Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     150 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Sağlık sisteminin şifresi
Ali Erdal

  Sayı: 127 -

https://kardelendergisi.com/images/127/img2.jpeg

Eğer bütün insanlığa İKİ CİHAN SAADETİ kazandıracak bir fikir ve iman manzumesi varsa… Onun her rüknü ile bir hayat nizamı kurulabilmeli. Bu, bütün rükünlerinin birbirine uyumlu ve irtibatlı olduğunu gösterir. Birbirini kıran değil, birbirinin işleyişini sağlayan dişliler… Ve bu, onun doğru fikir ve iman manzumesi olduğunun matematik işlemindeki gibi sağlamasıdır.

Meselâ bir grup insanla ıssız bir adaya düştünüz, elinizde sadece “kendin için istediğini, başkaları için de iste ve kendin için istemediğini, başkaları için de isteme” hadisi var. Onunla orada bir hayat nizamı, hattâ devlet nizamı kurabilirsiniz. Zira elinizde her adımınızı isabetle atmayı sağlayacak bir “yol gösterici” var. İslâm’ın her rüknünde, –evet her rüknünde– suya atılan taşın dışarıya doğru halkalar yayması gibi sonsuz tefekkür ve uygulama imkânı var. Tohum içinde tohumlar... Sadece bu hadis bile bunu ispata yeter. Okulunuzu, mahkemenizi, evinizi, sokağınızı, insanınızı, muaşeretinizi, kısaca her şeyinizi ve her sahayı her biri ile ihya edebilirsiniz.

İslâm’ın dışında hiçbir imanda, fikirde, sistemde bu imkânı bulamazsınız. Bilâkis düsturları birbirini nakzeder. Meselâ kapitalizmanın “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” düsturu ile nizam kurmak bir yana, kargaşa olur. Baş düsturu bile kaos kaynağı… Bir ölçü getirmiyor, sadece nefsleri pohpohluyor. Bu asırda… Dünyada hayata, hem de hayatın her sahasına, kapitalizma hâkim. İnsanlığın hali de ortada,… Dünya buhranının birinci sebebidir kapitalizma.

İslâm’ın her rüknü ile bir nizam kurulabilir demiştik… Meselâ sağlıkla ilgili İslâm’ın birkaç prensibini ele alalım… 

“Acıkmadan yeme, doymadan kalk” hadisine itaat ederek, obezite problemini çözebilirsiniz. Kendinizde, ocağınızda, vatanınızda, dünyada… Bütün insanlığın buna itaat ettiğini düşünün... Bunun başka sahalara yayılacak faydalarını da göz ardı etmeyelim. O zaman ona riayet etmemenin zararı daha iyi fark edilir. Terazinin yaylarını fırlatacak kadar göbekli bir diyetisyen, ne kadar inandırıcıdır? Veya ne bulursa tıkınan, sofradan kalkmak bilmeyen bir öğretmen?...

İnsanlık; “Âdemoğlu, midesinden daha şerli bir kap doldurmamıştır. Âdemoğluna belini doğrultacağı kadar birkaç lokma yemesi yeterlidir. Şayet yiyecekse, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içeceğe, üçte birini de nefesine ayırmalıdır” hadisine uygun yese içse… Nefsinin esiri olmasa… Sanki Gazze’de açlıktan ölen çocuklara inat yapılan… İştah azdıran programlar, diziler, reklâmlar, söylemler rağbet görmez… Onları, halkın “kalbindeki buğz” çöp sepetine atar. Kalorim eksik şunu yiyeyim, moralim bozuk takviye gıda alayım, falan vitamine şiddetle ihtiyacım var şu şu gıdaları çok yemeliyim, sağlığım için sık sık yemeliyim bahanelerine, yemek yeme hırsını tatmin için sığınılmaz… Şifa ümidini istismar ederek, hastalıkları “stabil” tutturtarak ceplerini şişiren ilâç firmaları ortaya çıkamaz. Zayıflatma furyaları, zayıflatma iddiacısı soyguncular ortaya çıkamaz. Mide küçültme gibi ameliyatlar bilinmez. Yaşamak için yiyen insanın zarâfeti karşısında, yemek için yaşayan ne kadar tiksindiricidir. Midesini ateşle doldurmayan insanların cemiyetinde sağlık ocakları, “hastahane” değil, “şifahane”dir.

İnsan, İslâm’ın emrettiği gibi temiz ve helâl gıdalarla beslense… Dünyada buhranlar, cinayetler, kazalar, hırsızlıklar azalır… Hele bir de Allah’ın adı ile yerse… Sadece İslâm dünyası bu seviyeye erse, kazanacağı heybet; cinayet şebekesi devleti, kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştırtıp oturtur.

Peygamber Efendimiz buyuruyorlar: “İnsanın en büyük düşmanı nefsine (heva ve hevesine) uymasıdır.” Anlaşılıyor ki, bütün mesele NEFSE HÂKİM OLMAKTA ve bunun rejimini cemiyete hâkim kılmakta.

“Nefs” kelimesi Arapçadan başka hiçbir dilde yok... Bu demektir ki; “nefs” idraki, dolayısıyle kelimesi, dolayısıyle onunla mücadelenin rejimi, sadece İslâm’da var.

“Bir cihaddan dönüşte, atlarının üstünde Allah'ın Resulü yürürlerken yanlarındaki ashaba şöyle buyururlar:

‘–Şimdi cihad-ı asgardan geliyoruz ve cihad-ı ekbere gidiyoruz.’

Sorar biri:

‘–Ey Allah'ın Resulü, cihad-ı ekber nedir?’

‘–Tek insanın kendi nefsiyle boğuşması...’

Yani milyonluk orduların, milyonluk ordularla, milletlerin milletlerle boğuşması cihad-ı asgar (küçük cihad)... Bir adamın kendisiyle boğuşması ise cihad-ı ekber (büyük cihad)... Bu da bütünüyle tasavvuftur. Bilenler ve nefsini tanıyanlar için nefse karşı cihad...” (Batı Tefekkürü ve İslâm Tasavvufu, Necip Fazıl; s. 111)

Hülâsa… Atasözümüzün dediği gibi, “HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK”; –her şeyin olduğu gibi– SAĞLIĞIN DA SAĞLIK SİSTEMİNİN DE “ŞİFÂSI” İSLÂM’DA!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Sağlık sisteminin şifresi... - Sayı 127
Nereye kadar?... - Sayı 126
Yolculuk... - Sayı 125
Büyük depremin öncüleri... - Sayı 125
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Nüfuz plânlaması diye bir şey tutturmuş gidiyorlar.
Ülkedeki kazalar, ihmaller ve terör sebebiyle ölenler hiç hesaba katılmıyor.
İnsanımızda bu ibret almamak, hükümetlerimizde bu beceriksizlik olduğu sürece bırakın planlamayı, nüfusu teşvik etmeleri gerekmez mi?
Yoksa bunca ölüme karşı bu tedbirsizlik, nüfuz planlamacılarının işi mi?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Yan gözle bakmadı kır çiçeklerine bile
Gıda
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16860225
 Bugün : 1541
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 739943
 Bugün : 183
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 554
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim