Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     801 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Şiirimde Necip Fazıl etkileri
Ahmet Mahir Pekşen

  Sayı: 120 -

1970’li yılların sonu. İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde okuyorum. Kaldığım yer, Sivas Talebe Yurdu. İstanbul Üniversitesine en yakın yurtlardan biri. Kardeşin kardeşi vurduğu yıllarda üniversiteye yakın böyle bir yurtta kalmak, öğrenci olaylarının da içine düşmektir bir anlamda.

Şair Necip Fazıl’ın da Vezneciler’de bir mekânı var. Şiir yazmaya yeni başlamışım. Arkadaşlardan ismini duyuyorum. Bir ustaya, bir üstada ihtiyacım var ama bir türlü nasip olmuyor üstatla tanışmak.

Okulu bitirip, memleketime, Divriği’ye dönüyorum.

Ramazan ayındayız, çarşıya gitmem gerekiyor. İlçenin 3 metrekarelik küçük bir mekânına sığmaya çalışan tek gazetecisinin camekânında Tercüman Gazetesi’nin asılı olduğunu görüyorum. Ve ilk sayfanın en başında üstattan bir beyit ile:

Güzel Allah’ım senden, ne gelecekse gelsin.

Sen ki; rahmetinle de kahrınla da güzelsin.

Bu beyit etkiliyor beni. Gazeteyi bu iki satır hatırına alıyorum.

Birkaç gün sonra yine aynı gazetenin ilk sayfasının en başında bir beyit daha;

Ölüm, güzel şey, budur perde ardından haber.

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?

Yine alıyorum gazeteyi ve beyiti ezberliyorum. Beyitlerden çok etkileniyorum. Etkilenmem de çok normal. Çünkü bence insan okuduğu kitapların özetleriyle fikir dünyasına yön verir.

Sonra artık hep Necip Fazıl okuyorum. Masamın üstünde bulunan Akif’in Safahat’ına arkadaş geliyor; ÇİLE.

Bu arada şiirlerime de yeni arkadaşlar ekleniyor. Okuyanlar ısrarla Necip Fazıl’ın etkisinden bahsediyor…

80’li yılların sonlarında, Türkiye Gazetesi’nde bine yakın beyitim “NÜKTE” başlığı altında yayımlanıyor. Okuyucunun ortak görüşü ise Necip Fazıl etkisi.

Evet etki var… İntihal kesinlikle yok. Çalıntı asla.

Ve yıllar sonra şiirin nasıl çalındığını internet öğretiyor âleme.

İsim büyük; Necip Fazıl KISAKÜREK.

Bu isim adına düzenlenen ödül törenine katılacak devlet erkânı üst değil, en üst düzey…  Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan ve Sayın Bakanlar… Elbette büyük bir halk kitlesi.

Düzenleyen ise Star Gazetesi.

Necip Fazıl üstadın, Sancaktepe Belediye Başkanlığı’nın logosunu taşıyan dev resminin altında, benim yıllar önce yazdığım ve Türkiye Gazetesinin bir milyon tirajlı günlerinde yayınlanan bir beyti iliştirilmiş.

Ve altına bir neslin fikir dünyasına imzasını atmış büyük fikir adamının, Necip Fazıl’ın ismi yazılmış.

Başına gözüne vurularak, imlâ kuralları göz ardı edilerek aslından bir hayli uzaklaştırılmış beyit şu;

“Gençliğime güvenip de vakit çok erken derken,

Bir bakmışsın elveda bile diyememişsin giderken!” Necip Fazıl.

Türkiye Gazetesi’nde yazıldığı şekliyle doğrusu ise şöyle:

Gençliğine güvenip vakit çok erken derken,

Belki elveda bile diyemezsin giderken.

Ahmet Mahir PEKŞEN

Koskoca bir ulusal gazetenin ve anlı şanlı bir belediyenin asla yapmaması gereken bir hata…

Hoş görülü bir adam olduğumu söylerler. Ben de kendimi öyle tarif edebilirim ama ortada böylesine galiz bir hata varsa, en azından tekerrürünü önlemek gerekir. Tabii biraz da öfkem kabararak... Üstat olsa kahrolurdu sanıyorum. Bunun için “Öfke ve Hiciv” kitabında olduğu gibi, neler yazardı kim bilir?

Bu hatayı yapanların üstadı okuduğunu düşünmüyorum. Bir beyit, vezin ve mânâ yapısı bakımından böylesine tartaklanamaz. İmlâ bu kadar göz ardı edilemez.

Ne diyeyim! Yazarlığım iflas etmiş durumda. Kelimeler elimden tutmuyor, dilime yanaşmıyor. Utanç hissinin doğurduğu kırmızılık oturmuş yüzüme. Üzgünüm! Hem de çok… Üstat ve kendi adıma…

Bu cümleden mülhem, işi ehline vermenin gerektiğini bir kere daha bütün ciddiyetiyle görüyorum. O toplantıya katılan Sayın Cumhurbaşkanımız eminim ki, üstadın en az elli beytini ezbere okuyacak şiir dağarcığına sahiptir. Bu poster onun nazarına birkaç saniyecik takılsaydı, bu yanlışlığı eminim ki fark ederdi.

Erbabı fark ediyor tabii. Örnek vereyim; toplantıya katılanlardan biri Necip Fazıl’ı Türkiye ölçeğinde en iyi anlayanlardan, otorite bir isim olan Bahçelievler’in önceki Belediye Başkanlarından Sayın Muzaffer DOĞAN Bey’dir. Telefon görüşmemizde, “Ben posteri görür görmez, bu dizelerin Necip Fazıl’a ait olmadığını fark ettim” dedi.

Günümüz başvuru kaynaklarından Google, aradığımız bilgileri anında bulmamızda yararlı olabilir ama fikir dünyamıza verdiği zararlarla da anılacak bir arama motorudur. Çünkü bu arama motorunda yalnızca benim onlarca beyitimi Üstat Necip Fazıl, Mehmet Akif ERSOY ismiyle görüyor ve şaşırıyorum.

Tuhafınıza gideceğini biliyorum ama söylemeden de edemeyeceğim. Gene birçok beytimin de Bişri Hafi, Beyazıt Bestami ve hattâ İmam Gazali imzasıyla yayımlandığını okuyorum. Acemi şairlerce tırtıklanıp kendi şiirlerine katık edilen bazı mısralarımı saymıyorum bile. Bu Google tarlasındaki ayrık otları, yüzlerce insanın araştırmasıyla bile düzelecek gibi görünmüyor.

Başka bir gün, arabamın radyosu açık. Sırayla şarkılar türküler icra ediliyor, sıradaki sanatçı ise Ebru GÜNDEŞ. Kulaklarıma gelen şarkı sözü bana hiç yabancı değil.

“Ölümsüz aşklar var da ölmeyen âşık var mı?

Güvenme gençliğine ölen hep ihtiyar mı?”

Kitaplarımda, gazetelerde ve takvim yapraklarında yazılı şekliyle imzamı taşıyan şekliyle ise şöyle;

“Bugünü düşünürüm, dün geçti yarın var mı?

Gençliğe de güvenmem, ölen hep ihtiyar mı?”

İnternetten bakabilirsiniz, bana ait olan bu beyitin altında; Mehmet Akif ERSOY, Necip Fazıl KISAKÜREK, Ebu Turab Nakşebi, Bişr-i Hafi, Beyazıt Bestami.

Yukarıda bahsettiğim beyitim de zaten sahiplenme rekorları kırıyor. Artık mezar taşlarına yazılmaya başlanılan bu beyitim şöyle:

Gençliğine güvenip, vakit çok erken derken,

Belki elveda bile diyemezsin giderken.

Mısralarımın altında yine Necip Fazıl imzası o kadar çok ki, artık benim yazdığıma insanları inandırmak güç. Kardelen Dergisi’nin geçmiş sayılarının birinde İstanbul şiirimin altına yorum yazan bir okur, şairinin Necip Fazıl olduğunu söylemiş, yanlışlığın düzeltilmesini istemişti.

Bunun gibi örneklere o kadar çok rastlıyorum ki.

Gittiğim bir anahtarcının duvarında şatafatlı harflerle yazılı mısraları görünce bir an duygulanıyorum. Sonra da bu duygulardan daha ağır bir hüzün basıyor gönlümü.

“Batan günün ardından ağlamamız nafile,

Gitti sevdiklerimiz hep kafile kafile.”

Mısralarımın altında bir başka isim.

Sevinç ve hüzün yan yana. Binlerce beyit tohumu atmışım ve her biri farklı bir mekân ve zamanda filiz vermiş. Hepsini bir başka isim sahiplenmiş. Ya da sahiplendirilmiş.

Ey Müslüman bir ülkenin dindar insanları… Mısra çalmak suçtur. Bunun da hesabı vardır. Küçümsenemeyecek kadar önemli bir hesaptır bu. Fikir çilesi çeken insanların akıl ürünlerini aşırmaktır.

“Ey İstanbul İstanbul, senin iki yüzün var,

Bir yüzün gülüyorken, diğerinde hüzün var”

Diye başlayan İstanbul şiirimin altında, onlarca sitede Mehmet Akif’in ve Necip Fazıl’ın adı yazılı.

Daha vahimi, Hadis-i Şeriflerin âyet, âyetlerin Hadis-i Şerif gibi yazılması ise itikat dünyamızın altına konan bir dinamit gibime geliyor.

Sözüme ve yazıma üstadın manidar iki mısraı ile nokta koymak istiyorum;

Bu yolun sahtekârı yoktu, yeni türedi,

Çile kalktı bahçede ısırganlar üredi. (NFK) 26-Mart-2024


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Şiirimde Necip Fazıl etki... - Sayı 120
Kelebeğin Cesedi... - Sayı 117
Apartman Hayatı... - Sayı 115
Allah... - Sayı 112
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16796843
 Bugün : 1315
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 732615
 Bugün : 79
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 372
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim