Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1150 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İçteki Biden, Macron, Merkel ve Paşinyanlar
Kubilay Ertekin

  Sayı: 112 -

Biz, tarih boyu dıştaki her çeşit düşmanla başa çıkmış ve onların şerrinden, zulmünden kurtulmuş bir milletiz. Bu konuda pek çok tarihî örnek vardır. Fakat asıl içteki ve bizden görünen kansız, vicdansız, gözlerini kin ve nefret bürümüş olanlardan çekmiş ve çekmekteyiz. Tehlikeli olan dıştakiler değil, içteki müfsit, şerrünnas ve müptezellerdir. Ülkenin cumhurbaşkanı NATO toplantısına gidiyor ve orada Haçlı zihniyetin kalıntıları, hattâ devamı olan bir sürü kefere ile mücadele ediyor, ülke çıkarlarını koruma çabası içinde bulunuyor. İçteki ve düşmanlıkta onları temsilen varlık gösteren bir sürü ihanet şebekeleri, muhalefet maskeli muhterislerin zehir-zemberek hezeyanları ve onların yazılı, görsel figüranları, akşam-sabah zehir saçıyor ve onun Haçlı temsilcileri karşısında yenilip, hacil duruma düşmesi için çırpınıyorlar. Sade ona değil, ülkede çok büyük bir çoğunluğun iktidar olduğu halde bu halka ve onların kutsallarına, demokratik tercihlerine de tecavüzde bulunuyor, bu kitleyi yok sayıyorlar. Sebep niçin kendilerine oy verip iktidar yapmıyorlar saplantı ve saçmalıkları, millî irade düşmanlığı, aşağılık kompleksi. Çünkü kendileri üstün zekâ ve kabiliyet sahibi(!) bulunmaz hint kumaşı ve ülkenin mâkus talihini değiştirip milleti yokluk, sefâlet(!) ve hürriyetsizlikten(!) kurtarıp çağ değil, çağlar atlatacak cevherler olarak görüyor olmalarıdır...

Yalnız hepsinin ortak yanları; inanç ve millî irade düşmanlığı, cuntacı ve darbecilerle haşir-neşir olmaları, onlara ümit bağlamaları, yollarını gözlemeleridir. Onun için Cumhurbaşkanının oradan yenik düşerek dönmesi büyük bir fırsat olacaktır. Nitekim alışkın oldukları ve aşağılık kimselerin sığındığı yalana, iftira ve çeşitli tezviratlara başladılar bile. Efendim, “Tayyip Erdoğan, Biden’in önünde eğilmiş, nerde ise elini öpecekmiş. Otur-kalk, gir-çık hepsi 20 dakika imiş”. Bir de Cumhurbaşkanına tercümanlık yapan Merve Kavakçı’nın tesettürlü kızına VAMPİR-kan emici- deme alçaklığında bulunan 6 oklu fırkanın ve onu tahkir eden müfsitleri var. Ne kadar seviyesizlik ve seciyesizlik varsa yazıp-çizerek kendi cibilliyet ve karaktersizliklerini göstermektedirler. (15.6.2021 basından) Oysa yine Nato mensuplarından birisi Tayyip Erdoğan için “Buraya gelip bize direktif verip gurubu dizayn etmesin!” demişti. Bir de Siyonist başına “Van minüt” lâfı ve “Dünya beşten büyüktür!” ifadeleri vardı ve gerçekten bu sözler bütün insanlar için söylenen bir sembol haline gelmişti... Galiba bütün bunları söyleyenler bizdeki muhalefet adındaki kerâmeti kendilerinden menkul iktidar düşkünü ve düşmanı ve iç huzurun kâtili muhterislerdir…

Kültürümüzde ‘şerrünnas’ denilen bir kelime vardır. İnsanların en şerli ve zararlısı, kötülükte üstüne olmayan bir edepsiz ve iffetsiz demektir. İşte bu kelime bizdeki fırsat düşkünü, ahlâk yoksunu kesim için cuk oturmaktadır. Belki dıştaki küfür basını ve liderleri bile ülkemize bunlar kadar düşmanlık duygu ve hissine sahip değiller ve bunlar kadar zarar vermemişlerdir. Adı üstünde onlar ırk ve millet olarak yabancı ve düşmandır. Ama aynı duyguyu taşıyanlar ise sözde (Müslüman ve bizden)(!)dirler. Fakat kendi emelleri, şahsî ve siyasî çıkarları için söylemedikleri söz ve yapmadıkları yalan, iftira yoktur. Kelimenin tam ve gerçek anlamı ile bu hezeyanlar resmen inanç ve millî irade düşmanlığı, haysiyet ve şeref cellatlığıdır... Şu hezeyanlara, seviyesizliğe bakınız. “Tayyip Erdoğan’ın Konya-Karaman civarında eğitim gören hazır kıta şeklinde militanları var ve seçimi kazanamazsa onları devreye sokacaktır.(!) Erdoğan bu ülkede cinayet işlemekte Netanyahu’nun başka bir versiyonudur.(!) Rusya’dan alınan S-400’ler SARAYIN korunması için alınmıştır”(!) (iyi ki bizim partiyi ve bütün muhâlefeti imhâ için dememiş) Bu tür iğrenç yalan ve iftiraları Merkel ve Katarina yapmış mıdır bilinmez ama içimizdeki sözde siyasetin kaba, küstah ve müfterileri olan amigoları, müfsitleri bunları söylemekten hayâ etmiyorlar. Onun için insanları karalamanın, tezviratın, aslı olmayan şeylerle onları halk nazarında töhmet altında bulunduran müfteri ve müfsitlerin ağır bir bedeli olmalıdır... Biri de şöyle diyor. “Bu ülkenin mağdur olan astsubayları devlete itaat etmesinler! Çalışan halk ve muhtarlar oy vermesinler. Ayrıca bunlara selâm verip birlikte oturmasınlar!” şeklindeki kışkırtıcılık ve isyana teşvik hareketleri ne hazindir ki, aynı ideoloji müfsitlerince hep tecziyesiz kalmaktadır. O yüzden şeklen demokratik bir sistem gibi görünen bu kısır döngü hep, demokrasi ve millî irade düşmanları tarafından dizayn edilmektedir. Cumhurbaşkanına ve halka yıllarca küfür ve hakarette bulunan bir yargı mensubunun öylesi bir kurumda barınması olayın vahametini göstermektedir. Bunlar milletin başına musallat olan ve halkı saçma ideolojilerle beyinlerini yıkayan bir ve ikincisinin özellikleridir.(!) Bir de üçüncüleri ve kendi partilerinden ayrılırken üçten dokuza şart koşarak; “Eğer ben, partim, liderim ve yol arkadaşlarım hakkında kötü bir şey söyler ve bu dâvâya zarar verecek bir davranışta bulunursam nâmerdim ve yüzüme tükürsünler!” şeklinde bir hayli beyanları olmasına rağmen, parti kurduktan sonra bu iktidara müfrit ve müzmin bir düşman kesilmişlerdir. Nitekim en başta merhum Ahmet Kekeç olmak üzere pek çok ülkesini seven insanların bu sözlerini gündeme getirmişlerdir. Şimdi yazının başlığında isimlerini zikrettiğim yabancı kimselerden bunların ne farkları var!? Yıllardır dinlediğimiz bu masalları siz külâhıma anlatın. Millî irade ve inanç düşmanlarına yardım ve yataklık eden câhilinden, âlimine kadar tüm müfsitlerin Biden, Merkel, Paşinyan, Netenyahu ve Macron’dan ne farkları var!? Ülkede millete savaş açan PKK, DHKP-C ve FETO ihanetlerini dert etmeyen, neslin çürümesine sebep olan alkol, uyuşturucu, gasp ve hırsızlığın sektör haline gelmesini umursamayan bir yapı ha yerli, ha yabancı olsun ne fark eder!? Bunların deli dana gibi gittikleri her yerde milleti canından bezdiren zulümlerini dile getirecek yerde sürekli devleti eleştirip, devlet başkanına saldırmaları nasıl bir karaktere sahip olduklarını göstermektedir… Nitekim dili zehir saçan birisi yanındaki haydut ve haytalarını şehit yakınlarının üstüne saldırtıp ana avrat küfrettirip linç ettiriyor. Başka bir yerde ise habercilerin kameralarını parçalatıyor, kendilerini tartaklattırıyor.

Şu kepazeliğe bakın. “Suç canavarı çocuk adli kontrolle serbest. (13/6/2021 basından) Bu veledin tam 260 suçu varmış. Bu durum başta devletin sonrada ülkeye hizmet iddiasında bulunan sözde muhalefetin en büyük yüz karasıdır. Tabiî o canavarı bırakıp aynı suçun işlenmesine sebep olan yargı mensubunun ideolojik zihniyeti de çok önemlidir. Ayrıca bu kirli kazancın ve alçakça soygunun böylece devam etmesini umursamayan ve yeni, köklü bir yasal düzenleme ihtiyacı hissetmeyen, milletin başına belâ olan bu çözüm ve çâre üretmeyen sorumsuz kimselerin bu soyguna ve çapula ortak olduğu anlamı çıkmaktadır. Çocuksa çocuk, bunun bir ıslahhanesi ve o yaştakilerin çalıştırılıp topluma kazandırma yolu, yöntemi yok mudur? Ülke hırsızlar, gasp ve kalpazanlar, eroinci, esrarcı ve uyuşturucular cenneti haline gelmiş kimsenin umurunda değil. Bu hayta ve haydutları tutup-salmak ve cezaevlerinde beslemek, modası geçmiş, kokuşmuş sistemin değiştirilip yeni ve ekonomiye kazandırıcı hale getirmeden bu pis işlerin mücrimlerinin yola gelmeyeceğini dağdaki çoban bile bilmektedir. Bunlar her gün yaşanan ve kanıksadığımız iğrenç olayların binde biridir. İçlerinde 150-200 sabıkası olan toplum içinde ve sokaklarda serbestçe gezmesini sağlayanlar bu vebal ve sorumluluktan kurtulamazlar. Onlar ve tekâsüre-ihmalde bulunanlar ülkenin dostu değil, düşmanları ve bu alçaklarla milletten intikam alma zihniyetindeki müptezellerdir. Bir depremzede ve hırsızzede olarak binlerce mağdurlar adına onlara ve tüm sorumlulara tekrar ihtar ve lânet ediyorum...

Milletin cumhurbaşkanına müstemleke valisi diyen, yanına toplayıp şehit yakınına küfür ve hakaret ettirerek linç girişiminde bulunan, bununla yetinmeyip habercilerin kameralarını parçalayıp muhabirleri tartaklayanlar şunu unutmuşa benziyorlar; ülküdaşlarının çıplak göğsüne jiletle CHP yazılıp, sonra da öldürülmüştü.

Şimdi müfrit inanç ve millî irade düşmanlarına payanda ve yataklık yaparak o şarlatanın arkasından itiyor, önüne yatarak iktidara gelmesini sağlamaya çalışıyorlar.

Akpartinin üst kademelerinde görev alıp da şimdi siyasete soyunan türedilerde onlardan farksız değiller. Sonuç olarak terör destekçisi olan, ülke kalkınmasında engel olup yapılan devasa hizmetlerden faydalandıkları halde onu inkâr eden inanç ve millî irade düşmanı muhalefet değil gerçek mânâda gayri millidir.

Sözde muhafazakâr kesimin amigoları, Tayyip Erdoğan düşmanlığı sonucu CHP’nin altı kazığına oturdular ve milletin iktidar vermediği bu kesime payanda olmaktadırlar. Bu zillet de onların yedi silsilesine yeter.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Senirkent Faciası hangi z... - Sayı 125
Putlar ve putperestler... - Sayı 124
Eşek ve deve... - Sayı 122
Kurtlar ve İnsanlar...... - Sayı 113
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


ACI-YORUM nedir?
Bugün toplumumuzda, özellikle düşünce alanında aksayan yönler ve anlamsızlıklar var.
ACIYORUM, bu aksaklıkları ve anlamsızlıkları, sadece fikirle en can alıcı yerinden, en vurucu sözlerle, yanlışlıkların mantıksızlıklarını yakalamayı usul bilerek, en doğru yargıları, hiç itiraza yer vermeyecek şekilde ifade etmeyi ve daha sonra düzeltmeyi yapacak olanlar için fikri çözüm yolları açmak düşüncesinin ifadeye dökülmüş şeklidir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Ümitle
Kimseye sözüm var
Kardelenin 15 Temmuz 2016 Bildirisi


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17491940
 Bugün : 4163
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833403
 Bugün : 281
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 143
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim