Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hadiseler bakış
Gözlemci

  Sayı: 127 -

ASGARÎ ÜCRET TARTIŞMALARINA SON

Her yıl, aralık ayı geldi mi, asgarî ücret tartışmaları yapılır.

Tartışmalarla beraber zamlar da başlar. İktidar ile muhalefet ve sendikalar arasında söz düellosu sertleşir.

Toplantılar, boşa harcanan mesailer, zamanlar, emekler, paralar... Yıllardır… Tartışmalardan önce başlayan zamlar, asgarî ücret tespit edildikten sonra da devam eder.

Oruç kefareti, fakir doyurmak üzerine esaslandırılmıştır. Her zamana, her iklime, her mekâna, her topluma, her kişiye uygun… Tartışma yok, israf yok.

Asgarî ücret için de buna mümasil bir usul bulmak gerekir.

Asgarî ücret altın üzerinden tespit edilse…Bir defa yapılır, her yıl tekrar gerekmez, dolayısıyle israf olmaz.

Aynı endeksleme ekmek üzerinden de yapılabilir. (20.12.2024)

 

GELECEĞİ GÖRMEK BASİRETİ

“Yaşamaktan çok yoruldum, ölüp dinlenmek istiyorum!”

Gazzeli çocuk

“Yumuşak tükürük sakala zarar” denir; milletin seçtiği iktidar, 27 Mayıs 1960’da bir gece baskını ile tahtından indirildi. Darbeciler, lise ve muadili okul mezunlarının yedek subaylık hakkını kaldırdı ve bütün mezunları er olarak askere aldı. 1962 yılında Manisa’da askerim… Orada Allah’ın bir lütfu olarak tanıştığım bir zat, piyasadan temin edilemeyecek kitapları okumamı sağladı. El altından okunan yasak kitaplar sanılmasın. Her sahada olduğu gibi kitap alanına da hâkim olanlar, o eserlerin cemiyet meydanına çıkmasına engel oluyorlardı. Nerelere uzanan güce dikkat etmek lâzım Kitapların isimlerini görünce meseleyi anlayacaksınız.

Kitapların yazarı Cevat Rifat Atılhan… Bu konuda da, ufacık bir gayretle, yazarı ve kitapları hakkında fikir sahibi olunabilir. Çarşı iznine çıktığımda yazarla da dostluğu olan mübarek zatı ziyaret ediyor, okuduğumu verip yenisini alıyorum. 20 eseri bu şekilde okudum. İşte o kitaplardan birkaçı:

Yahudi Casusu Suzy Liberman

Gizli Devlet ve Fesat Programı

İğneli Fıçı

Türk Oğlu Düşmanını Tanı

Filistin Cephesinde Nili Casusları

Medeniyetin Batışı

Masonluğun İçyüzü

İsrail

İslâm’ı Saran Tehlike Siyonizm ve Protokoller

Atılhan’ın eserlerinin tezi şu:

Yahudi; inandığı safsataların azmettiriciliği ile dünya hâkimi olmak için var gücü ile uzun vadeli çalışıyor. Bu yolda her şey mübah, hattâ zaruri. Kendilerinden olmayanlar, her şeye müstahak. Bugün bu çarpık zihniyetin neler yaptığını görüyoruz. Diğer milletlerin aksiyon kabiliyetlerini sinsice çürüttükten, dünya genelindeki teşkilâtları ve devletleri; dünya çapında söz sahibi her sahadaki etkili kişileri kontrolleri altına aldıktan sonra nihaî darbeyi vuracak. Her ülkedeki yıkıcı, bölücü, zararlı faaliyetlerinden dolayı dünyanın hiçbir yerinde dikiş tutturamamışlar. Aralarındaki insaf sahipleri hakikati ifade ediyor: Yahudi yazar Kurt Munzer,1910’da yayınladığı “Siyon’a Doğru” isimli kitabında şöyle der: “Biz Yahudiler, bütün ırkların kanına girdik. Biz, her şeyi çılgın, bozuk, kokmuş ve bitmiş bir şekle soktuk. Savaşları hep biz körükledik”

O gün “komplo teorisi” diye alaya alınan Atılhan’ın tezinin ne kadar doğru olduğu, bugün herkes tarafından görülüyor. Kendileri de artık açık açık söylemekte beis görmüyorlar. Çünkü yüz yılı aşan bir çalışmayla insanlığın maddî ve manevî hamle kabiliyetlerini, hattâ reflekslerini dumura uğrattıklarından eminler. Şu bilgi, Siyonist faaliyetlerin ne zaman başladığı hakkında bir fikir verir: “Birinci Siyonizm Kongresi İsviçre'nin Basel şehrinde toplandı. 1896'da gazeteci Theodor Herzl, Yahudiler'in kendi devletini kurmasını savunan Yahudi Devleti adlı bir kitap yayınlamıştı ve kongrede kitaptaki fikirler tartışıldı.” (bbc.co.uk/turkish/ortadogu/1897.shtml

Ayrık otu, yonca tarlasında bir tohumcuk yer istemiş. Bu küçük isteğin yerine getirilmesinde beis görülmemiş. Ama bir süre sonra ayrık otu tarlayı istilâetmiş.

İsrail’in kuruluşundan 28 yıl önce, geleceğin İngiliz Başbakanı Winston Churchill bakın ne diyor: “Eğer bizim ömrümüzde Ürdün kıyılarında, İngiliz Tacı'nın himayesinde üç veya dört milyon Yahudi'den oluşacak bir Yahudi Devleti kurulsaydı, dünya tarihinde HER BAKIMDAN YARARLI OLACAK bir sonuç meydana gelmiş olurdu.” (8 Şubat 1920 Illustrated Sunday Herald; aish.com/inspirational-quotes-about-jews-and-israel/)

Kimlere neler söylettirebilmişler. Meselâ Rahip Martin Luther King, İsrail’in kuruluşundan 20 yıl sonra şöyle diyor: “İsrail'i, hatta bunu söylemekten bile çekinmem, dünyadaki EN BÜYÜK DEMOKRASİ ÜSLERİNDEN BİRİ ve neler yapılabileceğinin, çöl topraklarının nasıl bir KARDEŞLİK VE DEMOKRASİ VAHASINA dönüştürülebileceğinin muhteşem bir örneği olarak görüyorum.” (26 Mart 1968'de Hahamlar Meclisi'ne hitabı; aish.com/inspirational-quotes-about-jews-and-israel/)

Bu kişiler… Ve dünyanın her yerinde kovulan Yahudilere kucak açan, onlara yer, imkân, itibar ve kazanç sağlayan Sultan Muhteşem Süleyman… Bugün dünyaya gelseler, aynı sözleri söyler, aynı davranışı gösterirler miydi?

Bugün bazı faaliyetler yapmak, yazılar yazmak, sözler söylemek, irade kullanmak durumundaki sorumlular; yarın pişman olmamak için çok iyi araştırmalı ve düşünmeliler. İsrail’in zulmüne hardal tanesi kadar bilerek ve isteyerek yardım edenin iki dünyası da haraptır.

 

MADURO, MADARA…

Bir devlet başkanı, yatağında basılıyor ve kaçırılıyor. Hem de eşiyle birlikte...

Amerika’ya borçluymuş, petrolmuş, uyuşturucuymuş hepsi (doğru bile olsa) bahane… Hukuksuzluğa, haydutluğa kılıf… Bir devlet başkanı, söylediği sözlerden dolayı  cezalandırılıyor. Maduro şöyle demişti:

“Siyonist ırkçılar ve fanatikler Filistin halkını yok etmek istiyor. Ve tüm Arap halkını, tüm Müslümanları ortadan kaldırmak niyetindeler. Nazizm’den daha tehlikeli bir ideolojiyi yayıyorlar! Filistin halkından sonra sıra Araplara ve Müslümanlara gelecek. Ardından bizlere, yani Katolik Hristiyanlara yönelecekler. Çok geç olmadan Siyonist soykırımı durduralım!”

“Patrona” diklenenin, tetikçisi, işte böyle, haddini bildirir. “İbret-i âlem için”…  Ellerinde kelepçe, ayak bileklerinde pranga, ayaklarında terlik, gözleri bağlı, arkasında eşi…Gücümün karşısında diz çök!.. Akıllarınca itibardan düşürüyorlar. Tehdit, bütün devletlilere… İtibardan düşen madara olan, Madura değil, bu tehdidin kendilerine uzandığını anlamazlıktan gelen devlet ve hükümet yetkilileridir.

 

CİNAYETTEN BETER

İnsanın, annesini ve evlâdını öldürecek derekeye düşeceğine inanmıyorum; inanamıyorum. Cinayet, namussuzluk, hırsızlık ve benzerleri basit zabıta vakası gibi haberlerde yer aldığı halde inanamıyorum.

Annesini öldüren Tuğyan (taşma, coşma, su baskını; taşkınlık, coşkunluk; haddini aşma, azgınlık, serkeşlik) isimli kızla ilgili haberleri, (daha önce Narin ve benzer olaylardaki gibi) üzüntü ve dehşet içinde takip ettik. Filim seyreder gibi... Holivut’un “kusursuz cinayet” filmlerinden “intihal” bir “yerli filim” seyrediyoruz.

Daha yüz yıl önce, kapılara kilidi şöyle alelusul takıveren (dosta evde olmadığımızı bildirmek için) cinayet nedir bilmeyen bir millet; nasıl ve kimler tarafından bu hale getirildi düşünen yok. Çift kilitli kasalar soyuluyor, evlât anneyi öldürüyor, anne evlâdı… Televizyonlar dedektiflik bürosu… Anlı şanlı, kariyerli, itibarlı, mevkili, devletli akıldaneler, televizyonlarda sadece cinayetin nasıl ve kim tarafından işlendiğini konuşuyor. Ölmüşüz de ağlayanımız yok. Halimiz, tuğyandan da beter!

 

İTHAMLARA CEVAP VERMELİ

Bir ithama mâruz kalan, ilk önce o ithama cevap vermeli. “Altınları sen çaldın!” diye suçlananın, “başarılarımı kıskanıyorsun” diye asabileşmesi, bir çeşit itiraftır, zira “ben çalmadım” diyememiştir.

E. İmamoğlu ve şürekası ithamlara mâruz kalınca Ö. Özel’in yaptığı da aynen bu: “Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanacağımız anlaşılınca yolumuzu kesmek için yargı silah olarak kullanılıyor.” diye asabî çığlıklar atmak…

Diyelim ki Ö. Özel’in dediği doğru, yargı silâh olarak kullanılıyor. Öyleyse aynı silâhla mukabele et. Topla hukukçularını… İthamların boş olduğunu göster ve “gördüğünüz gibi yargı silâh olarak kullanılmak istendi” diyerek göğsünü gere gere haykır.

Ö. Özel’in ithamlara cevap vermek yerine, 4000 sayfalık iddianamenin “boş olduğu” yaygarası ile tek başına ortalıkta dolaşması, “ne yapayım hukuk yoluyla cevap mümkün değil, hukukçular da kaçınıyor” itirafından başka bir şey değil.

 

HABERİMİZ YOK

CHP’nin başına gelenlere bakın:

Su krizi…

Kooperatif krizi…

Toplanmayan çöpler…

Konserlere fazla fazla ödemeler…

Hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet, kayırma vs…

Bavul bavul taşınan açıklanamayan paralar…

Baklava kutularında yabancı para ile rüşvetler…

Şaibeli kurultaylar…

Say say bitmez… Hani böyle hallerin getireceği akıbeti ifade için “Başımıza taş yağacak” denir ya… Bu kadar felâkete başımıza taş yağmazsa iyi…

Dur bir dakika…

Heykel furyasını unuttuk… Parklar, bahçeler, meydanlar, köşe başları, güzergâhlar, bina önleri vs…

“TAŞ” yağmış da haberimiz yok…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Hadiseler bakış... - Sayı 127
Hadiselere bakış... - Sayı 126
Hadiselere bakış... - Sayı 125
Hadiselere bakış... - Sayı 124
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Öğretmen ve öğrenciye “okul sigortası” hakkı verilmiş. Pek yerinde, artık disiplinsizlik yüzünden okutmak da, okumak da “risk unsuru” taşır oldu. 
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Büyük camgözlerle yüzen karahindiba
Hakkın hâdimleri ve bâtılın vekâlet sava
Nereye kadar?
Ehl-i gönül
Nesl-i muazzez
Gül kokusu
Meçhule hitap
Gelecek sayı (127) konusu
Korkaklar
Hâramiler


Ali Erdal - Nereye kadar?
Kadir Bayrak - Mukaddes beldelere-2
Ekrem Yılmaz - Korkaklar
Ekrem Yılmaz - Nerdeyiz
Fatma Pekşen - Dağlara çen düşende
Dergi Editörü - Ben kazandım, biz ka...
Site Editörü - Vekâlet savaşları
Necip Fazıl - Yahudi (Terkip ve Te...
Necdet Uçak - Annem var güzel anne...
Necdet Uçak - Bu vatan bizim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (127) k...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gazze ateşkes görüşm...
M. Nihat Malkoç - Gördüm seni, gördüm ...
M. Nihat Malkoç - Gazze, ümmetin imtih...
Zaimoğlu - Gündüz, geceye muhta...
Zaimoğlu - Sağlam kulp
Halis Arlıoğlu - Hâramiler
Halis Arlıoğlu - Meçhule hitap
Ahmet Değirmenci - Geri verin
Ahmet Değirmenci - Kurban
Ahmet Değirmenci - İki ara bir dere
Büşra Duru - İslâmın meşalesi ile...
Remzi Kokargül - Malatya suskun, durg...
Murat Yaramaz - Şüphe
Murat Yaramaz - Amnezi
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Duruldum
Mahmut Topbaşlı - Cemre sancıları
Cahit Ay - Kimdendir
Cahit Ay - Ondördünde
Cahit Ay - Sana geliyor
Rıdvan Yıldız - Kaş ve bulut
Vahid Aslan - Adam olmaq derdi
Vahid Aslan - Günəbaxanlar
Emine Öztürk - Yolun sonu
Osman Akçay - Büyük camgözlerle yü...
Mustafa Makas - Vesâyet savaşları
Yaşar Akyay - Hakkın hâdimleri ve ...
İbrahim Durmaz - Kızılelma
Mehmet Emin Armağan - Nesl-i muazzez
Mehmet Emin Armağan - Ehl-i gönül
Mustafa Kozlu - Mutluluk
Uğur Utkan - Hz. Ebubekir Sıddık
Kemal Çerçibaşı - Bir yıldırım çarptı ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16639517
 Bugün : 3772
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 720685
 Bugün : 369
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 208
 126. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim