Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3718 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

RENKLERİN ARİSTOKRAT BASKISI
Bedran Yoldaş

  Sayı: 63 - Ocak / Mart 2009

Hayatın sarkık bacağına tekrar sarıldığımda; geride birikmiş yıllarını bırakmıştı. Yıllanmış şarap gibi geçmişin izleri belleğimde tortularını bırakmıştı. İzlerini silmek mümkündü. Neme lazımcılık bir isyan bayrağı gibi kutsal bir hazine immişçesine durmadan elden ele dolaşıp duruyordu. Zaman solgun bir yaprak gibi rüzgârın terekesine binmiş bir o yana bir bu yana sallanırken zihnimde birikmiş anılarını da depreştiriyordu.

Yorgun adımlarını açmak, zaman arasındaki yolculuğuna ara vermek istiyordu lakin buna kadir olamıyordu.

Zaman zaman kendisindeki rengini yeryüzüne dağıtmış olan yıldızların asi ruhunda aradığı geçmişin izlerini devraldığı mızrağın ucunda sallandırırken sevda yüklü geminin bilinmeyen rotasında dümendeki kaptan olarak afakları gözleyen bir rasathane müdürünün kaftanları arasında görüyordu sabah sabah bu ne celal bu ne hikmet derken en ummadığı bir anda zalim fırtınanın beleğindeki o taze ve nazenin ırmaklardan bir peştamalın cevahir tadındaki saklama kabına sıkıştırılmış ruhunun derinliklerindeki bulmacanın bulunmayan parçasını bulmuştu.

Derkenarında yapay salkım saçakların boy attığı aynaya yansıyan resminde bir tutam tütsünün ruhuna canlılık verdiğini anladığında çok geç olduğunu anladı.

Ayaklarını sedirin kenarında aşağıya doğru sarkıtırken bilmecenin parçaları hafızasında yer edinmişti bile. “Evet” dedi kendi kendisine. Ben bu hale nasıl geldim. Sevda denen merak usunu kemirdiğinde en onarılmaz acıları beyninin kılcal damarlarını zorluyordu. “Evet, ben bu gidişle kafayı yiyeceğim” Yeni yeni kendine geliyordu. Kısa bir baş dönmesiyle birlikte tansiyon düşüklüğü bedenini esir almış ve güçsüz bırakmıştı. Dolap gibi dönmeye başladı kendisimi dönüyordu yeryüzümü kestiremedi dağlık arazide kayıp yılların barınağında bir çoban kulübesinde başında sarık elinde tespih bir oyana bir bu yana dolanıp durdu Yer yarılmış sevdası karanlık kuyuda kara atlaslara sarımlı bir kutsal hazine gibi saklanmıştı eğilip almak istedi ama o elini uzattıkça sevda sarılı nadide hazine hep uzaklaşıyordu o elini uzattıkça uzaklık mesafesi kendini koruyordu ne yapmalıyım diye debelenirken karanlık kuyu üstüne kapanıyordu

Kısa bir baygınlık geçirmişti. Aman Allah’ım. Bana neler oluyor böyle. Sen aklımı koru. Bildiği tüm duaları bir çırpıda okumuştu. Durdu dinginleşmeye çalıştı. Başı zonkluyordu. Etrafında pervane olmuş karartıları seçmeye çalışıyordu. Siluetler durmadan dönüyordu renk renk albenili pervaneler durmadan dönüyordu zaman içinde yolculuğun tatlı rüyasına adım attığında kalabalığın homurtuları can yakıcı bir azap gibi kapısına dayanmıştı durmadan etrafındaki nesneleri içine doğru çeken girdabın fütursuz kanatları arasında yol aldığında artık iş işten geçmiş diye düşündü ruhlar âleminin efendisi kendisine geçtiği zaman dilimini durdurmuştu nihayete ermişti zaman

“Ha!” diyebildi. Bunca zaman ben burada baygın mı yattım. Aslında ne kadar zaman geçtiğini kendiside bilmiyordu. Bilmeden soruvermişti. Beklide boş bulunmuştu.

Hala tam olarak kendisine gelememişti. Zonklayan kafası karma karışıktı. Zihni bulanmıştı. Kapılar bir kapanıyor bir açılıyordu. Donuklaşan bakışları kör bir noktada birleştiriyordu. Dalgınlık etrafındaki kalabalığın en korktuğu bir durumdu. Kendisini meşgul etmek için çaba üstüne çaba sarf ediyordu. Nafile.

Buzdolabını andıran bakışları kara bir tablonun arkasına saklanan ruh gibi durmadan dolaşıp duruyordu her adım atışı perdeye yansıyan korku filmlerindeki vahşi karakterler gibi durmadan etrafındakileri etkisi altına alarak şizofren bir vakıanın baş aktörleri gibi dans ediyordu rakkasın maharetli kıvrak figürleri aynaya yansıyan kendi görüntüsü gibi zihnine kazıyordu

Karaya dönüşen perdeye renklerin efendisini çağıralım.

“Bir çare dilenelim… Bir çare…”

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Kelimelerin dansı aşkla f... - Sayı 124
Nice sahipsiz yüzler görd... - Sayı 120
Elinde taş küçük çocuğun... - Sayı 119
Sallandı yer ve gök... - Sayı 118
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Beslenmede sünnet ölçüsü
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Su gibi aziz ol
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Gıda


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16705713
 Bugün : 2844
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 725822
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 354
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim