Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     249 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Vasıtasız erdirici
Zaimoğlu

  Sayı: 125 -

Muhiddinî-i Arabi hazretlerinin meşhur Ahlâk Levhası var: Orada her iyi ahlak bir kuş olarak gösteriliyor: Ve her iyi ahlâk, amel, bir üst meziyete erdiriyor insanı, taşıyor. Fakat MUHABBET KUŞU (yani AŞK) direk Visale uçuruyor, insanı, sahibini; SEVİLMESİ GEREKENİ SEVENİ... ONA, SAHİBİNE...İnsanın elinde olsaydı: Muhabbet edin, sevin, diyesi gelebilirdi. Fakat, maalesef bu da insanın elinde olup da elinde olmayan şeylerden! Dua gibi… Kimsenin ağzı bağlanmıyor fakat herkes isteyemiyor işte…

Günümüze kadar eriş yolu: Rabıta... Ya şimdi nedir? Ne oldu da bir değişiklik var? Bilinen Altun Silsilenin en son halkası İmam Abdülhakim ARVASİ hazretleri:

--Zikirsiz, RABITA ERDİRİCİ iken; Rabıtasız zikir erdirici değil!.. Buyuruyor. Bu cümle içinde bütün tasavvuf saklı... Ve yine (zaten, o demek) ALLAH RESULÜ' nün bütün ruhaniyetinin sırrı ve Sahabi Efendilerimizi Rıdvanullahi Aleyhim Ecmain, yetiştirme "usulü" saklı... Her Sahabi Radyallahü Anh kendisini; bağlandığı Peygamberler Peygamberinin şahsiyetinde, ruhaniyetinde eritip; sonra kendini göremez olmuştur. ALLAH RESULÜ’nün şahsında tükenmişlerdir, kendileri silinmiş, sanki sade O var meydanda! Her biri ondan ibaret... Sadece şu örneği verelim ki: Ebu Bekris Sıddik buyuruyor:

 --Sizin ile o kadar doluyum ki her yerde, her zaman; en olmayacak yerde dahi kendimi sizden tecrit edemiyorum! BÜYÜK RESUL:

--İmanın kemalinden, Ey EBU BEKR! buyuruyorlar.

Rabıta bu... Ve rabıta, her daim geçerliliğini koruyor.  Ama bugün, biz gibi istekliler mürşid-i kâmil-i mükemmili nerde bulur ve hangi usül ile süluk edebilirler?

Üstad Necip FAZIL müritlerinden bir mürid idi, İmam Abdülhakim ’in... Diğer müritleri daha çok... Fakat kimsede görev yok: Yani İCAZET kimseye verilmemiş... Sağlığında icazeti bir kişiye vermiş İmam, o da imam daha sağ iken vekil olan Ermeniler elinde şehit düşmüş. Bir daha da kimseye vermemişler. Duymuşsunuzdur: Büyük Allah dostları, sağ iken "kınındaki kılıç", vefat ettiklerinde "kınından çekilmiş kılıç" oluverirler. O ve Ben kitabından takip edelim: "Efendi Babanın vefatından sonraki bir tarihte (1943), Muhip (Kelebek Muhip: Muhibbullah IŞIKLAR), ben (NFK), Şakir ve birkaç arkadaş daha soruyu sorduk:

--Bugün görev kimde? Boş olmayacağına göre!

Herkes sustu... Muhip noktayı koydu:

--Efendiler! Kutup iki çeşittir: 1- Medar Kutbu, 2- İrşad Kutbu... Medar Kutbunun görev icra edebilmesi için sağ olması lâzım, yani hayatta olacak. Fakat İrşad Kutbu ölümünden sonra da görevine devam eder. Efendi Hazretleri irşad kutbuydu ve zaman onun zamanı...

Üstad:

--Hay ağzına sağlık Muhip.

Muhibbullah Efendi meseleyi çözmüştü bizim için ve bu mevzu kapandı.

Muhibbullah Efendi ile Almanya/ Köln'de Üstad aracılığı ile tanıştık ve 7 ay gibi bir süre misafir ettik evimizde, 1980 yılında...  Biz de kendisine o yıllarda tekrar sormuştuk. Ya bugün durum ne, kime bağlanalım, kapılanalım? diye...

--Öyle birini bilen varsa beraber gidip teslim olalım, demişti bize aile ortamında...

Şu duayı ederdi:

Allahım beni muhabbetin ile, sevdiklerinin muhabbeti ile ve Sana yaklaştıran amelin sevgisiyle rızıklandır... Ve o da dilinden bu duayı düşürmezdi. Her namazdan sonra ve diğer zamanlarda her fırsatta tekrar ederdi. Biz de duya duya ezberledik, öğrendik ve devam ettik...

Üstad'ı her fırsatta (1970-1983 yılları arasında) ziyarete giden bir edebiyat hocam vardı. Hocam 1970’den 1981 yılına kadar Kütahya- Cumhuriyet Lisesinde görev yapıyordu ve bizim burada 6 yıl süreyle aralıksız dersimize girdi. Üstad ile aralarında geçen şöyle bir diyaloglarını aktarmıştı: Hocam, Veliler gibi olmaktan veya onları anlamaktan söz açmış, "ancak onları sevmeye gücümüz yeterse ne devlet" demiş. Üstad da bekletmeden ve cümlesini tamamlatmadan:

--Sevenleri, sevenleri sevmek bile!

Al sana cevap! Bugün ne yapmalıyız sorusuna karşı... Devam etmiş Üstad:

--Cemiyet planında Büyük Doğu var! (Ve bakışlarını sonsuzluğa çevirip) Mânâ planında, bilmiyoruz, demiş...

Al sana hakikat, al san rüya;

İşte akıllılık, işte serhoşluk!

Ne kabul edersen et, kimi ararsan ara, kimi bulduysan bul ve kime kapılanırsan kapılan!!! artık...

Yine Efendi hazretlerinin şu sözlerini aktarır Üstad:

--Bu devrin velileri beş vakit namazını kılanlardır.

--Onun Ümmetine dua istiyorsunuz. Siz bana Onun Ümmetini gösterin, ben de size onların kurtulduklarının haberini vereyim!

--Bizim bu yerler kapatılmasaydı, buradan birkaç Abdülhalik Goncdevani gibi zat yetişirdi! 

ALLAH... ALLAH.

Yine O:

--Yarın hesapta ne amelime ne bir iyi işime güvenebilirim. Ancak:

Sadece ve sadece küfrün merkezindekine duyduğum buğzdan ümitliyim.

Mesele açıktır. Üstad çok şeyi kelimenin üstünde ve cümlenin satır aralarında söyleyip; eti zehir, yağı zehir, balı zehir bu alemden çekti gitti. Ve hattâ aktardı ve tekrar etti ki:

--İyi insanlar, iyi kadınlarını da yanlarına alıp; iyi atlara binip gittiler.

Yani anlayacağınız ne iyi insan ne iyi kadın ve ne de iyi bir at kaldı dünyada...

Çaresizlik içinde kaldık ve kıvranıyoruz!

-- Ey iyi insanlar nerdesiniz?  Ey hızır neredesin? Ve...  Ey mehdi, ey Ashab-ı Kehf, ey İsa aleyhisselam nerde kaldınız? Yerinize o kadar özenenler var ki, sormayın!

"Muhabbet vasıtasız erdirir!" (Muhyiddin- Arabi hazretleri - İman ve İslam Atlası sayfa 206, son satır, ilk baskıya göre söylüyorum.) Büyük Doğu'yu anlama istidadında olanlara takdim olunur.

Bilmeyen ne bilsin bizi, bilenlere selam olsun!" (Yunus)

Ağlayın; su yükselsin!

Belki kurtulur gemi.

Anne, seccaden gelsin;

Bize dua et! Ee mi. (Necip Fazıl)

Ağlayalım, ağlayalım çaresizliğimize ve acizliğimize... Ve büyük Üstad'ın öğrettiği gibi meccanen isteyelim isteyeceğimizi Rabbül Kadir-i MUTLAKTAN... Zira “O her şeyin, yerlerin ve göklerin de bir mislini yaratmaya Kaadirdir! O irade ettiği şeye ol, der ve o da hemen oluverir” (Yasin 81,82 âyet meali)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Telaş yok... - Sayı 127
Sağlam kulp... - Sayı 126
Gündüz, geceye muhtaç... - Sayı 126
Vasıtasız erdirici... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Su gibi aziz ol
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Gıda


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16702419
 Bugün : 2959
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 725628
 Bugün : 188
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 251
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim