Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3166 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

BİR ŞİİR, BİR NESİR
İsimsiz

  Sayı: 44 - Nisan / Haziran 2004

Kardelen yazarları, kitap neşri bakımından adeta birbirleriyle yarışıyorlar. Son bir yıl içinde aşağı yukarı her sayı en az bir kitap neşri haberi verir olduk.

Son olarak tefekkür yazıları ile tanıdığımız Ekrem YILMAZ, şiirlerini ÇİZGİNİN ALTI ismi ile neşretti.

Kur’ân-ı Kerîm’i okumak ve onun ahengi konularında dergimizde yazıları neşredilmiş olan Hafız Mustafa KAVURMACI, çeşitli yayın organlarında neşredilmiş bulunan yazılarını GÖNÜL SOHBETLERİ adı altında kitaplaştırdı.

Yazarları tebrik eder, yeni eserlerle başarılarının devamını temenni ederiz.

 

CUMA

Cumayı bayram bildik

Haydi yapın iyilik!

Yaradan’a eğildi,

Aynı anda hep birlik.

 

Zikir, ibadet, dua…

Bir sembol oldu Cuma…

Cemiyette içtima

Gönle düşer bir şua…

 

Ruhu kaybedince biz,

Görüşmedik ikimiz!

Hüzünlüyüz hepimiz,

Buluşmazsak bir Cuma!..

Ekrem YILMAZ

 

ÇİÇEKLERİN DİLİ

Mustafa KAVURMACI

Çiçekler bazen dilimizin izah edemediği, kelimelerin yetmediği zamanlar hislerimize tercüman olurlar. Bazen bir tek gül, lâle, karanfil sevgiyle dolu bir kalbi anlatmak için sözlerden daha etkili olurlar.

Çiçekler bize çok yakın dosttur. Bu kadar yakınımızdaki dostlarımızı tanımıyorsak kâinat kitabını nasıl okuruz. Nitekim İsra Suresi 44. ayette “Allah’a hamd etmeyen, O’nu tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur” deniliyor.

Çiçeklerin; gül, lâle, karanfil, sünbül, leylâk, zanbak, menekşe, orkide, kardelen gibi çok çeşitleri yanında bir de kendi cinsleri arasında kırmızı, beyaz, siyah, penbe, sarı gibi renk çeşitleri vardır.

Bunlardan gül zaman zaman lâle ve karanfil gibi zorlu rakipleriyle mücadele etmişse de saltanatını halen korumaktadır.

Ben bugün sadece gül ve lâle hakkında özet bilgileri köşemize sığdırmaya çalışacağım.

Kırmızı gülü seven Peygamberimiz:

“Kırmızı gül, Allah’ın ihtişamının bir tezahürüdür” buyurmuştur.

Çiçekler ilâhî kasidelere de çoğu kez konu olmuştur.

“Gül yüzünü rüyamızda görelim ya Resulallah;

Gül bahçene dünyamızda girelim ya Resulallah.!

Gül halk ve divan edebiyatının en önemli malzemesi olmuştur. Aşk, sevgi, güzellik gül ile izah edilmektedir.

Gül ile bülbül ayrı düşünülemez. Güle aşık olan bülbül güle konarak şakımaktadır. Bülbül en yanık nağmelerini gül dalında, gül için seslendirir.

Gül aşkın her çeşidinde sevgiliyi temsil eder. Kısa ömürlü oluşu da çok teşbihe konu olmuştur. Ozan şöyle diyor:

“Gül açılır yaz olur,

Güzellerde naz olur;

Ben yârime gül demem,

Gülün ömrü az olur.”

F

“Gülü seven dikenine katlanır” tabiri ise savunma ve cazibe ile birlikte oluşundandır. Güzelin savunmaya ihtiyacı vardır. Sevgisinde samimi olmayanlara karşı gül dikeni ile kendisini savunur.

Eskiden kızlara içinde gül bulunan isimler verilirdi. Gülay, Gülizar, Gülruh, Gülşah, Gülşen, Gülendam, Gülgün, Şengül gibi… İnsanlar bu isimler karşısında kendisini saray bahçesinde sanırdı. Hattâ eskiden sokaklara da lâle, sünbül, zambak gibi isimler verilirdi.

Sohbetimiz burada noktalarken her birinizin ömrünün baharlar ve çiçekler gibi geçmesini dilerim.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Giden-Kalan... - Sayı 100
Dil üzerine söylenen sözl... - Sayı 94
Dilinizi eşek arası soksu... - Sayı 94
ACIYORUM... - Sayı 68
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17494109
 Bugün : 639
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833673
 Bugün : 50
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 219
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim