Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     150 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İslâmın meşalesi ile Türklük şuuru
Büşra Duru

  Sayı: 126 -

“Günahlarınız bile şevk içinde olsun. Hayalleriniz, düşleriniz büyük olsun. Büyük rüyalar görün. Osmanlı bir rüyanın eseridir. Medeniyet insanlığın büyük rüyasıdır. Şevk, başarıyı kendinden bilmemektir. Medeniyet, büyük rüya görenlerce kurulabilir…”

Fethi Gemuhluoğlu 

Seferler, hayaller, şuur, gayb ve tarih. Gözlerimi kapatan her ağırlık ve zorla açan o aynı ağırlık. Bin yıllık bir sorumluluk üzerimizde ve lâyık olma çabamız, her geçen gün hayatlarımızdaki gerek bizim, gerek başka ellerin sebebiyle azalıyor. Sürekli olarak bir düşünme halindeyiz, sorgulamaların çoğu ya şöyle olmasaydı ne olurdu, belki de böyle yapmasalardı gibi bir yığın hiçbir yere varmayan konuşmalardan ibaret. Peki, neler oluyor dünyada gerçekten? Ve biz Türkler bu çerçevenin neresindeyiz? Sıkışıp kaldığımız yığınların içinden çıkıp kardan aydınlık sabahların peşinden koşabilecek miyiz? Esas bunları düşünmeli değil mi?

Tarih boyunca Türk milleti, hepimizin bildiği gibi, elde ettiği birçok mağlubiyet ve galibiyet ile haysiyetli bir millet olarak anılmıştır. Kimileri bizlere barbar dese de şunu biliriz ki, kimlik bilinci olmayan toplumlar yaftalarla ayakta kalmaya çabalar. Tarih boyunca Türk ve Müslüman kimliğimiz ile yürüyüşlerimizde emperyalist bir gaye değil, bir Evrensel Bildiri taşıdık. Savaşlarımız halklarla değil, düzenlerle oldu. Bu ise, tarihe takılıp kalmadan, galibiyetlerle rehavete kapılmadan ve mağlubiyetlerin arkasına sığınmadan, yalnızca Hakk’ın sesi ve gayretin meyvesiyle hareket edileceğinin şuurunda olan toplumun ve aynı şuurla menfaatlerinden sıyrılmış, fânî olduğuna kânî olmuş liderlerin ve devlet adamlarının sayesindedir.

Devirler değişir yaşayış değişmez, toplumlar değişir inanış değişmez. Bir toplumun varlığını zamana bağlı kılmayan yegâne miras inancıdır. İnancı ile hemhal olamayan Türk toplumlarının zaman içinde, bulundukları diğer toplumların içinde asimile oldukları ve var olan inançlarını da Türklükleriyle birlikte kaybettiklerini hristiyanlığı kabul eden Gagavuz Türklerinde ve yahudi dininden olan Karaim Türklerinde de görmekteyiz.

Peki, şimdi bizim kaybettiğimiz hangisi, inancımızı mı yitirdik, toplum bilincini mi, yoksa İslâm ahlâkının vadettiği erdemli duruşu mu? Bu şekilde sormamın sebebi, yazımı her dikte edişimde hem kendime, hem de şu an bu yazıyı okumakta olan sizlere bir dürtü olması niyetidir. Çünkü şu ana kadar yaşadığım kısacık ömrümde anladığım şu ki insanız, aciz ve nankör ruhumuzu tek bir ana bırakmamacasına sarmalıyız. Hatırlatmamız gereken şeyler var kendimize belki her gün, her saat ve dakika. Bu toplumda var olmamızın, Müslüman ve Türk olarak doğuştan bünyemize yüklenen mirası göğüsleyerek, bu kollektif direnişin bir parçası olduğumuzu unutmayarak ve şükrederek geçirmeliyiz.

Yalnızca bilmek ve şükretmek yeterli midir? Kendi yaşayışının içine hapsolmuş bir topluluk görüyoruz günümüzde. Gençlerin pek çoğu etliye sütlüye karışmaz, vurdumduymaz, hayatını kendi küçük dairesinde idame ettiren ve bundan memnun olan, hâl böyle olmasına rağmen kendine bir şey katmak şöyle dursun, topluma faydalı olmayı düstur edinmekten çekinen bir yığın haline gelmiş durumda. Fakat biz gençler şunu kaçırıyoruz. Böyle bir yaşam sürdürmek bizlere hiçbir fayda sağlamayacağı gibi bizim üzerimizden prim sağlayan, aile hayatını, toplum düzenini ve müslümanca yaşamı bozmaya gayretli kuruluşların tabiri caizse ekmeğine yağ sürmektir. Temelli bir uyanış ile dirilmek mecburiyetini tüm benliğimizde hissetmeli ve yalnızca bir birey değil bir toplumu meydana getirecek, bir inancı, bir milleti ayağa kaldıracak o kişi olduğumuzu unutmamalıyız.

Şimdi, genç bir Müslüman Türk olarak aslında her yaşta okunması gerektiğini düşündüğüm fakat gençliğe karşı yürütülen şuur katli bu noktadayken daha ziyade gençlere bazı okuma önerilerim olacak. Ruh iklimimizi her daim genişleteceğine, akl-ı selim Müslüman ve Türk olma yolunda bize ışık tutacağına itimat ettiğim eserler bunlar. Fakat yazının uzayıp gitmemesi adına kısıtlı öneriler olacağını unutmamanızı rica edeceğim.

İlk eser; Elbette Kur'ân-ı Kerim fakat Arapça aslı yanında Feyz'ül Furkan ile kısa tefsirli meali sayesinde idraki kolay olacaktır. Bundan sonraki adımlarda açıklamasız olacak şekilde eser ve yazar adlarını paylaşıyor olacağım. Ve bu kıymetli eserlerle yazımı sizlere emanet ediyorum. Vesselâm.

Büyük Fetih- Nurettin Topçu

İslâm'ın Dirilişi- Sezai Karakoç

Türkiye'nin Maarif Davası- Nurettin Topçu

Mükaşefetü'l Kulub (Kalplerin Keşfi)- İmam Gazali

Mirası Kuşanmak- Akif İnan

Peygamberimizin Bir Günü- Abdülvehhab et-Tariri

İdeolocya Örgüsü- Necip Fazıl Kısakürek


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
İslâmın meşalesi ile Türk... - Sayı 126
Koyun Koyuna... - Sayı 115
Liyakat Makamı... - Sayı 112
Çiğ idik piştik elhamdüli... - Sayı 110
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Su gibi aziz ol
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Gıda


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16688924
 Bugün : 3698
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 724585
 Bugün : 300
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 388
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim