Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1286 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Korona günlerinde özgürlük
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 109 -

Tüm dünya ve Türkiye olarak çok zor ve imtihanlı günlerden geçiyoruz. Küresel salgın boğazımızı sıkmış, ilk fırsatta boğmak istiyor bizi. Özgürlüklerimizin çoğu sınırlanmış. Dilediğimiz gibi dışarı çıkamıyoruz. Dilediğimiz yerde gönlümüzce bir yemek yiyemiyoruz. Sinema ve tiyatroya gidemiyoruz. Eğitim askıya alınmış. Çekirdek ailemiz dışında dostlarımızdan da uzağız. Kimse kimseye misafirliğe gidemiyor. Dolayısıyla kimse kimseyi misafirliğe davet edemiyor. Çıkışı belli olmayan kapkaranlık bir tünelde gibiyiz.

Bir virüs hayatımızı zindan etti. Geleceğe dair umutlarımız olsa da belirsizlik iç huzurumuzu kaçırıyor. Işığı göremiyoruz. Gün boyu dört duvar arasındayız. Güneşli bir havada bir çardağın altında ince belli bir bardakta dostlarla karşılıklı içilen bir çaya hasretiz. 

Huzur ve huşu bulduğumuz camilere çoktandır gidemiyoruz. Camilerin kapıları belirsiz bir zamana kadar cemaatlere kapatılmış durumda. Cami de, cemaat de mahzun. Salgın nedeniyle cuma namazları kılınamıyor. Ezanlardan sonra dua ve salavatlarda bulunuluyor. Bu acı tablo karşısında Rabbimize Arif Nihat Asya’nın duasıyla şöyle sesleniyoruz:

“Biz, kısık sesleriz.. Minareleri/Sen, ezansız bırakma, Allah’ım!/Ya çağır şurda bal yapanlarını/Ya kovansız bırakma, Allah’ım!//Mahyasızdır minareler… Göğü de/Kehkeşansız bırakma, Allah’ım!/Bize güç ver… Cihâd meydanını/Pehlivansız bırakma, Allah’ım!//Kahraman bekleyen yığınlarını/Kahramansız bırakma, Allah’ım!/Bilelim hasma karşı koymasını/Bizi cansız bırakma, Allah’ım!//Yarının yollarında yılları da/Ramazansız bırakma, Allah’ım!/Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü/Ya çobansız bırakma, Allah’ım!//Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız/Ve vatansız bırakma, Allah’ım!/Müslümanlıkla yoğrulan yurdu/Müslümansız bırakma, Allah’ım!”

“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sözünü bugünlerde “Söz konusu hayatsa gerisi teferruattır.” şeklinde değiştirebiliriz. Zira dinimiz İslâmiyet insan hayatını her şeyden çok önemsemiştir. Hayatı tehdit eden şeylerden uzak durmamız istenmiştir. Onun içindir ki gelecekte güzel günler görmek için özgürlüklerimizi bir süreliğine de olsa askıya alacağız.

Sağlıklı yaşama hakkı Allah’ın bize verdiği bir nimettir. Bu can bize emanettir. Bu emanete gözümüz gibi bakmalıyız. Onu olası tehditlerden uzak tutmalıyız. Kişi hastalanmamak için elinden gelen gayreti göstermelidir. Her şeyin en güzelini ve mantıklısını öngören İslâmiyet, salgın hastalıklara karşı son derece tedbirli olmamızı tavsiye etmiştir.

Müslüman sadece kendi sağlığına değil, çevresindekilerin sağlığına da azamî derecede dikkat eder. Özellikle bulaşıcı hastalıklarda bu dikkat çok daha hayatî bir önem kazanır. Bugün dünyada ve Türkiye’de yaşanmakta olan bulaşıcı hastalık tehdidi(koronavirüs) hepimizi ürkütmektedir. Bu hastalık kişiden kişiye bulaştığına göre insanlar birbirlerinden uzak durmalıdır. Virüsü bulaştırma ihtimaline karşı herkes kendini karantina altında tutmalıdır. Bir Müslüman bilerek veya tedbirsizlik yüzünden bu ölümcül virüsü bir başkasına bulaştırırsa kul hakkına girmiş olur. Müslüman diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği insandır. Müslümanlar olarak yakın ve uzak çevremize karşı sorumluluklarımız vardır. Bulaşıcı hastalıklara karşı birbirimize daha duyarlı yaklaşmamız gerekir. Ailemizin ve çevremizin korunması hususunda üzerimize düşen sorumluluğu gereğince yerine getirmeliyiz.

Biz insanlar hayatın her anında çetin imtihanlara tabi tutuluyoruz. Salgın hastalıklar da birer ilâhî imtihandır. Eskiden insanları kırıp geçiren, perişan eden, hayatlarına kasteden ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olan veba hastalığı vardı. Fahr-i Kâinat Peygamber Efendimiz bu ürkütücü salgınla ilgili olarak şunları söylemiştir: “Tâun (vebâ) hastalığı, Allah Teâlâ’nın dilediği kimseleri kendisiyle cezalandırdığı bir çeşit azaptı. Allah onu müminler için rahmet kıldı. Bu sebeple tâuna yakalanmış bir kul, başına gelene sabrederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek bulunduğu yerde ikâmete devam eder ve başına ancak Allah ne takdir etmişse onun geleceğini bilirse, kendisine şehit sevabı verilir.” (Buhârî, Tıbb, 31)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Suyun serencamı... - Sayı 127
Sünnete uygun yeme içme v... - Sayı 127
Gazze, ümmetin imtihanıdı... - Sayı 126
Gördüm seni, gördüm katil... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16910349
 Bugün : 4901
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 746427
 Bugün : 770
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1018
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim