Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     7426 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Eğitimin dinamik yapısı
Vural Gündüz

  Sayı: 72 - Nisan / Haziran 2012

İnsanın öğrenme süreci, insanlığın var oluşuyla başlayan bir süreçtir. İlk dünyaya geliş anından itibaren öğreniriz. Yani doğumdan ölüme kadar yaşadığımız her an öğrenmeyle devam eder. Öğrenme işimizin bir kısmı planlı bir kısmı ise rastlantı sonucu gerçekleşmektedir. Öğrenme yöntemi olan planlı öğrenme şekli, belli bir örgütsel yapı içerisinde gerçekleşmektedir. Örgütlü yapı içerisinde zaman içerisinde elbette ki sorunlar olmuştur, olacaktır. Eğitimin örgütlenmiş yapısında zaman zaman günün değişen ihtiyaçları bağlı olarak sorunlar yaşanacaktır ve bunu aşmak için kendi içinde çareler araması da yadırganmamalıdır.

Eğitim sorunu yüzyıllardan beri her ülkenin olduğu gibi ülkemizin de en önemli sorunu olarak görülmekte, ancak bu konuda alınan önlemler hiçbir zaman yeterli olmamaktadır. Bu durum, sorunun kaynağı konusunda yanlış önermeler kurulmuş olduğu düşüncesini akla getirmektedir.

Türk milli eğitiminin temel sorunları denince akla ilk gelenler; okul sayısının azlığı, öğretmen başına düşen öğrenci miktarının fazlalığı, araç-gereç yetersizliği, öğretmen yetiştirmedeki sorunlar, öğrenci başarısızlığı gibi konular gelmektedir. Elbette bu sorunlar eğitim sistemimizde önemlidir. Fakat bunların dışında başka sorunların olması da muhtemeldir. Bunları da kısaca belirtecek olursak; okul içi ve dışı etkenler, öğrenciyle ilgili konular, eğitim programlarıyla ilgili değişkenler gibi nedenler de öğrenmeyi dolayısıyla eğitim etkinliklerini etkileyen faktörlerdir.

Okullarda yeni bilgi ile mevcut bilgiyi bütünleştirerek anlama, sentez yapabilme, olguları yorum yapabilme gibi üst düzeydeki becerilere yer verirken bölgesel ekonomik sosyal ve kültürel farklılıklar göz önünde bulundurulması her eğitimci için öncelikli konu olmuştur. Zihinsel gelişme için bilgilerin, anlama, kavrama ve uygulama düzeyinde gerçekleştirilmesi önem taşımaktadır. Bu amaçla, sınıftaki öğretimin niteliğini artırıcı öğrenme yaşantılarının geliştirilmesine gerek vardır.

Eğitim, toplumu oluşturan bireylere bilgi ve beceri kazandırmanın ötesinde, onların topluma verimli, sağlıklı bir biçimde uyumlarını ve milli değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması sorumluluğunu üstlenir.

Eğitimin sorunlarını ülkenin genel sorunlarından ayrı düşünmek; ekonomik, sosyal, kültürel, bilimsel ve psikolojik sorunlarından bağımsız olarak ele almak mümkün değildir. Bu sorunların çözülmesinde en büyük pay yine eğitime düşmektedir.

Çağımızdaki hızlı bilimsel ve teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği değişimler eğitim kavramına da yeni boyutlar eklemiştir. Eğitimin toplumsal, ekonomik, psikolojik, sosyolojik, felsefî, teknolojik v.b gibi yönlerinin araştırılmasına; millî yapımıza uygun programların geliştirilmesine ve doğru planlanmasına duyulan ihtiyaç artmıştır. Genç ve dinamik bir yapıya sahip nüfuzumuz bize hızlı çözümler üretmeye yöneltmiş, geleceğe yönelik beklentilerini artırmıştır.

Eğitime önem veren toplumlar, huzur ve kalkınma için gereken en önemli yatırımı yapmış sayılırlar. İyi bir vatandaş, ancak iyi bir eğitim sayesinde yetiştirilebilir. Her yenileşme hareketinin başarısı, eğitim alanındaki başarıya bağlıdır. Yalnız kanunlardan oluşan bir sistem olarak değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olarak demokrasiyi kurmak, özgürlüğün nimetlerinden yararlanmak eğitimin temel hedeflerinden olmalıdır.

Geleceğin teminatı gençlerin milletimizin maddî ve manevî değerlerine saygı duyan ve sahip çıkan, disiplinli, sağlıklı düşünen ve araştıran, tartışan, bilimsel düşünceye inanan, kendine güvenen, ülküleri olan nesiller olarak yetiştirmek Türk Milli Eğitiminin temel azmi ve hedefi olacağı kuşkusuz hepimizin beklentisidir. Bu noktada dünyadaki gelişmeler ışığında eğitime ayrılan zaman ve kaynak hiç kuşkusuz milletimizin yararına olacaktır. Eğitimde sorunlarımız olacak ama sorunlarımıza üreteceğimiz çözümlerle bunları aşacağız.

Bilgiyi ezberleyen değil, bilgiye ulaşabilen ve ulaştığı bilgiyi kullanarak yeni bilgiler üretebilen insanlara ihtiyacımız var. Uygarlık yarışında zeki olmak yetmez; bilinçli ve programlı çalışmak gerekir. Bu elbette gerekli ama asla yeterli değildir. Çünkü verilecek eğitimin vatan ve millet sevgisiyle bütünleşmesi, yetişecek neslin fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür olması gerekir.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Çamurdan kale... - Sayı 97
Boya sandığı... - Sayı 96
Öğretmenin anı defterinde... - Sayı 91
Türk milleti darbeyi ezmi... - Sayı 90
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


*Eskiden Allah için verilen selam, artık “rüşvet deyü” veriliyor.
*İnsanlığın ölçüsü olan selamlaşmak, kaybolalı beri, çevrede insan görmek zorlaştı.
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Ümitle
Kimseye sözüm var
Kardelenin 15 Temmuz 2016 Bildirisi


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17491962
 Bugün : 4184
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833403
 Bugün : 281
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 143
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim