Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     841 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İstenmeyen Fiil: Yaralama
Bedran Yoldaş

  Sayı: 116 -

İnsanoğlu hayatı boyunca tabiatla iç içe yaşamakta. Yaşamak zorunda. Bundan vazgeçme şansı yok, olamaz. Allah insanı yaratırken tabiatı da onun kullanımına âmâde kılmış. İlk dönemlerde tabiatla, çevre ile ilişkileri sınırlı olan insanoğlunun yerleşik hayata geçişi ile bu ilişkide kopmalar arızalar yaşanmaya başlanmış. Temel düstur tabiattan ihtiyacı oranında faydalanması gerekirken, açgözlü olan insanoğlu tabiata elinden geldiğince zarar vermiş. Daha fazla fayda uğruna her alanı tahrip etmiş. Ne ormanlar sağ bırakılmış ne de dağlar. Maden ocakları dağların kalbinde birer ur şeklinde açılmış. Onarılmaz bir yara olarak.

Bir ağacın gövdesindeki yarayı görmek insanoğlu için ne ifade eder. Ağaç yarasını onarmak için çok uğraşır, ama maalesef insanların verdiği zararı/yarayı o kadar uğraşmasına rağmen kapatamaz. Gövdesinin ortasında yüz kızartıcı suç olarak ben buradayım der. Yaralar kolay kolay kapanmıyor ne yazık ki! Bir de insanın insanda açtığı yaralar var. Bunlar da iki türlü yaralayıcı/delici âlet yarası bu birincisi. İkincisi söz/kelâm yarası.

Yaralama suçu, bir kimsenin vücuduna acı verilmesi, sağlığının veya algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan etkili bir eylem işlemek suretiyle zarar verilmesidir. (TCK m.86 ve m.87)

Yaralama suçunda korunan hukukî yarar, kişinin vücut dokunulmazlığı ve beden bütünlüğü olup, suçun konusunu mağdurun acı verilen veya bozulan bedenî ya da ruhsal varlığı oluşturmaktadır.

Gönül acısı, aşk yarası ya da yürek yarası gibi anlamlara sahip olarak dil yarası deyimi öne çıkıyor. Genelde mânevî açıdan yaşanabilen üzücü ve derin etki yaratan durumları anlatır.

Dil yarası deyiminin anlamı nedir? Dil yarası deyimi Türk Dil Kurumu tarafından tanımlanmıştır. Bu tanım şu şekildedir: Acı, ağır ve kötü sözün gönülde bıraktığı kırgınlık.

Duyulan kötü bir sözün arkasında yaşanan yürek yarası, dil yarasıdır. Aynı zamanda ilişki bağlamında aşk yarası ve gönül acısı da denebilir.

”Bendeki bu dil yarası asla kapanmaz.”

“Bıçak yarası geçer ancak dil yarası geçmez.”

Sonuçlarına göre de ikiye ayrılır: Maddî ve mânevî.

İçimizde sönmeyen volkanlar bizi bir yerlere götürür mü bilemem ama şu bir gerçek ki; insanî ilişkilerde insaf, merhamet, yardım, hoşgörü ve empati olmazsa olmazlarımızdan olmalı. Bir de bu-na adaleti eklememiz lâzım. Adaletin olmadığı yerde diğer etmenleri beklemek zaten yanlış olur.

İnsanın insanlarla, insanın hayvanlarla ve insanların tabiatla olan (yaradan ile olan ilişkiyi bunun dışında tutarak…) ilişkilerinde adalet ve merhamet en üst sırada yer almak zorunda. “Merhamet etmeyene merhamet edilmez” şiarını unutmamak lâzım.

İlişkilerimizde hayatımızı öyle ayarlamalıyız ki sonradan yaşanan pişmanlıklar fayda vermez. “Zaman tek kullanımlıktır.” Telâfisi yoktur. 

Bir kıza deli gibi işık olan bir genç vardı. O kızın öldüğünü duyunca evinde beslediği bütün kuşları kafesini açıp serbest bırakmış. Sonra da oturup şu şiiri yazmış.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Beyaz güvercin... - Sayı 128
Kelimelerin dansı aşkla f... - Sayı 124
Nice sahipsiz yüzler görd... - Sayı 120
Elinde taş küçük çocuğun... - Sayı 119
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17666827
 Bugün : 415
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 872966
 Bugün : 177
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1118
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim