Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4419 kez okundu.     4 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Batılılaşmak ve AB
Turgay Ertem

  Sayı: 43 -

Türkiye, 17 Aralık’ta Avrupa kapısındaki bekleyişine bir tarih alabilmeyi sevinçle karşıladı. Daha doğrusu AK Parti iktidarı bu olayı büyük bir gelişme olarak nitelendirdi. Oysa Türkiye 03 Ekim 2005 tarihinden sonra müzakere masasına ancak oturacak. Peki sonra?.. AB üyesi ne zaman olacağız?.. Belki de hiçbir zaman... Çünkü müzakereler 10 yıl sürebilirmiş. Sonrasında 25 (şimdilik) ülkenin hepsinin onay vermesi gerekiyormuş... Yani Türkiye’nin AB’ne resmen üye olması neredeyse imkânsız... Peki bu bayram havası niye Başbakanımız bu sonucu almak için ne kadar zaman harcadı, kaç kilometre yol kat edildi?..
Devletimizi yönetenler AB’nin istekleri doğrultusunda yaptıkları yeni kanun düzenlemelerini; “milletimiz buna zaten lâyıktı” “AB istemese de bu düzenlemeleri yapmamız gerekirdi” şeklinde açıklıyorlar. Peki ama bugüne kadar bu uygulamalar niye yanlış yapıldı? Bundan önce milletimiz daha iyisine lâyık değil miydi?
Avrupa ve AB’nin beslendiği değerleri tek tek incelersek; eski Yunan ve Roma kültürünü, Hıristiyanlığı temel aldığını ve menfaati her şeyden önde tutuğunu görürüz. Başlangıçta AET (Avrupa Ekonomik Topluluğu) AOP (Avrupa Ortak Pazarı) oluşturma düşüncesi gelişti ve bugün sınırların, farklı hukukî düzenlemelerin ortadan kalktığı, ortak paranın (Euro) kullanıldığı, ortak parlamento ve adalet mekanizmalarının yer aldığı bir oluşum ortaya çıktı. Birlik sadece ekonomik amaçlı kalsa idi, Türkiye’nin üyeliği çok problem olmazdı belki. Ama Avrupa tek milletmiş gibi yapılan düzenlemeler Türkiye’ye uymamaktadır. Avrupa’daki birçok ülkede birçok yetkili bu birlik ve oluşumun içinde Türkiye’yi görmek istemiyor. Tamamen ret edemiyorlar, oyalama yoluna gidiyorlar.
Türk Milletine Tanzimat’tan beri Avrupa hayranlığı (devletin başındakiler, aydınlar tarafından) aşılanmıştır. Avrupa gelişmişliğin, zenginliğin, zerafetin tek kelimeyle “çağdaşlığın” merkezi kabul edilmiştir. Avrupalı ne yapmışsa Türk’ün onu taklit etmesi istenmiştir. Nihayet Cumhuriyet’in kurulmasıyla birçok hukukî, sosyal, siyasî, kültürel düzenleme yapılarak, ekonomik kararlar alınarak “Avrupalı gibi olmak” devletin politikası haline getirilmiştir Avrupalı gibi giyinmek, dansetmek, oradan gelen eşyaları kullanmak, Avrupa’da okumak onların dilini konuşmak vb. şeyler övünme meselesi olmuştur. Böyle olunca da Türk Milletinin değerlerine bağlı insanlarımız bile itiraz edemez hale gelmişlerdir. Bugün AB’ne karşı olmak ne haddimize(!).
Önceleri, Batı medeniyetinin yalnızca ilmini, fen’ini almamız gerektiği söylenirdi şimdi ise almadığın hiçbir şey kalmadı. Buna rağmen AB bizi kabul etmek istemiyor! Yeni Medenî Kanun’da evli olmayan kimselerin birlikte olması zina sayılmıyor artık. Çıplak bir kadının tahrik etmesi hali “Çağdaşlık” olarak kabul ediliyor. Buna karşılık başını örten genç kızlarımıza yapılan haksız muameleler, Avrupa Adalet Anayasasına uygun düşüyor. Mecliste büyük bir çoğunluğa sahip muhafazakar insanların da bu yasağı kaldırmak için AB’nin talimatını bekliyor!
Yabancılara mülkiyet edinme hakkı sebebiyle yakın gelecekte kendi tarlalarımızda ırgat, kendi fabrikalarımızda işçi olacağımız anlaşılıyor. Parası bol yabancı iş adamları, hiç zorlanmadan. Türkiye’den istediklerini olabiliyor, yeni yatırımlar yapabiliyor “Yabancı sermaye sağladı” diye yöneticilerimiz övünüyor.
İktidardaki AK Parti mensupları, genelde muhafazakâr, dindar, Türk Milleti’nin tarihi kültürel, dini değerlerine sahip çıkan insanlardır. Baştan beri Türkiye’nin AB’ne girmesi için büyük gayret sarf ediyorlar. Demek ki Türk Milletinin güçlenmesini AB ölçülerine sahip olmasında görüşüyorlar. Peki ama AB’nin ölçüleri ile Türk Milletinin ölçüleri ne kadar uyuşuyor?


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : U?ur GÜR    
Yorum : Osmanlı imparatorluğu kuruluşundan itibaren kendi halkı ve diğer milletler için daima adaleti ve iyiliği getirmeyi çabalamıştır. Bu türk MİLLETİNİN türkiye Cumhuriyetinin kurulmasıilede devam etmiştir.Ancak devreye giren Avrupalılar yani batılılar bu anlayışımızı bozmaya çalışmışlardır.sanki kendilerinin iyi bir kültürleri varmış gibi bu kültürlerini bizlere aşılamak istemişlerdir.Hani bir kısımda başarılı olmuşlardır.Bence bu avrupa macerasına atılan kişiler Orta çağda avrupanın durumunu enine konuna araştırmalarını ve nasıl bir yaşayış tarzlarının olduğunu bilmelerinin gerektiğini düşünüyorum.Belki o zaman AB ölçüleri bize ne kadar uyuşuyor anlayabilirler.bence orta çağ avrupası ile şimdiki avrupanın maddi yönden hariç hiç bir kültürü değişmemiştir.TEŞEKKÜRLER.




Ekleyen : MEHMET    
Yorum : Yazıya ve yoruma aynen katılıyorum. Selamlar




Ekleyen : MUSTAFA    
Yorum : ÇOK GÜZEL BİR KONUYU İŞLEMİŞSİNİZ,ELLERİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK.AKP hükümetinin AB ye girme mücadelesini ben zorunlu bir mücadele olarak görüyorum.eğer AKP hükümeti AB konusunda geri adım atsaydı (ülkenin gerçek menfaatlerini gözetseydi) bir takım güç odaklarının saldırısına maruz kalırdı,geri kafalı,yobaz olarak nitelendirilirdi.AKP hükümeti varlığını korumak için geçmiş hükümetlerden devraldığı AB meşalesini taşımak mecburiyetindedir diye düşünüyorum...TEŞEKKÜRLER




Ekleyen : levent akdo?an    
Yorum : Avrupa yıllarca dünyayı sömürmüş ve zengin olmuştur bizimkilerde o paraya göz dikmişlerdir.





 
Benim de söyleyeceklerim ... - Sayı 92
Çanakkale şehitlerine ith... - Sayı 84
Ertuğrul bey ve Osmanlı s... - Sayı 84
Türk milletinde devlet ve... - Sayı 82
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Hislerin hissizleştiği noktada, onlarda kalan aklın varlığını sürdürebilmek için o noktaya varışın yaratıcısını bile inkâr edebilecek kadar “bencil”leşmesine kılıflar uydurarak (bunu) üstünlükmüş gibi gösterenleri iyi tanımak gerekir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16914960
 Bugün : 3414
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 747335
 Bugün : 744
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 934
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim