Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4360 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Fetih Ruhu
Turgay Ertem

  Sayı: 52 - Nisan / Haziran 2006

Fetih; açmak demektir. Fethedilen bir yer, İslâm’a açılır. İslâm dininde Allah’ın ve Peygamberi’nin rızasına en uygun olan hususlardan biri de, bir bölgenin veya bir yörenin İslâm’ın tebliğine açılması, serbestçe İslâmî değerlerin anlatılabilmesi ve yaşanabilmesidir. Böylece FETİH gerçekleştirilmiş olur. Bu mümkün oluncaya kadar yapılan mücadeleye CİHAD, bunun gerçekleştirilmesine ZAFER denir.
Gerek Peygamberimiz zamanında gerekse daha sonraki devirlerde bir yerin fethedildiği veya kendi isteğiyle İslâm’ı kabul ettiği haberi İslâm dünyasına ulaştığında şükür secdelerine varılır, Allah’a hamd ü senalar edilir, sevinçle karşılanırdı…
Denize ulaşan Sultan Melikşah, kılıcını çekmiş denize doğru atını sürmüş ve şöyle seslenmişti: “Ya Rabbi senin yüce adını duyurmak için çıktığım bu gazada önüme bu derya çıkmasaydı ömrümün sonuna kadar atımı sürmek isterdim.” İşte bu ruh İslâm’ın Türk Milleti’ne kazandırdığı ruhtur.
İstanbul’un fethinde aynı ruh, sevgili Peygamberimiz’in müjdesi ile daha da güçlenerek çağ açan çağ kapayan muhteşem bir fethe dönüştü. Allah,Türk Milleti’ne İstanbul’un fethini nasip etti. Oysaki müslümanlar Peygamberimiz’in övgüsüne kavuşabilmek için (“Konstantiniyye elbette fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel askerdir. Onu fetheden komutan ne güzel komutandır.”) İstanbul’u defalarca kuşatmışlardır. Bu olayı Hıristiyan âlemi, halâ içine sindirememiştir. Avrupa’nın hayalinde bir gün Kontantinapol’u ele geçirmek vardır. Çanakkale Boğazı’ndan girerek İstanbul’a ulaşmaya çalışan ve 18 Mart 1915 de boğazın sularını boylayan donanmanın hayali de aynıydı. Bu savaşlarda Türk Milleti’ne, Mehmetçik’e Çanakkale destanını yazdıran da, aynı ruhla yapılan müdafaadır.
Milletimiz bu ruhunu hiçbir zaman kaybetmedi çok şükür. Ancak, bizi idare edenlerin özellikleri, dış etkenlerle ruh kökümüzden uzak değerlendirmeler yüzünden milletimizin bu özellikleri inkıraza uğradı. Kullanamamasına yol açtı. Böylece Türk Milleti ile beraber İslâm dünyası da “fetret devri” ne girdi.
Yirmi birinci yüzyıl, Allah’ın izni ve yardımı ile müslümanların bu fetret devrinin, sona erdiği, bütün dünyada (Bosna’da, Arnavutluk’ta, Afganistan’da, Cezayir’de, Filistin’de, Sudan’da, Çeçenistan’da, Karabağ’da, en son Irak’ta) çektiği çilelerin son bulduğu günlere gebedir. Bunun önemli âlametleri var. Yeter ki biz aramızdaki fitnecilere, münâfıklara, bizden olmayanlara dikkat edelim. Onların yaygaralarına aldırmayalım.
Düşünün ki gelişmiş ülkelerde beş milyona yakın insanımız yaşıyor. Bu insanlarımız Türkiye’den, devletinden doğru dürüst bir ilgi görmediği halde, yine de milletine, devletine, bağlılığını sürdürmüş ve sürdürmektedir. Otuz binden fazla üstün zekâlı, kabiliyetli ve başarılı insanımız Dünya’nın ileri ülkelerinde (mecburen) yaşamakta ve o ülkelerin kalkınmasına hizmet etmektedir. Onlar bizim yurtdışındaki gönüllü elçilerimizdir. Diğer yandan dünyanın dört bir tarafındaki okullarda, binlerce gencimiz ve öğretmenimiz Türkiye’yi, Türk insanının gerçek özelliklerini en iyi şekilde temsil etmeğe, öğretmeye ve tanıtmağa çalışıyor…
İnşallah Allah nurunu tamamlayacaktır, kâfirler istemese de…Nisan 06

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : mavi?    13.05.2007
Yorum : allah razı olsun ınsana moral veriyorsunuz gerçek kimliğimizi öne çıkarıp karamsarlıktan kurtarıyorsunuz.bizim böyle yazılara ihtiyacımız var.kim olduğumuzu hatırlamalı ve bu kimliğe layık olmalıyız.tebrik ederim.Allah yar ve yardımcınız olsun.





 
Benim de söyleyeceklerim ... - Sayı 92
Çanakkale şehitlerine ith... - Sayı 84
Ertuğrul bey ve Osmanlı s... - Sayı 84
Türk milletinde devlet ve... - Sayı 82
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16914975
 Bugün : 3429
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 747335
 Bugün : 744
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 934
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim