Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     564 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Çocuklar bizim geleceğimiz (mi)?
Site Editörü

  Sayı: 125 -

Tarım, doğal kaynaklar, savunma, eğitim ve ekonomi gibi alanlarda izlenen politikalar, bir ülkenin geleceğini doğrudan etkiler. Ancak çoğu zaman göz ardı edilen, fakat en az bu politikalar kadar hattâ zaman zaman onlardan daha belirleyici olan başka stratejik alanlar da vardır. Nüfus politikası bu kritik alanlardan biridir. Nüfus yoksa, bu politikaların uygulanabilirliği kalmaz.

Nüfus politikasını belirlerken kullanılan en önemli veri doğurganlık hızı denilen bir kadının ortalama doğum sayısıdır. Var olan nüfusun tazelenmesi için bu değerin 2.1 olması gerekir. Gelecekte dünyanın nasıl bir yer olacağını tahmin etmek için ülkelerin doğurganlık hız değerlerine bakabiliriz. En yüksek değer Afrika ülkelerinde, 5 hattâ 6 olan ülkeler var. Avrupa’da tazelemeyi sağlayan 2.1 değerinde ülke yok, Türkiye de dahil tüm ülkeler ikinin altında. Çin, ABD, Rusya, Hindistan gibi yüksek nüfuslu ülkeler de bu değeri yakalayamıyor.

Bir çocuğun ana karnında oluşmaya başlaması ve doğumu Allah’ın en büyük mucizelerinden biri. Her gün binlerce doğum olması bu durumu sıradanlaştırmıyor. Kur’ân’da bu süreci detaylı olarak anlatan âyetler var. Bu mucize olayın kadınlar için oldukça meşakkatli bir süreci var. Sadece dokuz ayla sınırlı da değil, sonrasında çocukların sorumluluğu, onlara iyi bir eğitim, ortam, huzur sağlamak için yapılacak harcamalar, hayat pahalılığı gibi konular insanları hem evlilikten hem çocuk yapmaktan uzak tutuyor. Bu yüzden insanlar evlense de tek çocukta kalmayı veya çocuk yerine evcil hayvan bakmayı tercih edebiliyorlar.

Nüfusun azalmasının zayıf kalmak, daha güçlülerin hükmüne girmek hattâ yok olmak gibi çok ciddi sonuçları olabileceğinden özellikle son elli yılda devletler bu sorunu çözmek için politikalar geliştirmeye çalışıyorlar. Ancak bu kolayca çözülebilecek ve etkisi kısa sürede görülecek bir sorun değil. Çocuk başına destek, evlenenlere yapılan yardımlar somut adımlardan bir kaçı. Günümüzde bir düğün için yapılacak harcamalar, takı, kira gibi kalemler yüzünden evlilik yapamayan birçok kişi var. Çiftler evlendi diyelim, bu sefer ailenin büyümesi ile büyüyecek masraf kalemlerinin hesapları başlıyor. Yıllar önce bir iş seyahatinde yöneticimle bu konuları konuşuyorduk, üç çocuğum olmasına çok şaşırıyordu. Biz bir çocuğu zor plânladık ve halen maddî olarak bunun hesabı içindeyiz demişti bana. Üstelik benden çok daha yüksek maaş alıyordu.

İşin ikinci kısmı çocukların maddî manevî eğitimleri. Çocuk yetiştirmek ciddi bir iş, çocuk sahibi olmak iyi bir ebeveyn olmak için yeterli değil. Açık yüreklilikle bu konuda iyi olmadığımı söyleyebilirim. Duygusallık baskın olduğunda çocukları sorumlu bireyler olarak yetiştirmek çok zor oluyor. Çocukta Allah vergisi bu karakterler güçlü ise sorun yok ama değilse hem anne baba için hem çocuk için zorlu bir süreç yaşanıyor. Bu bakımdan aile içinde hem muhabbetin güçlü olduğu hem de çocukların sorumluluk alacağı bir ortam oluşturmak gerekiyor.

Muhabbet kısmı için Kur’ân’dan âyetlere bakabiliriz, Kur’ân-ı Kerîm’de anne babaların çocuklara seslendiği birkaç âyet var, hepsinde sesleniş “yavrucuğum, oğulcuğum” şeklinde, oğlum, kızım diye bir sesleniş yok. Benzer şekilde anne babaya da sesleniş “babacığım” şeklinde, baba diye bir sesleniş yok. Merhum Muzaffer Özak Efendi Hz. buradan hareketle çocukların anne banasına anneciğim, babacığım diye seslenmesine farz olarak bakmak lâzım dermiş. Muhabbetin yanında sorumluluk sahipliği olmazsa tek kanatlı kuş misali bir taraf eksik kalıyor. Bu konuyu millet olarak duygusallığımızın getirdiği büyük bir eksik olarak görüyorum. Yabancıların belli yaş üstü çocuklarını evden çıkarmalarını hep böyle şey olur mu diye izleriz filmlerde, dizilerde ama oradaki sorumluluk sahibi olmaya yönlendirmeyi kaçırırız.

Konuya bu pencereden bakınca, geleceğimiz çocuklar değil; aslında geleceğimiz biziz demek daha doğru olmaz mı? Evlilik, aile ve çocuklar konusunda dikkatli ve hassas olmaz; meseleye ümmeti ve milleti düşünerek değil de yalnızca bireysel pencereden bakarsak, ya hiç geleceğimiz olmayacak ya da olsa bile pek parlak bir geleceğimiz olmayacak. 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Takvadan bekâya helâl eko... - Sayı 128
Yan gözle bakmadı kır çiç... - Sayı 127
Vekâlet savaşları... - Sayı 126
Çocuklar bizim geleceğimi... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17666768
 Bugün : 356
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 872953
 Bugün : 164
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1118
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim