Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2368 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"Anı"lık yaşamak gerek
Vural Gündüz

  Sayı: 89 - Temmuz / Eylül 2016

Öncelikle belirtmek gerekir ki bir milletin ayakta kalabilmesinin en temel yolu bireylerinin kendi kültürüne, inançlarına, vatanına ve milletine olan bağlarıyla mümkündür. Günümüzde bunların her birinde çeşitli ve çok faktörlü bozulmaları günlük yaşantımızda görüyoruz. Göreceli bir yaklaşım açısı olmakla birlikte sosyal ve kültürel bir erozyon yaşadığımız toplumun genelinde kabul gören bir durum. Göreceli bir yaklaşım diyorum çünkü günümüzde toplumdaki değişimi her yönü ile olumlu bulanlar da olabiliyor.

Bir milletin günün şartlarına ayak uydurması için değişim kaçınılmaz bir gerçektir. Fakat günün şartlarına ayak uyduralım derken bir milletin kökleri ile bağlarını koparmaya başlamasının sonucu ya tarih sahnesinden tamamen silinmesine ya da başkalarının kontrolünde varlığı sürdürebilmesini ortaya çıkarır. Bunu da iyi tahlil etmek gerekir.

Ben bir suçlu veya sorumlu aramıyorum. “Dış güçler bizim böyle olmamızı istiyor ve üzerimize oyunlar oynuyor” şeklinde düşmanın tam da kim olduğu anlaşılmayan genel bir cümle de kurmak istemiyorum. Bunun böyle olup olmadığına karar vermek niyetinde de değilim. Paranoyak bir düşünce yapısına da sahip değilim.

Çevrenizi alıcı bir gözle inceliyorsanız, gençliğin büyük bir kısmı gelecek için kaygılanmaktan vazgeçmiş vaktinin büyük bölümünü sanal âlemde fotoğraf paylaşarak, sanal sohbetler ederek geçirdiğini çok rahat görürsünüz. Aynı evde yaşayan aile bireylerinin teknolojik oyuncaklarını ellerinden düşürmediklerinden bir araya gelmekte zorluk yaşadığı bir zamandayız.

Dar gelirli insanlar daha çok çalışmalarının gerekliliğini bir kenara bırakmış talih oyunlarına bel bağlamış. Kısa yoldan terlemeden köşe dönme peşinde koşuyor. Gelir düzeyi biraz daha fazla olan insanlar ise hesapsızca, kredi kartlarıyla yapılan çok taksitli tüketim tuzaklarına düşmüş durumda. Tüketici, sürekli borçlanan, elindeki ile mutlu olmayan bireylerin olduğu toplumsal bir yapıya doğru gidiyoruz. Tüketimi artırmak, malını pazarlamak isteyenlerin giriştikleri yarış da süreci tetikliyor.

Zenginlerin birçoğu ise paranın sağladığı imkânlarla hayatın “tadını çıkarırken’’ asıl tehlikenin farkında olmadan ya da tehlikeleri görmezden gelerek yaşantılarına “gittiği yere kadar” devam ediyor. Değerler toplumundan, fiyatlar toplumuna evrimle sürecimiz iletişim araçlarının da katkıları ile hızlandı. Paranın âdetâ tanrılaştırıldığı, manevî duyguların dışlandığı, maddeci bir anlayış yeni değerler sistemini ortaya çıkarıyor.

Sinema filmleri, TV dizileri, magazin programları, yarışma programları hatta tartışma programları kültürel bir yozlaşmaya sebep olmakla kalmayıp bunu çok güzelmiş gibi sunarak insanımızın kafasında toplumsal yapımıza uygun olmayan şeyleri bile kabul edilebilir hale getirmeye çabalıyor.

İnsanlara sanal bir mutluluk, gerçek dışı bir umut aşılayan, para, güç, itibar, şöhret vaat eden medya eğlenceli birkaç saat geçirmeleri için insanları televizyon başına kilitlemeye çalışıyor. Ve bunda çok başarılı oluyorlar. Televizyon izleme oranlarına bakıldığında millet olarak ilk üçteyiz.

Gençler, bir markayı, kendilerini ifade etme aracı olarak görmeye ve o markanın reklâm sloganlarını hayat felsefesi olarak benimseyebiliyor. Dar gelirli bir ailenin çocuğu da modaya uyum sağlamak için çabalıyor. Sonra dayatılan “pop modern” kültürün etkisi ile ailesinden uzaklaşıp benimsediği modanın, müzik grubunun, arkadaş çevresinin, davranış biçiminin izinden gitmeyi yadırgamıyor. Etiketler toplumu olduk. Kendimiz olmak yetmiyor artık. Bu da önce bireysel kopuşlara daha sonraki aşamada ise toplumsal kopuşlara zemin hazırlıyor.

İnançlarımızın ve kültürümüzün gereklerini uygulama konusunda bir boşluk var. Bu boşluğu dolduracak olan ise kültür, inanç, vatan ve millet bağlarının güçlendirildiği iyi bir eğitimle gelecek nesillere aktarmaktan geçiyor.

Zenginin yoksulu gözettiği, komşusu açken tok yatmama bilincinin olduğu, insanların birbirine güvendiği devirler geçmiş gibi görünse de toplumumuzda hala bu bilinç vardır ve bir an önce harekete geçirilmelidir. Bunu yaparken medyanın, sivil toplum örgütlerinin, hükümetlerin ve eğitim camiasının üzerine çok büyük görev düşmektedir. ‘’Anlık’’ değil ‘’anılık’’ yaşamayı becerebilmeliyiz.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Çamurdan kale... - Sayı 97
Boya sandığı... - Sayı 96
Öğretmenin anı defterinde... - Sayı 91
Türk milleti darbeyi ezmi... - Sayı 90
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15878751
 Bugün : 3472
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 668854
 Bugün : 267
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 243
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim