Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1028 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ayağa kalk Sakarya
İlkay Coşkun

  Sayı: 120 -

"Ayağa Kalk Sakarya" Yazar Ahmet Sezgin'in Ekim 2023'te, Etüt Yayınları etiketiyle okurlarıyla buluşturduğu deneme türünde kitabı. Otuz deneme yazısının yer aldığı kitap, yüz kırk dört sayfa hacmindedir. Kitap ismi de olan "Ayağa Kalk Sakarya" Necip Fazıl'ın bildiğimiz şiiri özelinden, Türk-İslâm dâvâsına bakışı ve felsefeyi yansıtmaktadır. Başka bir ifadeyle eğitim, kültür, sanat, toplum ahlâkı, fert ve aile olmanın ehemmiyeti gibi birçok olgu, bazı kıymetli değerlerimiz üzerinden ele alınıp Türk-İslâm medeniyetimiz işlenmektedir.

Türk-İslâm medeniyet sanatına, felsefe ve değerlerine odaklanıldığını, daha da tahkimleştirmenin ve gürbüzleştirmenin yol ve yönteminin üzerinde durulduğunu söyleyebiliriz. Bu çerçevede Türk-İslâm merkezli toplumsal sözleşmenin yenilenerek, geliştirilerek gürbüzleşeceğine dair mülahazalar sunulmaktadır. Bunlarla birlikte kanayan yaralarımızdan biri olan eğitimdeki sıkıntılarımız, yaşadığımız depremler, on beş Temmuz, emperyalizmin Truva atları olan Fetö ve diğer terör örgütleri, ruh üşümesi yaşadığımız başka birçok konunun anlatımlara dâhil edildiğini görmekteyiz. Bu bağlamda deneme yazılarını daha çok fikir yazısı ve bir kısmını da biyografi türüne daha yakın bulduğumu söyleyebilirim. Anlatımlarda yer verilen Mehmet Akif, Necip Fazıl, Nurettin Topçu, Cemil Meriç, Sezai Karakoç, Rasim Özdenören gibi birçok değerimizi sıralayabiliriz. Bunlardan başka şuaradan, üdebadan ve fukahadan birçok isimle de karşılaşıyoruz.

Anlatımlarda en dikkatimi çeken birkaç hadiseyi kısaca buraya taşımak istiyorum izninizle. Bunlardan ilki, Şair Mutasavvıf Molla Camî'nin, “Suskunlar Meclisi ”ne dâhil oluşu meselidir. Bu ismi geçen meclis âdetâ sözün çiğnenmesine bir tepki olarak doğmuş bir susuş hareketi gibidir. “Söylememek sözün hasıdır” sözü gibi Yunusça bir felsefeyi de içinde barındırmaktadır. Toplam kırk üye ile sınırlı olan bu cemiyet, çok düşünme, az konuşma ve az yazmayı şiar edinmişlerdir. Bir gün üyelerinden biri Rahmana kavuşur. Ölenin yerine talip olan Molla Camî, ismini bir kâğıda yazarak sessiz bir şekilde Suskunlar Meclisi başkanına sunar. Bundan sonra, içi tamamen su ile dolu bardağı, ikram olarak Molla Camî'ye gönderirler. Molla Camî, kıvrak zekâsıyla bu su dolu bardaktan, -meclisin dolu olduğu- anlamını çarçabuk çıkarır. Ve oracıktan aldığı bir gül yaprağını suyun üzerine taşırmayacak şekilde koyarak tekraren iade eder. Gül yaprağının hikmetine ermek böyle bir mütevazilikle mümkündür ancak. Bu güzel hareket üzerine, meclis üyeleri güzel mânâlar çıkarırlar. Böylelikle hikmet ehli büyük âlim Molla Camî'yi meclislerine almaya karar verirler. Meclis notlarında yazan, 40 üye rakamının yanına bir sıfır koyarlar. Molla Camî ile birlikte 400 olduk mânâsında güzel bir karşılamadır bu. Molla Camî, benlik duygusunu öldürdüğünden olsa gerek, kâğıtta yazan 400’ün son sıfırını, 40’ın önüne alarak 040 rakamını not düşer. -Ben, kırkın önünde sıfırım- mânâsını taşıyan güzel bir tevazu örneği sergilemiş olur. Bu sessiz anlaşma, hikmet dolu karşılıklarla devam eder.

Diğer bir anlatımda, üstat Nurettin Topçu'nun, Sorbonne Üniversitesinde göstermiş olduğu üstün başarı üzerine, kendi isteğiyle üniversitenin giriş ve çıkışlarına yirmi dört saatliğine Türk bayrağını dalgalandırma isteğini uygulatmasıdır. Son olarak, askerimize remz olmuş Mehmetçik isminin ilk ne zaman kullanıldığını ve ne anlama geldiğine dair tafsilatlı bir yazıyı da kitapta bulabilirsiniz. Bu hadisenin ayrıntıları geniş çaplı olarak kitaptan okunabilir. Kitabın içeriğine fazla girerek sürprizleri kaçırmak ve merak duygusunu törpülemek istemiyorum.

Yazarın, konu çerçevesinde alıntıladığı birçok sözden bir kısmını buraya taşımak istiyorum izninizle; "İnsanlar, insanların içinde insana hasret yaşarlar" (Özdemir Asaf), "Müslüman çağın gözüyle İslâm'a bakmaz, İslâm'ın gözüyle çağa bakar" (Gül Yetiştiren Adam Rasim Özdenören), "Biz yerin altındakilerle beraber yaşarız" (Yahya Kemal'in, İstanbul'un nüfusunu soran Avrupalıya verdiği cevap), "İnsanlar hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağırdır" (İsmet Özel) Son olarak; “İslâm’ı öyle sağ ve diri/canlı yaşa ki seni öldürmeye gelen, sende dirilsin” (Mütefekkir Sezai Karakoç) Bir yerde bunlar gibi mânâlı güzel sözler aralara serpiştirilerek anlatım bir nevi tezyin edilmiştir.

Bu anlatımların başka bir boyutunda, amoral yaşam şekilleriyle yapılması gereken mücadeleler ve yol ve yöntemlere de değinilmektedir. Mankurtluk, Sebetayistlik, batı hayranlığı, kötü taklitçilik, yazarın ifadesiyle “Türkilizce” olarak nitelenen dilimizdeki yozlaşma, insan afekteleriyle mücadele, kimi muhteris kifayetsizler gibi birçok konu hakkında fikir beyanında bulunulmaktadır. Meselâ “Din, afyondur” deyip yogayla tatmin olmaya çalışanlara eleştirilerini sıralar yazar. Anlatımlarda ufak tefek bilgi kırıntılarıyla da okurun bilgi dağarcığı zenginleştirilmektedir. Meselâ kültürümüzde, teravih namazını hatimle kıldıracak kadar ilim sahibi olanlara “demir hafız” denmektedir (s. 28). “Halifelik Osmanlıda, Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır fethinden İstanbul’a döndüğü 25 Temmuz 1518 de başlamış ve halifeliğin igva edildiği 3 Mart 1924 tarihine kadar 405 yıl devam etmiştir”

Öz olarak, i'lâ-yi kelimetullah anlayışı perspektifinde ve duygusunca konular işlenmektedir. Nizam-ı âlem, Türkün kızıl elması daha geniş anlamda Türk-İslâm medeniyet olgusu başat konu olarak kendini hissettirmektedir. Üç yüz yıldan beri gerileyen, iki yüz yıldan beridir de batılılaşma sevdasıyla buhranı yaşamış insanımıza sunulan yerli, millî reçete bu olsa gerek. Manevî duyarlılığın önde olduğu bir anlayıştır bu. Tasavvuf anlayışımızda da olan ilim, irfan, olmak ve hikmet olgularını da içinde barındırmaktadır. Bu anlayışlarla bilgelik, maneviyat, aşk ve uhreviyat hatırlatılmaktadır. İyiden güzelden yana, Türk ve Müslüman olma bilincini, düzenli aklı ve felsefeyi taşımaktadır. İyi okumalar.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Ayağa kalk Sakarya... - Sayı 120
Filistin... - Sayı 119
”Ateş Bandosu” Mustafa Ce... - Sayı 118
"SALKIM SÖĞÜT SUYA KÜSMÜŞ... - Sayı 117
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Su gibi aziz ol
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Sağlık sisteminin şifresi


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16714106
 Bugün : 458
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 726254
 Bugün : 14
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 263
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim