Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3377 kez okundu.     2 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Tanry Kulundan Dinlediklerim 2
Ahmet Behik

  Sayı: 61 - Temmuz / Eylül 2008

54. sayımızda Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in Tanrıkulu ile tanışmalarını izah etmeye çalışmıştık. Tabiî bu izah dilimizin, kalemimizin yettiği ölçüyü aşamadı. Ümid ederim ki bir nebze bir şeyleri izah edebilmişimdir.

Burada sözü yine Üstada bırakıyoruz:

Tanrı kulu bana dedi ki:

Beni, hangi mevzuda olursa olsun, hemen görebilmen için tek çare, sadece düşünmendir. Meşhur masalda, parmağındaki yüzüğü ovar ovmaz "dile benden ne dilersen!" diye karşına çıkan bir zenci köle gibi, elini hangi fikrin madenine değdirecek olursan önünde beni bulursun.

Müthiş bir emir: Kendini bana raptet! Bu rabıta bundan sonra seni bırakmayacağımızın ifadesidir. Sen de kendini koparma! Ve tanrı kulu devamla:

Sen şairmişsin; şair, muharrir, filân, falan. Yani kelimeleri düzenleyip başkasına okutmak ve dinletmek davasında bir adam. Eyvah; öyleyse insanların en davalısına çattım demektir. Ama ziyanı yok; bizim mezhebimizde, her şeyi bıraktıktan sonra, bırakmayı da bırakmak bulunduğu için, esası davasızlık olan mezhebimizi, davasızlık davasına da düşmemek için, seninle her davada karşılaşmaya razı edebilirim. Zaten birbirimize karşı ahdimiz, seninle bu dünyanın davalarını çözmeye çalışmak değil miydi?

Tanrı kulu diyor ki:Bütün davalarından vazgeç! Bundan böyle bizim koyduğumuz kurallara göre oynayacaksın! Ve devamla:

Aman oğlum, dikkat kesil, dikkat!!! Sana çok kolay görünüyor ama, en zor iş üzerindeyiz; yahut sana çok zor görünüyor ama, en kolay iş üzerinde. Sen yalnız dikkat kesil...

Geçenlerde senin bir yazını okudum. Lisanı kâinatın bir plânı gibi bir şey farz ediyorsun. Bu farzında sana hak verebilirim. İşte kâinatın kendi mekânında, kendi kendisine nazaran muamelesi, onun, gizli bir manto içinde nasıl sımsıkı kavranmış olduğunu akıl ve hesapla isbata yetiyor. Bize, kendi başına ve her defa ayrı ayrı mevcut gibi görünen her şey, aslî, esaslı ve tek bir mevcut önünde ya bütün varlığından soyunuyor; o zaman korkunç bir yokluk uçurumuna düşüyoruz; yahut mutlak sonsuz varlığın her mevcudu kahredici büyük tecellisine kavuşuyor; o zaman da prensiplerin, sistemlerin, neşelerin ve aşkların en üstüne erişiyoruz. Ben sana "başını kes ve arkamdan gel" dememiş miydim? Zira mevcutların ötesine geçmek ve hürriyetlerin üstüne çıkmak için tek çare, hudutsuzlukla aramızdaki biricik geçit olan ruhun yoluna girmek."İman tam olduğu zaman ispat yoktur"un sırrı da burada...

Tanrıkulu ona iman etmesini, bunun neticesini olarak, başını kesmesini, yani aklı bırakıp göstereceği yolda yol almak gerektiğini anlatıyor. Burada O zatın bir sözünü yazmadan geçemeyeceğiz: "İmanı varsa nesi yok, imanı yoksa nesi var." İşte hayatımızda duyabileceğimiz en büyük söz. Bu söz bize yaradılış gayemizi bildiriyor. İman ve teslimiyet... Bunun neticesinde Üstad haykırıyor:

Allahım! Seni istiyoruz!..

Tanrı kulu inanmayı tarif ediyor:

Batmayacağına inanarak, dedi, suya bas, yürür gidersin. İmkânsız olan belki buna inanmandır; su üstünde yürüyebilmen değil. inanmaktan açayım, inanmaktan...

İnanmak insanoğluna vaat edilen bütün mucizelerin anahtarı... İnanmaya memuruz. Ne kadar kuvvetimiz varsa inanmaktan alıyoruz. Neye inanmıyorsan, sen o şeyde, kanatları kesilmiş bir kuşsun; uç bakalım, uçabilirsen... Eşya ve hadiselerin varlığı, kendisini, kendi zatî varlık hey'etinden evvel, bizim inanmamıza borçlu. İnandığımız her şey var inanmadığımız hiçbir şey yok.

Ruhumuzda kıl kadar ince geçit: İnanmak... Bu âlemde insandan başka her unsur, tam ve mutlak bir inanma uykusunun içinde. Cemat, nebat ve hayvan, memur oldukları işlerin tam ve mutlak imanına bürülü. Halbuki inanmak, büyük ve sonsuz iman, imanın ta kendisi, ruhu ve cevheri insana mahsus. İnsan inanacaktır; ve bütün insanları peşi sıra götürecek.

İnsan hep inandığı şeyleri yapmış. Toprağın vereceğine inanmış ekmiş. Sadece inanmış. Eline geçen her şeyde inanmanın payı olmuş.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : yavuz selim    16.03.2009
Yorum : canımız, imanı anlatan Tanrıkuluna feda olsun.. onu anlattıran ve bize aktaranların yoluna da...




Ekleyen : emreT.    15.10.2008
Yorum : Rabbim beni ,sevdiklerimi inşaallah TANRIKULU,Üstad ve sizinle haşreyler.





 
MUSTARYP ve MUZDARYP...... - Sayı 63
RAMAZAN ve MEDYA... - Sayı 63
Tanry Kulundan Dinledikle... - Sayı 61
Kimli?ini Arayan Meryem... - Sayı 60
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15889131
 Bugün : 7274
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 669050
 Bugün : 70
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim