Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     978 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Cılga
Fatma Pekşen

  Sayı: 112 -

Şu yemek uzmanlarının zorlama buluşlarıyla ortaya çıkan kaya pasta, kütük pasta, papatya pasta gibi yeniyetme icatlar var ya; tam da onları hatırlıyorum üst üste yığılmış gibi duran taşları görünce.

Hangi usta el bunları böyle sırasınca dizdi, hangi kremacı süsledi bu muazzam görünümlü pastayı diye akıl erdirmeye çalışıyor, sonra da onun kim olduğunu hatırlıyorum.

Her zaman geçerim bu yollardan. Her seferinde severek, ilk defa görüyormuş gibi, açlıkla izlerim dışarıyı.

İşte bu seferde de aynısı oluyor, gözlerim hiçbir teferruatı kaçırmamak istercesine tetkike başlıyor. Dünle bugün birbiriyle harmanlanıyor. Zihnim karışıyor, havsalam allak bullak oluyor; kendi kendimle konuşuyor oluyorum birden. Düşünüyorum, mırıl mırıl söyleniyorum, dilime türküler duruyor.

Göz denen mucize organımın önüne o kadar çok nesne sıralanıyor ki, hangisini hangi sırayla süzeceğimi kestiremiyorum.

Günün, mevsimin, saatin özelliğine göre değişiyor yol manzaraları. Bu şaşmaz takvime göre parlıyor taşlar, çakıllar. Sadece bu yoldakiler mi? Hayır cümle yollardaki taşlar da aynı vaziyette oluyor. An be an ayrı cilâya bürünüyorlar. Sedasız akan, soluğu kesilmiş çayların kenarlarındaki akça pakça taşlar, köy kadınlarının güçlü tokaçları altından çıkmış yün parçaları gibi ışıldıyorlar.

Hangi uğru tırmandı şu tepeye doğru, hangi yiğidin eline avucunu teslim etti üç beş parça giysisini bohçalamış kaçak gelin, diyorum. Kaç kere kazındı, kaç kere silindi tilkilerin, çakalların, kurtların ayak izleri tahmin bile yürütemem, diyorum.

İçimden söylenmeye devam ediyorum. Ses olarak çıkmasa da kelimeler ardı ardına diziliyor yüreğime.

Çalılar bürümüş, yıllardır tıraş yüzü görmemiş hırpani gibi saçak bağlamış, bir zamanların sahipli bağları “kapıları kitlemişler gel hele” diyen Davudî sesi duymuşlar mıdır bilemem, diyorum.

Bir yol işçisi, şu kayanın üstünde mi yazmıştır genç karısına mektubu, nişanlısından gelen kahırlı nâmeyi tam da burada mı okumuştur genç mühendis, diye düşünüyorum.

Yollar kurulalı, taşlar kırılalı, hizalar, yazılar birbiri ardına dizileli nicedir de, koca gövdeli bir karaağaç, niye not düşmemiştir çıtırık düşmüş kabuklarının arasına diye meraka düşüyorum.

Yanının üstüne yatmış çitler, yüz üstü kapaklanmış bağ kapıları, ince hastalık görmüş taze gibi erimiş, orasında burasında halen kurum izleri bulunan kerpiç bacalar, halaya durmuş yiğitler gibi sıralanmış kavaklar, kendi dillerince hüzün türküleri söylemişler midir, diyor; işin aslını bir türlü çözemiyorum.

Hangi düğünlere ev sahipliği yapmıştır şu harman yeri, kaç yılın karını buzunu silkmiştir şu viran damlar, ne zaman toprağı gözler olmuştur ahşap elektrik direkleri anlayamıyorum. İnsanın, hani şu su sayaçları, benzin, motorin sayaçları, elektrik sayaçları gibi yolların da bir sayacı olsaymış ya diyesi geliyor.

Kaç tahta bavul omuzlardan indirilmiş, kaç güneş yanığı çehreli, eli kınalı mahcup genç şu köyün dönemecinden dualarla, göz pınarlarındaki incilerle uğurlanmıştır tahmin bile edemiyorum.

Ya şu zamanın çarkına yenik düşmüş, omuzu çökük yaşlılar gibi duran, ak taşların birbiriyle halleştiği mezarlık! Kim bilir kaç genç gelinin omuzlarda getirilmesine şahit olmuş, gurbetteki babasına hasret çeken kaç gözü açık bebeğin ebedî uykusuna gömülmesine şahadet etmiştir sayamıyorum.

Yar başlarına tutunan yaban eriklerinin, dağ incirlerinin, alıçların hangilerini birbiri ile akraba kılmıştır gagası hamarat bir kuş? Hangilerini adı bilinmedik tarlalara, ağaçlıklara savurmuştur gurbete düşmüş genç kız gibi, fikir yürütemiyorum.

Bugün tabağıma misafir olan köftenin kaçıncı kuşaktan anneannesi şu yıkık dökük davar barınağında gecelemiş, kuytu bir köşeye çeşme açıp lüle oturtan kaç çoban, kaç kara koyunun doğum iniltilerine şahitlik etmiştir bilemiyorum.

“Arayın ayağınıza gelsin” rahatlığının henüz dünyayı teşrif etmediği zamanların esas oğlanlarından olan çerçilerin kaçı, çarıklarını şu kıvrım büklüm cılgalarda eskitmiştir sayamıyorum.

“Saçbağını suya düşüren” gelin, şu azgın köpüklerin üstünden mi geçmiştir; gelini götüren alay, artık kullanılmayan şu köprüde mi suyun ebedî konuğu olmuştur çözemiyorum.

Sorular soruları, meraklar merakları kovalıyor. Elbette manzaralarla, renkler de bu kovalamacaya şahit oluyor.

Bence, dünya gailesinin curcunası içinde geçen çalkantılı hayatların belki de en sakin anlarıdır yollarda geçen zamanlar. Tren, uçak, otobüs, otomobil… Hangi vasıtaya binmiş olursanız olun, isterseniz de yayan gidin. Yollar arşınlarken kelimeler dizilir dillere, hüzün türküleri durur yüreklere. Görünmez bir el derinden yırtar bağırları. Varılmamış menziller, avuç içlerine teslim edilememiş ince bileklerin garipliği gelir akıllara.

Soran olmaz biliyorum da, hani ola ki gün olur vakit çatar da birisi “kelimeler sizde en çok ne zaman kanatlanmaya başlıyor?” diye bir sual yöneltecek olursa, çarçabuk “yolda” diye cevap vereceğim.

Çünkü bu satırlar da bir yol macerası esnasında vücut buldu…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Dağlara çen düşende... - Sayı 126
Mustafa... - Sayı 123
Pehlivan dayının elmaları... - Sayı 120
Armudun Son Çiçeği... - Sayı 115
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Bugün 18.11.2025Konu nedir? ...

 Deprem kuşağında yer alan ülkemizde: çok katlı yapılar yerine, tek katlı bahçeli evlerde yaşamak asl... yusuf

 Muazzam bir çalışma olmuş,tebrik ediyorum.... Ahmet Durmuş

 yukarıdaki hikayeyi ve eklemeleri yazan kişi biraz zorlamayla günün modasına uymuş işi dış güçlere a... HALİL KÖSE

 test"... test


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Hakkın hâdimleri ve bâtılın vekâlet sava
Ehl-i gönül
Nesl-i muazzez
Nereye kadar?
Gazze, ümmetin imtihanıdır
Gelecek sayı (127) konusu


Ali Erdal - Nereye kadar?
Kadir Bayrak - Mukaddes beldelere-2
Ekrem Yılmaz - Korkaklar
Ekrem Yılmaz - Nerdeyiz
Fatma Pekşen - Dağlara çen düşende
Dergi Editörü - Ben kazandım, biz ka...
Site Editörü - Vekâlet savaşları
Necip Fazıl - Yahudi (Terkip ve Te...
Necdet Uçak - Annem var güzel anne...
Necdet Uçak - Bu vatan bizim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (127) k...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gazze ateşkes görüşm...
M. Nihat Malkoç - Gördüm seni, gördüm ...
M. Nihat Malkoç - Gazze, ümmetin imtih...
Zaimoğlu - Gündüz, geceye muhta...
Zaimoğlu - Sağlam kulp
Halis Arlıoğlu - Hâramiler
Halis Arlıoğlu - Meçhule hitap
Ahmet Değirmenci - Geri verin
Ahmet Değirmenci - Kurban
Ahmet Değirmenci - İki ara bir dere
Büşra Duru - İslâmın meşalesi ile...
Remzi Kokargül - Malatya suskun, durg...
Murat Yaramaz - Şüphe
Murat Yaramaz - Amnezi
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Duruldum
Mahmut Topbaşlı - Cemre sancıları
Cahit Ay - Kimdendir
Cahit Ay - Ondördünde
Cahit Ay - Sana geliyor
Rıdvan Yıldız - Kaş ve bulut
Vahid Aslan - Adam olmaq derdi
Vahid Aslan - Günəbaxanlar
Emine Öztürk - Yolun sonu
Osman Akçay - Büyük camgözlerle yü...
Mustafa Makas - Vesâyet savaşları
Yaşar Akyay - Hakkın hâdimleri ve ...
İbrahim Durmaz - Kızılelma
Mehmet Emin Armağan - Nesl-i muazzez
Mehmet Emin Armağan - Ehl-i gönül
Mustafa Kozlu - Mutluluk
Uğur Utkan - Hz. Ebubekir Sıddık
Kemal Çerçibaşı - Bir yıldırım çarptı ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16312355
 Bugün : 119
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 693726
 Bugün : 9
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 233
 126. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim