Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     386 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Hâramiler
Halis Arlıoğlu

  Sayı: 126 -

Bu isimde şöhret olanlar uzun yıllar evvel teknolojinin olmadığı, ulaşımın kervanlarla yapıldığı, yol emniyetinin bulunmadığı dönemlerde yol kesip kervan basarak insanların malını gasp eden kötü insanlardı. Ama bu kadar kötülüğe, zulme, gaddarlığa ve haramîliklerine rağmen dinsiz değillerdi ve din düşmanlığı da yapmazlardı. Nitekim bunlardan bazıları nedamet getirerek ilim, irfan ve edep, erkân konusunda şöhret yapmış olarak kitaplarda geçmektedir. Ama ideolojik yönleri olmayan bu adamlar, yaptıkları soygun ve vurgundan ötürü haramî ismiyle sıfatlandırılmışlardır.

Günümüzdeki postmodern haramîler kopkoyu bir ideoloji batağında, inanç düşmanlığında direnmektedirler. Yaptıkları bu haramîlikleri, ideolojilerinin, yaşantılarının bir gereği üstelik de imtiyaz olduğunu sanıyorlar. Burada çarpıcı ve herkes tarafından bilinen bazı örnekler vermek istiyorum. Müslümanların özellikle her hâl ve şartta küfre, zulme rıza göstermemeleri hatta bütün güçleriyle buna karşı koymaları gerekir. Bir ülkede küfür, zulüm, inanç ve İslâm düşmanlığı yaygın hale geldiğinde o Müslümanların nerede durduğu, kime yardım yaptığı önemlidir. Tarihî belgelere Türkiye Cumhuriyeti Başvekâleti Matbuat Umum Müdürlüğü İç Matbuat Dairesi 17 Mayıs 1942 Sayı 658’e bakarak ulaşılabilir. Dört hâk kitabın hiçbirinde tarif edilen din ve inanç konusunun dışında bir ifade geçmemektedir. Kur’ân, Tevrat, İncil ve Zebur’a inananlar ya Müslüman ya Hristiyanlardır. Ama ülkemizde son yıllarda ideolojik bir din üretilmiştir. Adamlar diyor ki “ben önce laik, sonra devrimci, sonra kemalist, sonra da Müslümanım.” Bu söylentilerin hizbi, grubu, ideolojisi, siyasî güç odakları var. İşte bu açıdan Müslümanların hangi gruba, ideolojiye, hizbe, cemaate bağlı olduğu, destek verdiği çok önemlidir. Yukarıda zikrettiğim slogana başka bir örnek vermek istiyorum. 28 Şubat’ın sözde general olan bir adamının şöyle dediğini sanırım bütün millet bilmektedir: “İrtica (din ve dindarlık) PKK’dan daha tehlikelidir.”

İşte kastettiğim Müslüman, bu kişilere kimin ve hangi siyasetçinin sahip çıktığını düşünerek ona göre vaziyet almalıdır. Diğer bir örnek, rektör geçinen biri de aynen “Burası laik, kemalist Türkiye Cumhuriyeti’dir. O yüzden din kuralları geçerli değildir. Hatta laiklik ilimden önde gelir.” Bu tür ve benzeri örnekler çoğaltılabilir. Zaten gün geçmiyor ki medya kuruluşlarında ve siyasî arenada dine, dindara, Allah’a, Peygambere, kitaba küfür ve hakaret edilmemiş olsun... Bu arada Müslümanların özel yaşantılarına, dinî inançlarına yapılan iğrenç saldırı ve hakaretlerin haddi hesabı da yoktur. Önemli olan bunun farkında olmak, yönünü, istikametini, kıbleni buna göre ayarlamaktır. Kanaatimce küfrü artıran, zalime cüret, cesaret veren, mağdur ve mazlumların bu fesat unsurlarına bilerek bilmeyerek destek olmalarıdır.

Belirttiğim özelliklere sahip olmayan Müslümanlar için merhum millî şairimiz şöyle demiştir:

Vakârı çoktan unuttun, hayâyı kaldırdın;

Mukaddesâtı ısırdın, Hudâ´ya saldırdın!

Ne hâtırâtına hürmet, ne an´anâtını yâd;

Deden de böyle mi yapmıştı ey sefıl evlâd?

Hayâtın erzeli olmuş hayât-ı mu´tâdın;

Senin hesâbına birçok utansın ecdâdın!

Merhum şairimizin ifade ettiği şekilde kuruluşundan itibaren inanç düşmanlığını hedef alıp politik bir gaye olarak gören siyasî yapıya Müslüman geçinenlerin destek vermesi onlar için en büyük zül ve hakarettir. İşte bunun için Kur’ân-ı Kerim’de “Fe eyne tezhebûn!” (Nereye gidiyorsunuz!) denilmektedir.

Bugünün modern haramîlerinin mümeyyiz vasıfları laik, çağdaş, devrimbaz oluşlarıdır. Bunları milletin başına bela edenler partisine, liderine ihanet edenlerdir. Onlar vasıtasıyla birçok şehirdeki belediyeleri kazanıp aç kurtlar gibi milletin malını yağma etmişlerdir. Tekrarında fayda gördüğüm, o kesimlerin kadavra olan zihniyete hayat vermeleri ve soyguna, vurguna, haramîliğe yeniden kapı açmalarıdır.

Konuyu Mehmet Akif’ten bir beyit ile bitirmek istiyorum. Millî irade ve inanç düşmanlığına yardım ve yataklık yapanlar ya İslâmı bilmiyor veya Müslüman değiller. Çünkü Kur’ân-ı Kerim’in muhtelif ayetlerinde Allah “lânetullahi alezzalimin ve münafıkîn” şeklinde onlara lânet ettiğini buyuruyor. Merhum Akif de;

“Memleket mahvoluyor, din de berâber gidiyor;

Size Kur’ân “Bakınız sâde uzaktan!” mı diyor?”

Evet, bunlara yardım edenler ve onların hayat bulmasını, millete zulmetmesini isteyen sözde İslâmî yapılar bunların zulmünü, şirkini, küfrünü artırmaktadır. O yapının karakterini, cibilliyetini, zihniyetini en iyi tarif ve tasvir eden yine merhum şairimiz Mehmet Akif’tir:

Senin etrâfını alsın ki yığınlarca sefîl,

Kimi idmanlı edebsiz, kimi ta’limli rezîl.

Kiminin fıtratı âzâde hayâ kaydından;

Kiminin iffeti ikbâline etten kalkan.

O kumarbaz, bu harâmî, şunu dersen, ayyâş,

Sonra mecmû’u müzevvir, mütebasbıs, kallâş…

Bu muhîtin bakalım şimdi içinden çıkabil;

Ne yaparsın? Ömer olsan, yine hâlin müşkil.

Sonuçta hortum, vurgun, soygun sizden çıkıyor. Her birinizden ayrı cüzdan çıkıyor. Vicdanı cüzdana satan sizsiniz…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : N. Eroğlu     10.12.2025
Yorum : Selâm ile...





 
Aklıma takılanlar... - Sayı 129
Geç kalan bir yazı... - Sayı 129
Çocukluk mevsimi... - Sayı 128
Sebep olan işleyen gibidi... - Sayı 128
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı
Geç kalan bir yazı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17454919
 Bugün : 1737
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 822987
 Bugün : 119
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 708
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim