Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3731 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Hiç bir şey ESKİSİ GİBİ olmayacak
Mustafa Kınıkoğlu

  Sayı: 64 - Nisan / Haziran 2010

Binlerce yıldır devam etmekte olan insanlık tarihi, son birkaç asır içinde çok keskin kırılmalar, değişiklikler yaşadı.  Sanayi devrimi, büyük imparatorlukların yıkılması, milliyetçiliğin ön plâna çıkması, teknolojik gelişmeler, bilek gücünün yerini aklın alması vs...

Bir Allah dostunun, Maide suresinin 54. ayetinde belirtilen topluluklardan biri olarak gördüğü, yıllar boyunca İslâm'ın bayraktarlığını yapmış Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye de bu değişmelerden payını almıştı.

En büyük etki tabiî ki milliyetçilik akımları ile birlikte farklı milletlerden olanların başlattıkları organize isyanlar ve devletin birçok noktadan zayıflatılması ve sonunda... Yıkılması diyemiyorum, çünkü genç Türkiye Cumhuriyet'i gökten zembille inmedi, Osmanlı'nın yaralı çınarından filizlendi.

87 yıllık Cumhuriyet'in, yüz küsur yaşını kutlayan kurumlarının sayısı az değildir.  Yeni kurulan devletin Osmanlı'dan kalan borçları ödemesi de bu fikri pekiştiren ayrı bir örnektir.

Dünyada son bir iki asırda yaşananlar gibi, genç cumhuriyetimizde de son bir kaç yıl içinde büyük değişimler yaşandı. Sebepler bakımından ne sanayi devrimine, ne milliyetçiğin artmasına benziyor ama sonuçlarına baktığımızda en az onlar kadar önemli sonuçlar doğuracak gibi ülkemiz açısından...

Neler olduğuna kısaca bakarsak: İlk olarak darbe günlükleri gündeme gelmişti. Nokta dergisi tarafından gündeme getirilen darbe günlükleri haberi sonrasında, Nokta, sermayedarı tarafından kapatıldı. Şimdilerde Taraf gazetesinin cesaretine ve devamlılığına bakınca, kısa sürede değişen güç dengesini çok açık görebiliyoruz. (Askerliğim sırasında, darbe günlüklerini yazdığı iddia edilen emekli komutanın makamının bulunduğu binada subay olarak nöbet tutardım. O sırada o günlükler yazılıyor muydu acaba?)

Nokta'nın kapatılması ile yine her şey eskisi gibi olacak derken malûm dava başladı. Deliller, tutuklamalar, gizli tanıklar... Bir anda ortalık toz duman oldu.

Davanın uzaması, eleştiriler, tutukluluk süreleri, hastalıklar gibi konular yüzünden davanın ciddiyeti düşürülmeye çalışılsa da, ıslak imza ve balyoz plânı ile ilgili gelişmeler artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını gösterdi herkese.

Artık muhalefet bile, her ne kadar siyasî bir yaklaşım olsa da, 80 ihtilâlinin müsebbiplerinin yargılanması gerektiğini söylüyor.

Bir yandan askerî açıdan normalleşme sürerken, diğer tarafta hükümetin güneydoğu sorunu ile ilgili çözüm çabaları gündeme geldi: “Açılım”.

İki konu keskin çizgilerle birbirinden ayrılmıyor, hattâ dava dosyalarındaki iddialara bakılırsa kesiştikleri çok yer var.

Güneydoğu sorununun memleketimize maddî manevî ne kadar zarar verdiğini tekrar belirtmeye gerek yok.. Bu nedenle bu “açılımdan” ümitliyim, ümitli olmak istiyorum. Yıllardır sonu gelmez biçimde yapılan mücadele ile -belki de bilinçli olarak- bir yerlere varılamıyor. O yüzden bu niyeti önemsiyorum. Siyasetin bu düşüncemle ilgisi yok, Allah bilir, iktidarda CHP olsa (olmaz ya) o bu şekilde samimî bir gayrete girse, onları da desteklerdim.

Bu konu gerçekten çok hassas... Hayatların söz konusu olduğu bir yerde, üçüncü kişilerin söz söylemesi hiç kolay değil. Acılı bir annenin gözlerindeki bir bakış sizi allak bullak etmeye yeter, ama bu tür sorunlar duygusallıkla çözülemiyor.

Osmanlı'nın nüfusunun yüz milyonu aştığı zamanlarda bu nüfusun yaklaşık yüzde onunun Türk olduğunu duyduğumda şaşırmıştım. Herkes huzur içinde yaşıyordu, Osmanlı'nın çıktığı topraklarda şimdi onlarca devlet var ve her birisi sorunlarla boğuşuyor. Her şeyde olduğu gibi burada da dengenin tutturulması çok önemli... Herkesin vatandaşı olduğu devlete karşı bazı hakları vardır, bunlarda sorun varsa iyileştirilmelidir ancak devletin de vatandaşın üzerindeki hakları unutulmamalıdır. Osmanlı, vatandaşlarına gerekli olan hakları verirken devletin hakkını da gözetmiş, bu hakların gözardı edildiği yerlerde gerekli önlemleri kesin olarak almıştı.

Şu anki durumda bunu sağlamak keşke bu cümleleri yazmak kadar kolay olsa... Olmadığı çok açık, iki ucu keskin bıçak adeta... Başarıldığı takdirde ülkenin geleceği noktayı hayal ederseniz, neden yıllardır bu belânın memleketin başına sarıldığını daha iyi anlarsınız.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
"O"... - Sayı 99
Necip Fazıl hakkında iki ... - Sayı 92
Bir Derviş Sultan Ulu Hak... - Sayı 91
Dua, kulun acizliğini gös... - Sayı 89
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


ACI-YORUM nedir?
Bugün toplumumuzda, özellikle düşünce alanında aksayan yönler ve anlamsızlıklar var.
ACIYORUM, bu aksaklıkları ve anlamsızlıkları, sadece fikirle en can alıcı yerinden, en vurucu sözlerle, yanlışlıkların mantıksızlıklarını yakalamayı usul bilerek, en doğru yargıları, hiç itiraza yer vermeyecek şekilde ifade etmeyi ve daha sonra düzeltmeyi yapacak olanlar için fikri çözüm yolları açmak düşüncesinin ifadeye dökülmüş şeklidir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15888981
 Bugün : 7124
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 669050
 Bugün : 70
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim