Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     5016 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Toku?ma
Fatma Pekşen

  Sayı: 56 - Nisan / Haziran 2007

Yarıdan çoğu duru su olan üç "Arslan sütü", sisler gerisinden mavili morlu heybetiyle, biraz da hiddetlice duran Delidağ’ın zirvesini objektife alır vaziyette "Bayramın şerefine" nidasıyla tokuştu. O, boz bulanık mayi, biri çalı süpürgesi gibi, diğeri üstü kızarmamış kol böreği gibi, diğeri terleyip duran bakır kırmızısı bir et parçası olan üç bıyıkla buluştu, tellerin bir kaçını da ıslatarak gırtlaklara doğru yaka yaka indi. Çalı süpürgesinin altındaki anason kokulu oyuğa, çatala takılı, kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz bir dilim peynir, kızarmamış kol böreğinin altındaki yer yer çürüklerle dolu deliğe, iri iki parmağın ucunda sucuk parçası girdi. Sabah saati çayırları gibi çiğ tanelerini barındıran –büyük ihtimalle köse olan– kırmızı derinin altına da bir adet fındık içi, hedefini bulmuş futbol topu hızlılığında dalış yaptı. Günlerdir, fırça-macun yüzü görmemiş rengi belirsiz dişler, arpasını öğüten atın iştahıyla takırdayadursun, kirpik dipleri kızarmış, aklarına kan yürümüş, bulunduğu haneyi terke çalışan, lokma gibi kubbeler mânâsızca orayı burayı tarıyor, işlerine gelen yerlerde beyinlerinin deklanşörüne basıp hafızalarına nakşediyorlardı.
Koca şişeyi yarılarken iki kez hacet gideren kafadarlardan biri, her zaman ceberrut görüp, yanına yanaşmadıkları, köyün pek de aklı üstünde olmayan kara kuru kocakarısına, "Ulan ne gözler var bunda!.. Gençliğimde neredeydin sen?.. Bekâr olsam seni alırdım... Şundaki endama bakın, Karaman koyunu gibi mübarek, kuyruğa bak, salınmaya bak." diye methiye dizerken, bir diğeri, kupkuru, hem de tek dal ağacı olmayan Öğlekayası’na doğru elindeki "Can ilâcı"nı uzatıp, "Manzaraya bak be!.. Burası dururken, Marmaralara, Egelere, Akdenizlere gidilir mi?" diye güzellemede bulunuyor, üçüncüsü sofrayı ziyarete gelen, siğilli sırtıyla yeşil yeşil hoplayan kurbağaya "Kuğu gölü balesi" yapan balerin bacakları yakıştırması yapıp kendinden geçiyordu.
Az ötedeki Bokludere’nin rengine benzeyen üç bulanık bakış, sık sık önlerindeki su dolu çukura çevriliyor, başında beyazlı grili yaldızlarla harelenen, yeşil atlastan bir hotoz örtülü olan ördeğin, sudaki yüzüşüne sabitleniyordu.
Çalı süpürgesi bıyıkların altındaki morumsu kırmızı iri dudaklar ayrıldı, "Bunu da, bugün halledelim" sedası yayıldı. Kırağı dökmüş bakır rengi derinin altından, "Yavruları amma güzeldi ha!.. Tadı damağımda hâlâ" diye şapırtılı, cevabî bir ses yükselirken, kızarmamış kol böreğinin altındaki, ince, çizgi halindeki dudak ise, sağ elinin beş parmağını büzüp, ağzına değdirerek, hiç ses çıkarmadan "Harika" işaretiyle cevap veriyordu.
Ördeğin, İskandinav ülkelerinden tatil için gelip, kızgın Akdeniz güneşinde, sıcak deniz görüp gevşeyen cilveli bir turist kızdan farkı yoktu. Turuncu gagasını suya daldırıp çıkarıyor, kanat çırpıyor, halkaları yara yara kıyıya kadar geliyor, göz süzüp gerdan kıran konsomatris gibi dumanlı kafalara doğru davetkâr pozlar sergiliyor, "Gelin beraber yüzelim" mesajı vermeye çalışıyordu.

* * *

Çalıştıkları şantiyeye çok yakın olan bu yer, bahar aylarında yatağına sığmayan derenin, bir müddet ev sahipliğini yaptığı, inşaatlara, şantiyelere kum lâzım olduğunda baş vurulan bir mevkiiydi.
Kum çıkarılan yerlerdeki oyuklara, yağmur, sel sularının dolmasıyla oluşan minik göllere bulunmaz bir nimet gibi koşan ördekler, canlı bir hava katıyor, neşelendiriyorlardı.
Yakındaki köyün mü, şantiyedeki çalışanların besledikleri mi olduğu belli olmayan ördekler, bazan grup halinde gölcüklere geliyor, pikniğe gitmiş tazeler gibi bağrışa çığrışa eğleniyor, cilvelenip kalçalarını ata ata, kırıta kırıta uzaklaşıyorlardı.

***

Nazlı nazlı yüzerken, arada bir dönüp adamlara bakan hayvan bir noktaya gelince durdu. "Gelin beni yakalayın" dercesine beklerken, gözlerinde tuhaf bir parıltı yandı söndü. Ortada ördek, etrafında, buğulu bardaklarına yağlı yağlı eşlik edecek bud kızartması hayaliyle dolu olan üç adam, aynı anda halkanın en dar yerinde suya doğru, tokuşarak hamle yaptılar.
Çırpınmalar, kanat şakırtıları, sesler, sudaki binlerce damlacığa eşlik ediyor, Delidağ kızgın kızgın bakıyordu, lök gibi kurulduğu sisler gerisinden.

***

Hayvanın diz boyunu geçmeyen suda, kepçelerin yeni oyduğu, en ortada bulunan, kuyu derinliğindeki çukuru hesaplayıp, adamları oraya nasıl çektiğine sadece Delidağ şahit oluyor, yüzme bilmeyip, arka arkaya dibi boylayan üç kişinin mat oluşuna acımıyor, ufku saran nar çiçeği bulutların da desteğini alarak ana ördeğe hak veriyordu.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : ender bellur    27.06.2007
Yorum : içkinin etkileri alkol oranına göre mi, kişilerin sosyoekonomik konumlarına göre mi kendini daha fazla gösteriyor? içsel ihtiyaçların ve doyumsuzlukların ortaya çıkarılması için mi insanlar alkol almaktalar acaba? bu ilkel güdüleri bastırabilmek amacıyla alkol mu almamalıyız veya bunları ortaya çıkarıp yenebilecek gücü bulabilmek için kendimizde tetiklemeli miyiz idimizi??? ve bu konuda yorum yapabilmek için illede içmemek veya içmek mi gerekiyor??? ve her nedense niçin hiç kimse çağcıl veya cahil bir alkolik kadını betimleyemiyor bu kadar kolayca... kadınlar mı çok karmaşık çözebilmek için, erkekler mi çok basitler???





 
Mustafa... - Sayı 123
Pehlivan dayının elmaları... - Sayı 120
Armudun Son Çiçeği... - Sayı 115
Cılga... - Sayı 112
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15887030
 Bugün : 5173
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 669034
 Bugün : 54
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim