Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3713 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"Ümmetim kötüde ittifak etmez"
Ali Erdal

  Sayı: 84 - Nisan / Haziran 2015

“Ümmetim kötüde ittifak etmez!” Böyle buyuruyor İnsanlığın Ufku (sav)… Nitekim milletimiz; telkin, tehdit, baskı, propaganda ve reklâm imkânlarına rağmen sahteye, yanlışa topluca itibar etmemiştir. Yine aynı hikmete uygun olarak hiçbir bilgi olmasa da, gizli antenleri ile yanlışları ve doğruları hisseder, sevilmesi gerekeni bilir ve itibar eder.. Birincisine örnek Ulu Hakan Abdülhamid Han, ikincisine örnek de Kayı Boyu Beyi Ertuğrul Gazi…

Konjonktürün ve resmî görüşün “sevmeyeceksiniz!” dayatmasına rağmen Abdülhamid’den milletimiz, nefret etmedi. Hattâ hakikatinin ortaya çıkma nispetine göre nefret emredenlerden, nefret etti.

Ertuğrul Gazi hakkında tarihte verilen bilgi bir cümlelik iken halk alâkası Himalaya dağları kadar… Bilgi şu: “Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin babası”… Bir de milletin gösterdiği alâkaya bakın:

24 Oğuz boyundan birinin beyi… Üstelik son beyi… Buna rağmen yeni kurulan devletin ilk hükümdarından, yani oğlundan, hattâ bütün neslinden daha fazla itibar gösterdi millet ona. Ve ona göre andı… Bu sene bu anmaların 734’ncüsü yapılacak. Yani oğlunun kuracağı devletten 18 yıl önce başlamış törenler, ölümünden bugüne onu anmak olarak devam ediyor… Asırlardır... Büyük bir merkezde olmadığı halde… İlâhî organizasyon hac istisna edilirse Ertuğrul Gazi’yi anmaya benzer organizasyon yok… Dünyada halk alâkası sayesinde ayakta duran en uzun anma töreni. Mum yakmak ve benzeri batıl davranışlarda bulunmadan halk, sanki yaşayan bir devlet başkanını ziyaret ediyor. Törende ikram edilen pilâvın şifalı olduğuna inanılıyor. Her biri ayrı ayrı onu gölgede bıraktıracak bunca vakıaya rağmen… Avrupa’ya geçiş… Savaşlar, zaferler, hezimetler… İstanbul’un fethi… İhtilâller, inkılâplar… Tanzimat, meşrutiyet, cumhuriyet... Tek parti diktası… Çok partili hayata geçiş… Kurulan, kapanan, eriyip giden partiler… Köklü değişiklikler olmuş ama millet ona ilgiden vazgeçmemiş. Kendisinden sonra 36’sı padişah, 12’si cumhurbaşkanı 48 devlet başkanı gelmiş, geçmiş... Oğlunun kurduğu devlet yıkılmış, yenisi kurulmuş... Hem memleketimizde, hem Türklük dünyasında hem de yurt dışında, bunun için her şart uygun olduğu halde, mahallî bir figür olarak görülmemiş.

Ona veli demiyor milletimiz, ama veli saygısı gösteriyor. Türbesini ona göre ziyaret ediyor.

Bizce bu derece derin ilginin sebebi… Milletimizin onu ruh kökünün merkezinde görmesi... Millet atomunun çekirdeği...

Müslüman olduktan sonra, gittikçe yücelen Türk cemiyeti, onu “Müslüman Türk” kimliğinin örnek tipi (modeli) gördü. Üstün ve yüce örneği değil… Mutabakata varılmış ortak (model)... Onun alâmet-i farikası, remzi, damgası, arması... Türk’ün (orijini)... (Prototipi) diyeceğim, (model) ve (örnek) kelimeleri gibi ifade etmek istediğimi o da tam karşılamıyor. Ama başka kelime yok veya ben bilmiyorum. Öylesine bir mutabakat ki, bugün her fikrin binbir fraksiyona ayrıldığı, şucuların bucuların ortalığı doldurduğu, yok resmî görüş, yok resmî görüşü yıkmak isteyenler... Bu kadar parçalanmışlığa rağmen hiçbirinin Ertuğrul Gazi’ye itirazı yok.

Milletimiz onu; şahsiyetimizi tam kazanınca, kavmî özelliklerimizle yeni kazandığımız ruhun, yani İslâm’ın kaynaşmasının en güzel kıvamı gördü... Millet hayal görmedi... O, oldu; millet de gördü... İnsanlar toplu olarak hayal görmez; topluluğun ortak hasreti, ortak destanı olur, ortak kahramanları olur.

Milletimiz onun şahsında, devlet millet kaynaşmasının ideal örneğini buldu. Neslinden gelenleri haşmetli unvanlarla andığı halde, ona “bey” bile demedi; o kadar yakın buldu kendine... Asker arkadaşı gibi, adını söyledi. Sadece “Gazi”lik gibi bir unvanla, yani Müslüman Türk kimliğinin en üst değerlendirmesini, şehitliğin arkadaşını getirdi isminin yanına... Sadece Ertuğrul Gazi... Şu inceliğe bakın… “Bey” diyerek, aşiretin başı hüviyetini ön plâna çıkarmadı. Onunla kendisini özdeşleştirdi.

Ertuğrul Gazi, 7000 kilometrelik ve 3 asırlık yürüyüşten sonra, devletin kurulacağı yerde karar kılan, “Müslüman Türk” kimliğinin ideal kıvamını şahsında yaşatan kişi... Millet, bunu gördü ve buna ilgi gösterdi, göstermekte…

 

Fikirde, inanışta, yaşayışta herkesin evet diyeceği ortak tip... Millet bunu gizli antenleriyle sezdi ve bunu 700 yılı aşkın zamandır bu törenlere akarak “Ben buyum, benim ruh köküm burada ve ben bu ruha bağlıyım!” diye haykırmaktadır. Onu anmak ruh köküne bağlılıkla bir… Felâketlerimizin müsebbibi, bunu ve benzerlerini idrak edemeyenlerdir.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Bu bayrağa basılmaz, bası... - Sayı 129
Ne zamandan beri... - Sayı 128
Dün sadaka taşı, bugün mi... - Sayı 128
Sağlık sisteminin şifresi... - Sayı 127
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


“Yeni Dünya Düzeni” diye bir şey attılar ortaya… Ondan sonra ne ses çıktı, ne soluk… “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri, boşluğun sessizliğini dinlemek gibi bir şey mi acaba?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17668143
 Bugün : 1731
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 873668
 Bugün : 879
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1118
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim