Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 32 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     193 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hususilik
Kürsü Kainatın Efendisi

  Sayı: 113 -

(Hususilik bahsi devam ediyor)

Hadîs meâli:

–Benden evvel gelenler hep kiliselerde ibadet ederlerdi.

Hadîs meâli:

–Benden evvelki nebîlerden hiçbiri kendi mihrabına varmadıkça ibadet etmezdi.

Böylece ibadet sahası olarak bütün dünyayı kuşatmanın kıymeti kendi kendisine anlaşılır.

Allah Resulüne verilen Kur’ân mucizesinin en büyük hususiyeti, her an önümüzde ve zaman-mekân boyunca bakî olmasındadır. Öbür peygamberlere ait mucizelerse hep gelmiş geçmiş ve yalnız haberi kalmış şeylerdir. Allah Resulünün mucizesi, böylece, keyfiyette en üstün olmakla kalmaz, kemiyette de her peygamberin mucizesini aşar.

Kaadi Ayyad:

–Kur’ân hem keyfiyet hem kemiyette en büyük mucizedir. Kur’ân’da en kısa sûre “Kevser” veya ona denk bir âyettir. Kur’ân’da 77 bin kelime bulunduğuna ve “Kevser” sûresi 10 kelime olduğuna göre, Kur’ân’ın, 7700 vâhid üzerinde temsil ettiği mucizeleri kemmiyet mikyasiyle de ifade etmiş oluruz. Zira Allahın, “tek sûresine misil getirilemez!” diye meydan okuyu-şuna kıyas unsuru teşkil eden en kısa sûre 10 kelimeliktir. Ayrıca Kur’ân, her kelimesiyle mucizedir. Kur’ân’da mucize, hem belâgat hem nazım yolundan iki şube olduğuna göre kemmiyet ölçüsünü çifte hesap etmek de yerinde olur.

Allah Resulünün faziletlerinden en önde gelen sıfat, Nebî ve Resuller zincirinin son, toplayıcı ve tamamlayıcı halkası olmalarıdır.

Buharî ve Müslim yoluyla gelen hadîs meâli:

–Bir insan düşünün ki, bir ev bina edip her tarafını güzel yapmış, fakat son taşını eksik bırakmış ve yerine koymamıştır. Halk da o evi gezip beğenmişler, fakat o son taşın eksikliğini görüp teaccüp etmişler ve “ne olurdu şu taş da yerine oturtulmuş olsaydı” diye düşünmüşlerdir. İşte ben o son taşın ta kendisiyim, toplayıcı ve tamamlayıcısıyım. Benden sonra nebî ve resul gelmez!

Bu haberdeki tahakkuk mucizesi yeter.

Allah Resulünün faziletleri arasında, şeriatlerinin kıyamete kadar muteber olduğu, bütün öbür şeriatleri neshedici, kaldırıcı mahiyette bulunduğu kendi kendine ortaya çıkmaktadır.

Biri de insanlara olduğu kadar cinlere de meb’us bulunmaları… Bu hususta birçok Kur’ân hükmü vardır. Bir içtihada göre melekler de aynı dairenin içindedir; risaletleri onlara da şamildir. Âlemlere rahmet olarak gönderilmeleri de hususiyetleri arasın-da…

Âyet meâli:

–Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik!

Âlemin Fahrine has bir hususiyet de, Allahın Kur’ân’da, Resulüne öz ismiyle hitap etmediği ve yalnız sıfatlarıyla seslendiğidir. Meselâ öbür peygamberlere “yâ Âdem, yâ Nuh, yâ Zekeriyya, yâ Yahya, yâ Musa, yâ İsa!” gibi öz isimleriyle hitap edilmişken, peygamberimize böyle bir hitap mevcut değildir.

(Son derece nazik bir hayâ meselesi olan bu ince noktayı görmeyen bazı tefsirciler, Kur’ân’da bulunmadığı halde hitap ve nida sigasiyle Allah Resulünün hâs isimlerini geçirmek gibi bir gaflete düşmüşlerdir.)

Bu bakımdan, Allah Resulüne hâs isimleriyle “yâ M…..” şeklinde hitap etmek yasaktır. Ancak “ey, Allahın Resulü” tarzın-da hitap edilebilir. Allahın, bizzat misal verdiği bu nokta, muazzam bir saygı icabıdır.

Âyet meâli:

–Birbirinize ettiğiniz gibi, Allah Resulüne ismiyle nida etmeyin!

Yine bir âyet emriyle, Allah Resulüne hitap edenlerin, seslerini sert ve yüksek tutmamaları gerekiyordu. Bu âyet nazil olduktan sonra Hazret-i Ebu Bekr, Allahın Resulüne, mahrem bir şey söylercesine fısıltıyla söz söylemeye başlamış, Hazret-i Ömer de, ne söylediği, ancak birkaç kere sorulması neticesinde anlaşılabilecek şekilde konuşmaya koyulmuştur.

Kays Bin Sabit –ki, dik sesli ve kulağı az işitir bir zattı – bu âyet indikten sonra Allah Resulünün yanından uzaklaştı ve gö-rünmez oldu. Allahın Resulün onu buldurttular ve huzurlarına davet edip uzaklaşmasının sebebini sordular. Sabit, şu cevabı verdi:

–Ey, Allahın Resulü, sana âyet nazil oldu! Bense dik sesli bir insanım ve ağzımdan sert bir ton çıkar da amelimi iptal eder diye korkarım!

Allahın Resulü, Sabit’i teselli edip buyurdular:

–Yâ Sabit! Sen onlardan değilsin! Senin işin ve niyetin hayırdır. Sen hayr ile yaşar ve ölürsün. Sen cennet ehlindensin!

Enes Bin Malik:

-Allah Resulünün bu sözlerinden sonra Sabit’e baktıkça onu bir cennet örneği görmeye başladık. Sonradan Yemame’de, Müseyleme'ye karşı cenk olurken bir aralık Müslümanların safına dağınıklık ve bozgun hali düşünce Sabit ileriye atıldı ve kâfirlerle boğuşmaya başladı. Bu atılış neticesinde de şehit oldu. Allah Resulünün cennet müjdesindeki mânâyı o vakit anladık.

Allahın Resulüne, evlerinin dışından, çıkmalarını beklemeden nidâ etmek de yasaklar arasındadır. Bu türlü edep hatalarını işleyenler hakkında, Kur’ân, “akıl etmeyenler” tabirini kullanmıştır. Böyle bir hareketin, Allah Resulüne gösterilmesi gereken büyük saygıyı zedelediği ve bunun ne türlü bir duygusuzluk olduğu, tespit ihtiyacından bile vârestedir.

Kendilerine mahsus hususiyetlerinden:

Allahın Sevgilisi olmak derecesi… Aşk ve hikmet sırrının merkezi olmaları…

Risaletlerine, hayatlarına ve şehirlerine Allah tarafından yemin edilmiş olması…

Kendilerine, meleklerden İsrâfil’in nüzul etmesi… İsrâfil, ondan evvel hiçbir peygambere nüzûl etmemiştir.

İmam-ı Taberanî vasıtasıyla İbn-i Ömer:

-Allah Resulünün kul peygamber olmakla sultan peygamber olmak arasında hür bırakıldığı haberini İsrâfil getirdi. Ve Alla-hın Resulü, kul peygamber olmayı tercih buyurdular.

Yine hususiyetler serisinden:

Kâinatın Efendisi, bütün insanoğullarının seyyidi, başı, en soylusu ve en üstünüdür.

Hadîs meâli:

-Ben kıyamette insanoğullarının efendisiyim!

Ebu Hureyre Hazretlerinden nakledilen bu hadîs Ebu Said’den şöyle nakledilmiştir: (Devam edecek)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Hususilik... - Sayı 114
Hususilik... - Sayı 113
Hususilik... - Sayı 112
Hususilik... - Sayı 111
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayı konusu (115):
Türk mimarîsi
Merkezi (cami) kaybettiğimiz için şahsiyetimizi kaybettik; şahsiyetimizi kaybettiğimiz için evimizi kaybettik, evimizi kaybettiğimiz için de şehrimizi kaybettik.

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize emeğinize sağlık, musikimizin geçirdiği evreleri iyi analiz etmişsiniz.... Ahmet Güney

 Elinize emeğinize sağlık, musikimizin geçirdiği evreleri iyi analiz etmişsiniz.... Ahmet Güney

 Elinize emeğinize sağlık, musikimizin geçirdiği evreleri iyi analiz etmişsiniz.... Ahmet Güney

 Derginizi sürekli takip ediyor, yayınlanan yazılarınızı okuyorum. Herkesin tek tek emeklerine, kalem... Merve

 Kaleminize sağlık hocam çok güzel olmuş her zaman ki gibi :) ... Yasemin


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Sen Varsın
Uyan
Musikide Asalet
Su
Biz Kimiz?
Biz Kimiz?
Musikide Asalet
“QARANLIĞI” YAZANIN GECƏSİ...
Devletin Yapmadığını, Yapamadığını


Ali Erdal - Devletin Yapmadığını...
Kadir Bayrak - Türk Kimliği
Sinan Ayhan - Oluşmuş ve Oluşmamış...
Sinan Ayhan - Kalem, O Kalemdir
Necip Fazıl Kısakürek - Kıraat Kitabı
Necip Fazıl Kısakürek - Mecmua Yağmuru
Bedran Yoldaş - Hatıra Defteri
Ekrem Yılmaz - Türk Kimliği
Ekrem Yılmaz - Lisan-ı Hâl
Dergi Editörü - Fikrin Değerini Bile...
Site Editörü - Yaz Dostum
Mehmet Hasret - Yaşayan Yemek
Necdet Uçak - Şifa ve Vefa Arama
Necdet Uçak - Sıla Özlemi
Necdet Uçak - Geçer
Altan Atan - Yakarsa Dünyayı...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Çıkış Beyannamemiz
M. Nihat Malkoç - Günümüzde Dergicilik...
Nihat Kaçoğlu - Anneannemin Saçları
Mehmet Balcı - Ecel (Ölüm) Gelmeden
Mehmet Balcı - Yüzlerine
Ahmet Çelebi - Yollar
Halis Arlıoğlu - Musikide Asalet
Halis Arlıoğlu - Sen Varsın
Osman Akyol - Pınar Başı
Kürsü Kainatın Efendisi - Hususilik
Murat Yaramaz - Sükût
Murat Yaramaz - Sülük
Mahmut Topbaşlı - Muradım
Eyyub MEMMEDOV - DƏRD İÇİNDƏ...
Mertali Mermer - Yalnızlığın Yakınlığ...
Cemal Karsavan - Açtılar Martılar Uçt...
İlkay Coşkun - Fikir Alıp Fikir Sat...
Turgut Yıldızan - Kültür Savaşçılarımı...
Vildan Poyraz Coşkun - Gölge Etme Başka İhs...
Tuba Kanlıkama - Biz Kimiz?
Özkan Aydoğan - Su
Rıdvan Yıldız - Yıldızlarla Aramda
İlknur Eskioğlu - Allah (C.C.) Her Zam...
Aykutalp Balkan - Ölülerin Bulunmaz Se...
Heybet Akdoğan - Siyara
Selahaddin Yıldız - Bozkır
Yusuf Çelikler - Ahuzar-ı Yusuf
Deniz Sarıtop - Uyan
Habil Yaşar - “QARANLIĞI” YAZANIN ...
Halit Yıldırım - Dergicilik Zor İş Ve...
Ziya Dilsuz - İNSAN TƏK OLAND...
Emel Akçay - Usul Usul
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 10933947
 Bugün : 1688
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 564840
 Bugün : 25
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 121
 114. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 12
Son Güncellenme: 11 Kasım 2022
Künye | Abonelik | İletişim