Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1079 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Liyakat Makamı
Büşra Duru

  Sayı: 112 -

Ümitli bir bakışla bak Liyakat Makamına

Hayatta bize sunulan geçitler vardır. Varlığın idraki, yalnızca etten ve kemikten olmadığımızın sonsuz çağıltısını duyabilmek ve liyakati varlığımızla hemhal edebilmek. Biz çoğu kez ilk geçitten dahi geçemiyoruz. Sebepler âleminde bir sebebin de kendisi olduğunu fark edemeyen insan varlığının gereklilikleri altında ezilmeye mahkûm kalıyor. Liyakate mazhar olamayan insan zaten bunu bir gereklilik olarak görmediği gibi eksikliğini de maalesef hissetmiyor. Fakat diğer tarafta kalan azınlık elbette bu eksikliği fark etmekle kalmayıp bu yoksunluğu iliklerine değin hissetmekte. Liyakatten bahis açıldığında aklımda beliren Mantıku’t Tayr oluyor. Bu eserde çoğumuzun bildiği üzere Süleyman Aleyhisselâm’ın sadık kuşu Hüdhüd öncülüğünde aynı hedefe doğru bir arayışa girmeyi isteyen türlü türlü kuşun imtihanını okuyoruz. Feridüddin Attâr bu eserde bizlere onların Simurg’a fakat esas manâda Makam-ı Evlâ’ya ulaşma arzularını, çabalarını ve Hüdhüd’ün rehberliğini büyük bir iştahla sunuyor. Kuşlar padişahları Simurg’a gitme arzusu ile doludurlar fakat ne çare ki içlerinde silkinmemiş tortular barındırırlar. Tıpkı bizim gibi… Her biçare okur kendini bulur mutlaka bir kuşun sözünde, özründe.

Merhaba ey zerrin kuş, hoş gelişten geldin

Yanmaktan korkma, sen ateşten geldin

Peki, niçin bu eseri seçtim? Çünkü bir yolu anlaşılır kılan bazen başka bir yolun hikâyesini dinlemektir, başka zorlukları ve zaferi duymak. Bu yol da diğerleri gibi türlü badirenin, imtihanın aşıldığı sonunda, bu yolda yolun kendisinin rehber olduğunun idrak edildiği yerdir. O öyle bir yerdir ki o yerde her yanlış seçilir, her çirkin aşikâr olur. Orası güzelliklerin, doğru halin, adaletin makamıdır. Hakiki ikrar-ı imana gelen kimse liyakat makamının arzuhalcisinin dizinin dibindedir artık. Ve insanın yaşam serüveni de bu yola çıkmasıyla başlar. Tıpkı Kumru’nun, Hüma kuşunun ve daha nicelerinin çıktığı yol gibi. Aslında yolun sonuna neyi koyarsanız yolun sizi götüreceği doğrultuda ona bağlı olarak değişecektir. Liyakatte esas ahlâktır. Ahlâk ilkelerinin sınırları hoşgörü ve adaletin sınırlarına teğettir dersek sanırım yanlış olmaz çünkü adaletsiz ahlâk olmayacağı gibi adl sıfatını ve ahlâk çerçevesini koruyan kimse hoşgörüden de ödün vermeyecektir. Esere geri dönecek olursak pasajlardan birinde şu sözleri okuyacağız;

“Mumdan gemiyle ateş denizinde yol alacaklardı” ya! Onun için sordu kuşun biri:

“Yoldaş, bu yol kaç fersah?”

Yedi vadiyi anlattı Hüdhüd. Yedi kapıyı. Birinci vadi istek vadisiydi. Önce istemeliydi yolcu. İstemek belâları kabullenmek demektir. İstemek arınmaktır, başka sevgilerden vazgeçmektir. Suyu özleyen kişi, başka şeyi arzular mı?

O halde liyakat makamına bizi ulaştıran yolda mumdan bir gemiyiz kıymetli Yoldaş. Bu ateş denizinde arzuladığımız şey liyakat makamına ermek olmalı ki İbrahim (as)’ı yakmayan ateş bizi de yakıp eritmesin. Gelişigüzel bir şekilde anlatmak elbette mümkündü liyakati, işini doğru yapmayı, ehl olabilmeyi. Fakat yüzeyselliğin böylesi arttığı şu zamanda yolumuzu biraz daha derinden bilmeli ve görmeliyiz ki nefis ile riya ve kibir ile yolun güzelliğinden geçmeyelim. En nihayetinde kişi yolun sonunda tıpkı otuz kuşun hikâyesindeki gibi bir ayna ile karşılaşacaktır. Aynadaki aksini hoş görecek olanlar ise yolunu hakikat dehlizinden geçirenler olacaktır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
İslâmın meşalesi ile Türk... - Sayı 126
Koyun Koyuna... - Sayı 115
Liyakat Makamı... - Sayı 112
Çiğ idik piştik elhamdüli... - Sayı 110
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Sû-i zan
Ümitle


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17568172
 Bugün : 143
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 846871
 Bugün : 60
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 555
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim