ı kendi dilimizde en güzel şekilde ve bütün dünyaya mesaj olacak şekilde anlatmışlar ve yaşamışlardır. Daha pek çok gönül dostu Anadolu insanını ve hattâ ulaşılabilen her insanı nakış nakış işlemiş ve yol gösterici olmuşlardır. Onların ilham kaynağı Kâinatın Efendisi ve O'nun getirdiği mesajdır, yani Kur'ân'dır.

Eğer ruh kökümüzü şekillendiren bu meşaleler olmasaydı ne birliğimiz ne dirliğimiz olurdu. Ne de asırlar boyu dünyaya örnek olabilirdik. Meselâ son asırda, Osmanlı’nın yıkıldığı dönemde, milletimiz, yedi düvele karşı mücadele ederken vatanını ve namusunu koruma duygusu ile şahadet şerbetini içtiler. Onlar ölümün yok olmak anlamına gelmediğini Allah yolunda öldürülenlerin, ölümsüz bir ebedî âleme geçtiklerini biliyorlardı. Yoksa Çanakkale'de (başka cephelerde de) birkaç dakika içinde şehit olacağını bildiği halde, siperinden fırlayıp bir gül bahçesine girercesine ölüme gider miydi?

Milletimizin önde gelen kişileri, liderler, siyasîlere milletimizin dertlerine çözüm ararken, samimiyetle ve kul olduklarının şuuruyla temel değerlerimize uygun hareket ederlerse milletimizden alacakları cevap; sadakat, sevgi ve bağlılık olacaktır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Adalet yerini bulsun... - Sayı 79
En güçlü... - Sayı 76
Yapılan-Yapılmayan-Yapıla... - Sayı 75
28 Şubat (hangi) kurallar... - Sayı 73
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz.
Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17493685
 Bugün : 215
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833643
 Bugün : 20
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 219
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim