Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3688 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Tanry Kulundan Dinlediklerim 2
Ahmet Behik

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

54. sayımızda Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in Tanrıkulu ile tanışmalarını izah etmeye çalışmıştık. Tabiî bu izah dilimizin, kalemimizin yettiği ölçüyü aşamadı. Ümid ederim ki bir nebze bir şeyleri izah edebilmişimdir.

Burada sözü yine Üstada bırakıyoruz:

Tanrı kulu bana dedi ki:

Beni, hangi mevzuda olursa olsun, hemen görebilmen için tek çare, sadece düşünmendir. Meşhur masalda, parmağındaki yüzüğü ovar ovmaz "dile benden ne dilersen!" diye karşına çıkan bir zenci köle gibi, elini hangi fikrin madenine değdirecek olursan önünde beni bulursun.

Müthiş bir emir: Kendini bana raptet! Bu rabıta bundan sonra seni bırakmayacağımızın ifadesidir. Sen de kendini koparma! Ve tanrı kulu devamla:

Sen şairmişsin; şair, muharrir, filân, falan. Yani kelimeleri düzenleyip başkasına okutmak ve dinletmek davasında bir adam. Eyvah; öyleyse insanların en davalısına çattım demektir. Ama ziyanı yok; bizim mezhebimizde, her şeyi bıraktıktan sonra, bırakmayı da bırakmak bulunduğu için, esası davasızlık olan mezhebimizi, davasızlık davasına da düşmemek için, seninle her davada karşılaşmaya razı edebilirim. Zaten birbirimize karşı ahdimiz, seninle bu dünyanın davalarını çözmeye çalışmak değil miydi?

Tanrı kulu diyor ki:Bütün davalarından vazgeç! Bundan böyle bizim koyduğumuz kurallara göre oynayacaksın! Ve devamla:

Aman oğlum, dikkat kesil, dikkat!!! Sana çok kolay görünüyor ama, en zor iş üzerindeyiz; yahut sana çok zor görünüyor ama, en kolay iş üzerinde. Sen yalnız dikkat kesil...

Geçenlerde senin bir yazını okudum. Lisanı kâinatın bir plânı gibi bir şey farz ediyorsun. Bu farzında sana hak verebilirim. İşte kâinatın kendi mekânında, kendi kendisine nazaran muamelesi, onun, gizli bir manto içinde nasıl sımsıkı kavranmış olduğunu akıl ve hesapla isbata yetiyor. Bize, kendi başına ve her defa ayrı ayrı mevcut gibi görünen her şey, aslî, esaslı ve tek bir mevcut önünde ya bütün varlığından soyunuyor; o zaman korkunç bir yokluk uçurumuna düşüyoruz; yahut mutlak sonsuz varlığın her mevcudu kahredici büyük tecellisine kavuşuyor; o zaman da prensiplerin, sistemlerin, neşelerin ve aşkların en üstüne erişiyoruz. Ben sana "başını kes ve arkamdan gel" dememiş miydim? Zira mevcutların ötesine geçmek ve hürriyetlerin üstüne çıkmak için tek çare, hudutsuzlukla aramızdaki biricik geçit olan ruhun yoluna girmek."İman tam olduğu zaman ispat yoktur"un sırrı da burada...

Tanrıkulu ona iman etmesini, bunun neticesini olarak, başını kesmesini, yani aklı bırakıp göstereceği yolda yol almak gerektiğini anlatıyor. Burada O zatın bir sözünü yazmadan geçemeyeceğiz: "İmanı varsa nesi yok, imanı yoksa nesi var." İşte hayatımızda duyabileceğimiz en büyük söz. Bu söz bize yaradılış gayemizi bildiriyor. İman ve teslimiyet... Bunun neticesinde Üstad haykırıyor:

Allahım! Seni istiyoruz!..

Tanrı kulu inanmayı tarif ediyor:

Batmayacağına inanarak, dedi, suya bas, yürür gidersin. İmkânsız olan belki buna inanmandır; su üstünde yürüyebilmen değil. inanmaktan açayım, inanmaktan...

İnanmak insanoğluna vaat edilen bütün mucizelerin anahtarı... İnanmaya memuruz. Ne kadar kuvvetimiz varsa inanmaktan alıyoruz. Neye inanmıyorsan, sen o şeyde, kanatları kesilmiş bir kuşsun; uç bakalım, uçabilirsen... Eşya ve hadiselerin varlığı, kendisini, kendi zatî varlık hey'etinden evvel, bizim inanmamıza borçlu. İnandığımız her şey var inanmadığımız hiçbir şey yok.

Ruhumuzda kıl kadar ince geçit: İnanmak... Bu âlemde insandan başka her unsur, tam ve mutlak bir inanma uykusunun içinde. Cemat, nebat ve hayvan, memur oldukları işlerin tam ve mutlak imanına bürülü. Halbuki inanmak, büyük ve sonsuz iman, imanın ta kendisi, ruhu ve cevheri insana mahsus. İnsan inanacaktır; ve bütün insanları peşi sıra götürecek.

İnsan hep inandığı şeyleri yapmış. Toprağın vereceğine inanmış ekmiş. Sadece inanmış. Eline geçen her şeyde inanmanın payı olmuş.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : yavuz selim    16.03.2009
Yorum : canımız, imanı anlatan Tanrıkuluna feda olsun.. onu anlattıran ve bize aktaranların yoluna da...




Ekleyen : emreT.    15.10.2008
Yorum : Rabbim beni ,sevdiklerimi inşaallah TANRIKULU,Üstad ve sizinle haşreyler.





 
MUSTARYP ve MUZDARYP...... - Sayı 63
RAMAZAN ve MEDYA... - Sayı 63
Tanry Kulundan Dinledikle... - Sayı 61
Kimli?ini Arayan Meryem... - Sayı 60
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17494178
 Bugün : 708
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833674
 Bugün : 51
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 219
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim