Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2589 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Muktedir olmanın vazgeçilmezliği ve lâiklik
Turgay Ertem

  Sayı: 78 - Ekim / Aralık 2013

Dünyada ve Türkiye'de, gücü ve iktidarı ellerinde tutanlar bu güçlerini devam ettirmek için ellerinden geleni esirgemiyorlar. Hattâ bu uğurda haksızlıklara, zulümlere göz yumuyorlar, görmezden geliyorlar. Yalan haberden, komplolara, suikastten iftiraya kadar her yolu kullanıyorlar.

20. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti'ni elbirliği ile yıkıp topraklarında sömürge devletcikleri kurduran Avrupalılar, adına lâiklik dedikleri bir tabu icad ederek, İslâm dünyasını baskı altına aldılar. İktidara getirdiklerinden bu yönde söz aldılar ve iktidarda kalmalarını bu şartla garanti ettiler. Müslüman olmayanların haklarını koruyabilmeniz ancak lâiklikle mümkündür. Onlara lâik bir yönetimle özgürlük sağlayabilirsin dediler. Suriye halkının katili Esed, Eylül ayında bir batılı televizyondaki mülâkatında, ülkede lâikliği koruyanın kendisi olduğunu söyleyerek batıdan yardım dileniyordu. Mısır halkını kurşuna dizen, masum insanları katleden Sisi de, yaptığı darbenin lâikliği korumak için olduğunu belirterek, batının ses çıkarmamasını sağlamaya çalışıyordu. Halbuki lâiklik onlar için bir kalkandı.

Ülkemizde de yapılan bütün darbelerde lâikliğin korunmasından, irticanın önlenmesinden, böylece ülkenin huzura kavuşturulmasından bahsedildi. Ama darbe yapanların bütün çabalarının aslında iktidarı ele geçirmek olduğu, lâiklik tabusunu malzeme olarak kullandıkları anlaşıldı.

Söz konusu Türkiye olunca hemen harekete geçen Avrupa ve Amerika binlerce kişinin katledildiği Suriye ve Mısır için oyalama, engelleme ve hedef saptırma gayretinde. En son Esed'in kimyasal silâh kullanmasına ceza vermek yerine, kimyasal silahlarını imha ederse göz yumma anlaşmaları yapılıyor. Türkiye, maalesef Suriye konusunda hezimet ve hüsran yaşamaktadır. Bir yandan Suriye'den kaçan milyona yakın insanın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmakta, diğer yandan Suriye ve Mısır ile aksayan dış ticaretinin yaralarını sarmaya uğraşmaktadır. Ayrıca hem İslâm dünyasını hem Birleşmiş Milletler'i harekete getirmeğe çalışmaktadır. Dışişleri bakanının bütün koşuşturmalarına, başbakanın Birleşmiş Milletler'de toplantısında: “Bir ülkenin vetosuna, bütün dünya feda edilemez” demesine rağmen gelişmiş ülkeler kılını kıpırdatmamaktadır.

Türkiye'nin düşmanları ve hükümetin hasımları bu durumdan memnundur. Çünkü böylece Türkiye yalnızlaşacak ve maddî olarak sarsılacak, onlar da zil takıp oynayacaktır. CHP heyeti Suriye'ye ziyaret düzenledi. Acaba Esed'e, katliamlara son vermesini bir an önce seçimlere ve özgürlüklere imkân tanımasını tavsiye etti mi? Yoksa ne dediler? Dış politikada bile muhalefet yapmak ve bu muhalefetini devlete düşmanca tavır alanlarla dostane ilişki kurmaya kadar götürmek nasıl izah edilebilir? Türkiye'yi yönetme yetkisini almış bir parti ve onun hükümeti, ülkenin dış politikası icabı, bir ülkeyi hasım sayıyorsa, bazıları da o ülke ile dostça tavır içine giriyorsa eskiden olsa ihanetle suçlanırdı.

Dünya yeni bir döneme giriyor. Artık sadece harp gücü, teknolojik üstünlük, ekonomik üstünlük veya nüfusun çokluğu o ülkeyi güçlü kılmıyor. Savunduğu değerleri herkese anlatabilmek de, gelişmiş ülkelerin ikiyüzlü tavırlarını dile getirmek de, Birleşmiş Milletler'in dünya barışına hizmet edemediğini haykırmak da önemli bir çığır açmaktır. Türkiye'nin dış politikası son zamanlarda şahsiyetli bir yoldadır. İnsanî, İslâmî ve uluslararası değerleri dile getiren ve ecdadımızın kültürel ve manevî mirasına sahip çıkan çabalarıyla dünyada yalnız başına kalsa da takdire lâyıktır. Dileğimiz muktedir olanların iktidar olmak uğruna kurdukları tuzaklarının, hilelerinin bozulması ve masum ve mazlum dünya insanlarının muhtaç olduğu huzur ve sükûna kavuşmasıdır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Benim de söyleyeceklerim ... - Sayı 92
Çanakkale şehitlerine ith... - Sayı 84
Ertuğrul bey ve Osmanlı s... - Sayı 84
Türk milletinde devlet ve... - Sayı 82
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16915003
 Bugün : 3458
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 747337
 Bugün : 746
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 934
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim