Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ekrandan akrana yahut bir neslin tükenişi
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 128 -

Son zamanlarda gençlerimize bir hâller oluyor. Ufak bir sebep büyük bir öfkeyi ve onun somut yansıması olan yaralama ve öldürme eylemlerini beraberinde getiriyor. Ergenlik çağındaki gençlerimiz kendilerine ve çevrelerine karşı saldırgan davranışlar gösteriyorlar. Vaktinde önlem alınmayan küçük anlaşmazlıklar zamanla büyük tartışmalara dönüşüyor.

Az çok televizyon izleyen ve sosyal medyada dolaşanların malumu olduğu üzere 2025 yılında 14 yaşında öldürülen Mattia Ahmet Minguzzi vahşetinden sonra, 14 Ocak 2026 tarihinde de 17 yaşında Atlas adlı bir gencimiz 15 yaşında başka bir genç tarafından bıçaklanarak katledildi. Arada beş gencimiz daha şiddete kurban gitti. Görünen o ki bu vahim hadiseler artık tekil bir suç olmaktan çıkıp ne yazık ki sistematik bir yol almaya doğru evriliyor. Bu, genç nüfusuyla övündüğümüz Türkiye için çok büyük bir tehlike demektir.

Çocukların ve onlar için hayatlarını ortaya koyan; yemeyip yediren, içmeyip içiren, giymeyip giydiren anne babaların hayalleri, hedefleri ve gelecekleri yok ediliyor. Önlerinde uzun yıllar olan çocukların yaşam hakları ellerinden alınıyor. Ocaklara kor ateşler düşüyor.

Çocuklar bizim aydınlık geleceğimizdir. Yarınlarımızı onlara emanet edeceğiz. Ölümle çocuk kelimesi en son yan yana gelebilecek kelimelerdir. Zira çocuklar yaşamak ve yaşatmak içindir. İnsanların birbirini öldürmeleri bu kadar kolay olmamalıdır.

Peki, neler oluyor gençlerimize? Bu şiddet ve öfke patlaması da neyin nesi? Bu gençlerin derdi ne? Vicdanlar ne zaman ve nasıl böyle boca edildi. Hiç düşündünüz mü?

Çocukların öfkelerini kontrol edememesi ve şiddete bulaşması bir şeylerin ters gittiğinin işaretidir. Ne oldu da son yıllarda bu çeşit olaylarda âdeta patlama yaşandı? Bunun en büyük suçlusu çocuklarını kontrol altında tutamayan ailelerdir. Diğer bir sebep de sosyal medya ve sürekli öfke ve şiddet sahneleriyle çocuklara kötü duygular aşılayan televizyon ekranlarıdır. Ekrandan akrana bulaşan öfke ve şiddet bu gibi acı hadiselere kapı aralıyor.

Canımızı acıtan olaylar vuku bulunca sorumluluk yükünü omuzlarından atmak isteyenler suçu birbirlerinin üstüne atma yarışına giriyor. Öncelikle devlet, sonra çocuğu eğiten öğretmen suçlanıyor. Asıl sorumlu olan aileler suçu üzerlerinden atmaya çalışıyorlar.

Art niyetli kişiler tarafından sistematik olarak her biri lağım çukuruna dönüştürülen sosyal medya platformları gençlerimizi zehirliyor. Tiktok'tan İnstagram'a kadar onlarca sosyal medya platformunda öldürmenin bin bir çeşidi gösteriliyor. Tabir caizse ölümlerden ölüm beğen... Dinimizce failini ebediyen cehenneme sürükleyen öldürme hadisesi sosyal medyada bir kahramanlık ve erdem olarak yansıtılıyor. Anne ve babalar kıllarına zarar gelmesini istemedikleri çocuklarının sosyal medyada neler yaptıklarından haberdar değiller. Yapılması gereken ilk iş, sosyal medya platformlarına belli bir yaş sınırı koymaktır. Çocuklarını bize göre çok daha serbest yetiştiren (âdeta salan) Avrupa'da bazı ülkeler bunu yaptı, yapıyor.

Devlet kanalları (yani TRT) veya özel kanallar film ve diziler yoluyla ölümü ve öldürmeyi sıradanlaştırıyor. Televizyonlarda mafya dizilerinden geçilmiyor. Buna internet üzerinden seyredilen film ve dizi platformlarını da eklersek iş iyice çığırından çıkıyor.

Yapılması gereken ilk iş devlet (TRT) veya özel televizyonları şiddetten arındırmaktır. Özellikle "prime time" kuşağında gösterilen film ve dizilerde asla şiddet unsuru olmamalıdır. Yahu içinde yaralama, öldürme, çatışma olmayan film ve dizi neredeyse yok. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu bu gibi filmlere ve dizilere maddî para cezası ve yayın kesme (belli sürelerde kapatma) cezaları verse de anlaşılan o ki cezalar caydırıcı etkide ve düzeyde değil.

Ekranlardan akranlara yansıyan kör olası öfke ve şiddet, gönül ocaklarımıza ateş düşürüyor. Sivrisineklerden kurtulmak istiyorsanız öncelikle bataklığı kurutmalısınız. Bataklık da şiddeti, nefreti ve öfkeyi reyting sermayesi olarak kullanan televizyon ekranları ve ahlâksızlıktan beslenen ve hiçbir sınır tanımayan sosyal medya platformlarıdır.

Çocuklarımızı öfke ve taşkınlıklardan korumak ve kurtarmak için yapılması gerekenler bellidir. Öncelikle evlâtlarımızı İslâm ve onun aynası hükmünde olan Kur'ân ahlâkı üzere ahlâklandırmalıyız. Onlara öfke ve nefret yerine; sevgi, saygı, hoşgörü, diğerkâmlık, dürüstlük, tevazu, kardeşlik, merhamet ve nezaket duygularını küçük yaşlarda aşılamalıyız. Böylece onları vicdan ve irfan sahibi kişiler olarak yetiştirmeliyiz. Çocuklarımıza öfke kontrolünü, sabrı ve tahammülü küçük yaşlarda öğretmeliyiz. Zira ağaç yaşken eğilir.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Ana demek, mana demek... - Sayı 128
Ekrandan akrana yahut bir... - Sayı 128
Suyun serencamı... - Sayı 127
Sünnete uygun yeme içme v... - Sayı 127
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Röportaj
Takvadan bekâya helâl ekonomi
Ne zamandan beri
Oluklar çift
Dün sadaka taşı, bugün mihenk taşı


Yavuz Sert - Röportaj
Ali Erdal - Dün sadaka taşı, bug...
Ali Erdal - Ne zamandan beri
Kadir Bayrak - Helâl lokma
Necip Fazıl Kısakürek - Gençliğe Hitabeden
Bedran Yoldaş - Beyaz güvercin
Ekrem Yılmaz - Güzel ahlâk ekonomis...
Ekrem Yılmaz - Dile gel
Dergi Editörü - Oluklar çift
Site Editörü - Takvadan bekâya helâ...
Necdet Uçak - Bu çocuklar hepimizi...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Acıyorum
Kardelen Dergisi - İktibas
Kardelen Dergisi - Bu kimdir
M. Nihat Malkoç - Ekrandan akrana yahu...
M. Nihat Malkoç - Ana demek, mana deme...
Hızır İrfan Önder - Susmak bazen daha iy...
Zaimoğlu - Usûl akademisi
Zaimoğlu - İslâmda kazanç ve ge...
Zaimoğlu - Dünya ehlinin hali
Ayhan Aslan - Bileşke
Mehmet Balcı - Olalım
Mehmet Balcı - Çağdaşlık
Halis Arlıoğlu - Sebep olan işleyen g...
Halis Arlıoğlu - Çocukluk mevsimi
Ahmet Değirmenci - Olmadı
Erdem Özçelik - Sonsuzluk
Remzi Kokargül - İnsan sevdiği kadard...
Murat Yaramaz - Bereket
Murat Yaramaz - Varı
Murat Yaramaz - Zaman
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Helal olmalı
Mahmut Topbaşlı - Sevda hükmeder akıla
Cahit Ay - 21. yüzyıl Müslümanı
Cahit Ay - Yol
Cahit Ay - Hayal meyal
Osman Akçay - Nergisler
Yaşar Akyay - Ekonomi ve helâl bil...
Mustafa Kozlu - Anne baba hakkında
Enes Doğan - Yanlıştan geçmek yan...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17179578
 Bugün : 1645
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 777495
 Bugün : 150
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 231
 128. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 16
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim