Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2385 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kolayı tersten okumak yerine Kudüs tarihini okuyalım
Site Editörü

  Sayı: 96 -

Ezberler ve ön yargılar göründüğünden çok daha tehlikelidir. Size konfor alanı yaratırlar ve ilerlemenize engel olurlar. Olumsuz etkisini ancak bir ezberiniz bozulduğunda anlayabilirsiniz.

İslâm milleti olarak, nasıl oldu ise, tetkik ehli bir milletken ezberler üzerine hüküm verir hale geldik. “Soru ilmin yarısıdır” buyuran bir Peygamber’in ümmeti soru sormaz, her duyduğuna inanan ve daha kötüsü bunlarla hüküm verir bir hale geldi. Böyle bir durumun kaçınılmaz sonu ne yazık ki cehalet...

Bugün Kudüs ve Filistin davası dediğimiz zaman tüm ülke olarak tek bir konuda tevhidi sağlayabiliyoruz; eve kola sokmamak. Hangi kola mı, hani şu Filistin’de dört tane fabrikası, dört büyük dağıtımcısı olan, altı yüz Filistinli kardeşimize iş sağlayan marka… Alın size bir ezber. Bir de markanın tersten okunuşundan bir şeyler çıkartanlar var. Delirmemek elde değil. Koca Kudüs dâvâsının düştüğü, daha doğrusu Kudüs dâvâsını düşürdüğümüz duruma bakın!.. Etrafının mübarekliği âyetle sabit olan bir yerin davasını bir içecek markasına indirgemek Filistin davasındaki en büyük ezberlerden olsa gerek. “Ama efendim, karınca misali tarafımız belli olsun” diyenleriniz varsa, kusura bakmayınız, bu tarafgirliğin bu davaya katkısı olduğunu düşünmüyorum.

Tevhidi sağlamamız gereken nokta kola boykotu değil. İsrail Devletinin kurulması 1948 ama yahudilerin birlikte yani tevhid ile hareket etmeleri 19. yüzyıla kadar uzanıyor. Müslüman topraklarda tevhid olduğunda, Kudüs dâhil, sağındaki, altındaki üstündeki tüm topraklar tek bir irade ile yönetildiğinde böyle bir devlet kurulamamış. Theodor Herzl’in Sultan II Abdülhamit’den böyle bir talebi var ancak reddedilmiş. Ne zaman ki Devlet-i Âli çöküyor, Osmanlı’nın idare ettiği topraklarda pıtırcık misali onun oğluna, bunun amcasına hediye devletler (!) kuruluyor, yani tevhid bozuluyor, o zaman İsrail’in kurulmasına yol açılıyor.

Tevhidin bozulduğu tek yer burası değil, Arap - İsrail savaşları sırasında Arap devletleri tevhid olamıyorlar, Ürdün başka telden çalıyor, Mısır başka, Suudlar başka… Mısır’da rüşvet ve yolsuzluklar diz boyu, Ürdün Kudüs’ü kendi topraklarına katmak istiyor. Türkiye’nin zaten ses verecek hali yok, sonraki yıllarda birkaç Birleşmiş Milletler kararına verdiği oy ve teklif hariç esamesi okunmuyor. Sonuç, Allah’ın sistemi (sünnetullah) gayret, çalışma ve tevhid üzerine olduğu için yahudiler kazanıyor.

1967 Arap - İsrail savaşı ise tam bir fecaat. Mısır, Suriye ve Ürdün’le ayrı cepheleri olmasına rağmen, İsrail Mısırlıların sabah saatlerinden sonra radar kontrollerini gevşettiğini bildiği için bu saatlerden sonra hava saldırısı yapıyor ve onlarca Mısır uçağı henüz yerdeyken kullanılmaz hale geliyor. Ne kadar çok ders alınacak şey var, değil mi? Bir yandan da insan düşünmeden edemiyor, acaba Türkiye bugünkü gibi güçlü olsa durum aynı olur muydu? Aslında Amerika’nın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan son kararına karşı aldığımız tutum ve etkileri bu konuda bize ipuçları veriyor.

Bir büyüğümüzün dediği gibi, müslümanlar bir arada -afedersiniz- tükürse Tel Aviv’i sel basar ancak birlikte hareket etmek kaydı ile… Tevhid olmadan bu sorunların çözülmesi mümkün değil. Sorunu çözmenin bir diğer şartı da problemi anlamak. Problemi anlamamız için tarihimizi bilmemiz gerek. Ezberlerle, kola içmeyerek, bilmem ne şampuanını kullanmayarak ilerleyebileceğimizi düşünmüyorum.

Tarihi bilmek geçmişten ders çıkarmamıza ve hataları tekrar etmememize olanak sağlar. Mısır’ın büyük bir devlet olmasına rağmen rüşvet ve yolsuzluk nedeni ile silâh almakta bile zorlanmasından, 1967 savaşında, savaş durumunda olmalarına rağmen radar kontrollerini gevşetmelerinden, Ürdün’ün meselenin çözümüne odaklanmak yerine Kudüs benim olsun demesinden dersler çıkarmalıyız. Sadece olumsuz örneklerden değil, Kudüs’ün adına yakışır şekilde (Darü’s Selâm - Barış Şehri) yönetildiği Hz. Ömer devrinden, Selahaddin Eyyubi ve Sultan Selim devirlerinden örnekler alabiliriz.

Şu açık ki, Kudüs’te tüm inanç sahiplerinin rahat ettikleri dönemler, şehrin müslümanların elinde olduğu dönemlerdir. Yahudilerin “Cennetmekân” dedikleri Selahaddin Eyyubî, Haçlılar tarafından şehirden kovulmuş yahudilerin tekrar Kudüs’e girmelerini sağlamıştır. Hristiyan mezhepleri arasındaki anlaşmazlık nedeni ile Kıyamet kilisesininin anahtarı müslümanlara verilmiştir. Hz. Ömer şehrin anahtarını aldığında kendisine teklif edilmesine rağmen Kıyamet kilisesinde namaz kılmamış, “burada namaz kılarsam beni görerek diğer müslümanlar da kılar ve burayı mescid yapar” demiş, farklı bir yerde namaz kılmıştır.

Hâsılı kelâm, Kudüs’ü, tarihimizi, dertlerimizi çözmek için önce “bilmemiz” gerekiyor. Kardelen olarak Kudüs sayımızla bu yolda bir katkımız olabilirse, ne mutlu bize.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Çocuklar bizim geleceğimi... - Sayı 125
Hayatın merkezi anneler... - Sayı 124
Zor sınavımız mülteci mes... - Sayı 123
Tevhid yoksa huzur da yok... - Sayı 122
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15878807
 Bugün : 3528
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 668854
 Bugün : 267
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 243
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim