Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1095 kez okundu.     4 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

İnce İnsan
Site Editörü

  Sayı: 113 -

Bir şeylere yetişme dertleri ve bezginlikleri her hallerinden belli olan kişilere beklenmedik şekilde iltifat etmek üzere kurgulanan bir sosyal deney izlemiştim. Kayıt alan kişi sokakta karşılaştığı ve kâhir ekseri somurtan insanlara iltifatlar gönderiyordu, “bugün ne kadar şıksın”, “ne kadar güzelsiniz”, “elbisen ne kadar güzel” gibi iltifatları duyan somurtkanların mutlulukları ve olabildiğince büyük gülümsemeleri görülmeye değerdi.

İnsanlar kendilerine yapılan bu inceliğe fıtratları gereği kayıtsız kalamıyor, çok mutlu oluyorlardı.

İltifat, Lâtîf isminin tezahürlerinden biri. Böyle hareketlere “incelik” diyoruz. İncelik kıymetlidir. Çünkü az olur. Güzel bir espri yapıldığında, karşı taraf espriyi yakalamış, üstelik kıymetini de anlamışsa “ince!..” diye haykırabilir. İncelik o kadar etkilidir ki ruhu okşayabilir. Espri ile spirit (ruh) kelimelerin çok yakın akrabalığı buradan gelse gerek.

Mizahın bir türü olarak düşünebileceğimiz şakaya lâtife de denir. Lâtife hem incelik hem şaka anlamlarını taşır. Lâtîf esmasının anlamlarından biri her şeyi incelikleri ile bilendir. Mizahın “incesi” makbul olsa da çok farklı şekillerde yapılabilir, bazen şive ile, bazen kabalık ile, bazen aptal gibi davranarak da mizah yapılabilir. Bunların alıcısı da çok olabilir. Böyle mizaha gülünür mü diye küçümsemeyi doğru bulmam, öyle bir duygu içerisinde olursunuz kaba mizahtan da etkilenebilirsiniz. Önemli olan sonuç yani gülmek ve mutlu olmaktır. Ama bu gülme sadece zâhiri kalacaktır, en güzeli ruha tesir ederek sizi güldüren lâtifedir.

Her şeyin olduğu gibi gülmenin de bir ölçüsü var. Efendimiz bu konuda da en güzel örnek. Kaynaklar Efendimiz’in yaradılış olarak güleç yüzlü olduğunu söylüyor. Ekseri yüzünde tebessüm olurmuş Efendimiz’in. Özellikle sevdikleri kimselerle karşılaşınca tebessümlerinden yüzleri dolunay gibi parlarmış. Düşünsenize, Efendimiz’in görünce mutluluktan yüzünün ayın on dördü gibi olduğu biri olmak ne bahtiyarlık. Sevmek yukarıdan aşağıya olan bir olgudur. Büyük sevmeden küçüğün sevmesi mümkün değildir. Dervişlerin “Ya Rabbî, bizi uşşak-ı Resûl halkasına dâhil eyle” duası ne güzel duadır.

Diğer yandan Efendimiz’in kendinden geçercesine güldüğü hiç görülmemiş. Hep tebessüm şeklinde imiş gülüşleri. Bazen azı dişi gözükecek kadar tebessüm ederlermiş ancak bu gülüşünden ses işitilmezmiş.

Efendimiz’in çocuklara, eşlerine, çevresindekilere güzel şakalar yaptığını, iltifat ettiğini hadis kaynaklarından okuyoruz. Hatta bir hadiste Efendimiz kadar çocuklarla şakalaşan olmadığı yazılıdır. Aynı şekilde hanımlarına da… İltifat ve güzel şakanın insanları nasıl mutlu ettiği düşünülürse Efendimiz’in bu halinin ne kadar güzel sonuçlar verdiği ve ümmetine örnekliği çok daha iyi anlaşılır.

Efendimiz gülmenin olduğu gibi şakanın da ölçüsünü vermiştir, şaka yaparken hakikati söylemek gerektiğini vurgulamıştır.

İnsanı mutlu eden ve keyif veren sadece şaka veya iltifat değil, her türlü incelik olabilir. Örneğin birisi konuşurken tüm vücudu ile ona dönmek bir inceliktir. Karşısındakinin sözünü bitirmesini beklemek hatta “söyleyeceklerin tamam oldu mu” demek günümüzde neredeyse karşılaşılması imkânsız bir inceliktir. Hanımı ata kolayca binsin diye üstüne basması için dizini yere koymak (günümüzde araba kapısı açmak gibi), hanımına muhabbetini izhar etmek için suyu içerken onun dudağının değdiği yerden su içmek bir inceliktir. Bu inceliklerin sahibine (s.a.v) selâm olsun.

Kur’ân-ı Kerîm’deki bazı âyetler de insanları bu inceliklere yönlendiriyor: "Yürüyüşünde mûtedil ol! Sesini alçalt! Unutma ki, seslerin en çirkini merkep sesidir.” (Lokmân, 19) "…İnsanlara güzel söz söyleyiniz.” (el-Bakara, 83) "Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler." (el-İsrâ, 53)

Kur’ân-ı Kerîm’de anlatılan kıssalarda sesleniş biçimleri dikkat çekicidir. Örneğin Yusuf suresinde baba oğul arasındaki seslenmelerde “baba” ya da “oğlum” denmez. “Ya büneyye” yani oğulcuğum, “ya ebeti” yani babacığım denir. Bunlar da önemli inceliklerdir. Hatta bazı büyükler Kur’ân-ı Kerîm’deki bu yaklaşımdan dolayı ailemize anne, baba, oğlum diye hitap etmek yerine anneciğim, babacığım diye seslenmenin farz olduğunu söylemişlerdir.

İnsanı keyiflendiren, mutlu eden her helal davranış iyidir. Dinimizin tebessüm etmeyi sadaka gibi değerlendirmesini iyi anlamalıyız. Tebessüm ettirmek sadece bir ihtiyacını gidermekle olmaz, bazen iltifatla da yapılır, bazen mizahla, bazen sadece içten bir selâmla. Mizahın da, iltifatın da incesi makbuldür. İnsanın incesinin makbul olduğu gibi. Çünkü insan her inceliği bilen El-Lâtîf’in kuludur.

Bir büyüğümüz şöyle demişti: “Müslümanlık ince insanlıktır”. Bu inceliğe, başta somurtkan nefsim olmak üzere, çok muhtacız. Allah eriştiriversin.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Site Editörü    20.09.2022
Yorum : Yusuf kardeşim, yorumun için teşekkürler, şiirini kardelen@kardelendergisi.com veya yavuz.sert@yahoo.com eposta adreslerine iletebilirsin, çok memnun oluruz.




Ekleyen : Yusuf ÇELİKLER    06.09.2022
Yorum : Makalenin sonunda işaret buyurduğunuz ifade, Tuğrul Efendi Hz. ne aittir. Kendisi ile ilgili bir şiir kaleme almıştım. Arzu ederseniz, gök kubbede hoş bir seda bırakıp Alem-i Cemal'e intikal eden bu gönül sultanının anısına, derginizde yer alması için size iletebilirim...




Ekleyen : Yusuf ÇELİKLER    23.08.2022
Yorum : Sadra şifa olacak türden bir yazı kaleme almışsınız. Allah sizden razı olsun. Cenab-ı Hakk bizleri belirttiğiniz inceliklerden en güzel şekilde istifade etmeyi nasip buyursun. Selametle...




Ekleyen :     09.08.2022
Yorum : A m i n .





 
Çocuklar bizim geleceğimi... - Sayı 125
Hayatın merkezi anneler... - Sayı 124
Zor sınavımız mülteci mes... - Sayı 123
Tevhid yoksa huzur da yok... - Sayı 122
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15878893
 Bugün : 3614
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 668854
 Bugün : 267
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 243
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim