Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1977 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Türkün kimliği
Site Editörü

  Sayı: 107 -

Kimlik deyince hepimizin aklına nüfus kâğıdı gelir. Nüfus kâğıdında veya yeni hali ile kimlik kartlarında kişiyi işaret eden isim, soyisim bilgileri yanında fotoğraf, doğum yeri ve tarihi gibi bilgiler de yer alır. Ama kişinin kendisi bu bilgilerden çok daha fazlasıdır. Bir varlığın ismi o varlığın kendisi değildir, isim o varlığı işaret eden bir “şeydir”.

Toplumların da isimleri vardır. Bu toplumlardan bazıları dünya tarihinde söz sahibi olmuş ve medeniyet olarak kabul edilmişlerdir. Türkler de bu medeniyetlerden biridir. İsmimizin nereden geldiği hakkında çeşitli rivayetler var. Türk isminin yüzyıllar evvel ilk kez Çinliler veya diğer komşularımız tarafından kullanıldığı düşünülüyor. Şu anda üzerinde yaşadığımız topraklara da “Türkiye” diyen biz değiliz, İtalyanlar, biz Diyâr-ı Rum veya Anadolu demişiz. Nasıl ki bir sülâle veya büyük bir aile kendi içlerinde aile fertlerinin isimleri ile iletişim kurabilir ancak dışarıdan biri aileyi işaret ederken o ailenin adı veya lâkabını kullanır ve o lâkap çoğunlukla komşular tarafından verilir, çok büyük bir aile olarak tanımlayabileceğimiz toplumlarda da isimlendirme genelde böyle olmuş.

Toplumların farklı zamanlarda farklı özellikleri ön plâna çıkabilir. Çok uzun zaman alan çevresel değişikliklerle o topluluğun kimliği de bu değişime göre dönüşebilir. Ama temel karakter özellikleri aynı kalır. Misal, Hz. Ömer iman etmeden önce de kuvvetli, cesur ve asabi bir zattı, iman ettikten sonra bu özelliklerini İslâm’a uyan bir şekilde kullandı. Milâttan önceki zamanlarda Türk olarak işaret edilen topluluk iyi savaşan, cesur, sert iklimlere alışık, iklim ve ihtiyaçlar nedeni ile göç eden kişilerden oluşuyordu. İslâm ile şereflendikten sonra bu özelliklerini İ’lâ-yi Kelimetullah için kullanmaya başladılar.

Toplum kimlikleri ilk oluştuğu anda bir ırkı temel alabilir, alması normaldir. Ancak bu kimliğin bir ırk üzerinden devam etmesi mümkün değildir. Tarihî akış da böyledir. Hattâ Osmanlı hanedanında ülkedeki bir Türk aile öne çıkmasın diye hanımlar hep yabancılardan seçilmiştir. Ancak bu olmasa bile Türk kimliği ırkçılığa en uzak toplum kimliğidir. Çünkü çok farklı bir anlam taşır.

Türk Kimliği’ndeki “Türk” kelimesi bir ırka işaret etmemektedir. Günümüzde -veya herhangi bir zamanda- saf bir ırk peşinde koşmak abesle iştigaldir. İnsanın annesi, babası, cinsiyeti, doğduğu yer gibi özelliklerini seçme imkânı yoktur. Hiçbir dahli olmayan özellikleri ile bir kişinin övünmesi akıllıca bir hareket değildir. Böyle özellikler için ancak şükredilir. Efendimiz de burada ölçüyü koymuştur: “Arap’ın Acem’e, Acem’in Arap’a üstünlüğü yoktur, üstünlük takva iledir.” Bu hüküm üzerine “ama” ile devam eden cümle kurmak edepsizlik olur. Kabirde sorulacak sorular insanın kendi eliyle yaptıkları ile ilgilidir. Yoksa cinsiyetin ne, göz rengin ne, hangi millettensin diye sorulmayacaktır.

Bendeniz Karadeniz damadıyım. Bir gün hanım tarafının bir düğünü için minibüs ile yola çıktık, birlikte yolculuk ettiğimiz teyzelerden biri hanıma beni sordu, nereli diye, Bilecikli deyince hâlâ gülümseten şu cevabı verdi: “Olsun, o da insan”. Yaşadığın topraklara yakınlık duymak herkesin mayasında var. Efendimiz’in Mekke’ye, Medine’ye yaklaşımını hatırlayalım, Uhud gibi zahirde toprak ve kaya parçası gözüken yere muhabbetini hatırlayalım. Bu açıdan teyzenin sözü yanlış anlamaya müsait de olsa bir samimiyet gösteriyor.

Türk Kimliğini ele alırken bu ölçüleri unutmamamız gerek. Peki, Türk kimliğindeki “Türk”, bir ırkı işaret etmiyorsa neyi işaret ediyor? Gelin bu sorunun cevabını 16. yüzyıl İtalya’sında arayalım.

16. yüzyılın sonlarına doğru İtalya’da bir değirmenci var, ismi Menocchio. Menocchio sade bir değirmenci değil, okuyan, okudukları üzerinde fikir oluşturan ve bunları tartışan da biri. Okuduğu kitaplar arasında Kur’ân-ı Kerîm’in de olduğu söyleniyor. Bu değirmenci çiftçimizin zamanla oluşan bazı düşünceleri kilise tarafından sakıncalı bulunuyor, uzun yıllar süren sorgulamalar sonunda Menocchio feci şekilde idam ediliyor. Değirmencinin mahkeme zabıtlarında suçlamalar arasında şu da var: “Türk mü oldu, Türkleşti mi?”

Elbette buradaki “Türk mü oldu” sözü “müslüman mı oldu” anlamında kullanılmış. Bu sadece 16. yüzyılda değil, sonrasında da böyle olmuş Avrupa’da... Balkanlar’da halen geçerli bir durum. Yabancılar için Türk demek, müslüman demek. Türk kimliğinin anlamını en kolay görebileceğimiz yerlerden biri Çanakkale şehitliğidir. Orada etnik olarak Türk olmayan birçok “Türk” şehit yatıyor.

Buradan anladığım şu; milâttan önce savaşçı, cesur, sert iklimlerde yaşayabilen bir halkı işaret eden Türk kimliği, İslâm’la şereflenmemiz sonrasında farklı bir noktayı işaret etmeye başlamış. Bu işaret kimi zaman gücünü kaybeder gibi olsa da, çok şükür ki, bugün yine aynı noktaya gelme emareleri verdiğini görüyoruz. Bize düşen böyle bir kader ile görevlendirilmiş milletten olmakla övünmek yerine bu kaderde üzerimize düşen görevi hakkıyla yapmaya çalışmaktır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yan gözle bakmadı kır çiç... - Sayı 127
Vekâlet savaşları... - Sayı 126
Çocuklar bizim geleceğimi... - Sayı 125
Hayatın merkezi anneler... - Sayı 124
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Günümüzde kitaba nazaran paraya rağbeti; mide gurultusunu beyin sancısı zannederek, Tanzimat’tan bu yana, hiçbir şeyin çilesini çekmeden, her şeyi, Avrupa’dan monte eden(alan) yazarlarımıza borçluyuz.
Borcumuzu ödemesek de olur.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Su gibi aziz ol
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16744463
 Bugün : 1103
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 728910
 Bugün : 144
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 425
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim