Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     10170 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

İlk ders Çanakkale Şehitliği'nde olsun...
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 71 - Ocak / Mart 2012

Birinci Dünya Savaşı’ndaki en kanlı cephe olan Çanakkale, bir açık hava müzesi görünümündedir. Burayı keşke savaştan sonraki hâliyle koruyabilseydik. Bence Çanakkale’yi bugünkü hâle getirip, imar etmekle bir büyük yanlışa imza attık. Burası doğal hâliyle kalsaydı çok daha etkileyici olurdu. Sözün bu noktasında size yaşanmış bir anekdotu aktaracağım:

Eski Başbakanlarımızdan Turgut Özal, ilk seçildiği yıllarda, dönemin Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler’i toplantı yapmak üzere çağırır ve kendisine ‘Ben bu ülkeyi ayağa kaldırmak, ileri devletler seviyesine getirmek istiyorum. Bunun için, işe ilk önce eğitimle başlamamız gerektiğini de biliyorum. Şimdi bu konuda bir çalışma yapalım ve bu işi başarmış devletleri inceleyip, onlardan yardım ve destek alalım’ der. Dinçerler, Japonya’dan bu konuda uzmanlaşmış bir heyet çağırır. Onlardan Türkiye için bir eğitim programı hazırlamalarını ister. Japonya üniversitelerinden gelen bu heyet, inceleme yapmak üzere bir ay zaman isterler. Anadolu’nun çeşitli illerinde araştırma yapıp bir rapor hazırlarlar. Bu heyet bir ay sonra Turgut Özal ve Vehbi Dinçerler’e raporlarını sunarlar. Bu raporda açıkça şunlar yazılmaktadır: “Türklerde millî şuur eksikliği vardır. Bu yüzden bu toplumdan bir şey olmaz”

Bu rapor Turgut Özal ve Vehbi Dinçerler’i iyice sarsar. Turgut Özal, Japon heyetine ‘Peki sizler Japon halkına nasıl millî şuur veriyorsunuz’ diye sorar. Bir Japon profesör söz alıp şunları söyler: “Bizler çocuklarımızı üç yaşındayken anaokullarına göndeririz. Çünkü insanda kişilik gelişimi 0-6 yaşına kadar tamamlanmaktadır. Bizler çocuklarımızın kişilik gelişimlerine çok önem verir, iyi bir Japon olmaları için onları uygulamalı eğitimden geçiririz. Bu eğitimin içerisinde millî şuur eğitimi de vardır. Millî şuur eğitimini bizler şöyle yaparız: Her Japon çocuğunu bir gün sabahtan, bize atom bombası atılan Nagazaki ve Hiroşima kentlerine götürürüz. Zira bizler o yerleri ilk günkü hâliyle korumaktayız. Yaşanan dehşet, tüm canlılığıyla orada saklı tutulmaktadır. Bu dehşeti gören küçük Japonlar iyice sarsılırlar. Aynı çocukları, öğleden sonra da robotlarla çalışan fabrikalara götürür, uçaktan hızlı giden trenlere bindiririz. Şu an ülke olarak geldiğimiz teknolojiyi gösteririz onlara. Bu teknoloji karşısında da bir şok daha yaşatırız. Ertesi gün öğretmenler okullarında, bir gün önce yapmış oldukları geziyi çocuklarla değerlendirmeye alırlar ve onlara şunu derler: ‘Eğer tembel ve kötü bir Japon olursanız düşmanlarınız gelir, topraklarınıza saldırırlar ve neyiniz var, neyiniz yoksa siler ve halkınızı öldürürler. Fakat iyi bir Japon olup çok çalışıp ülkenize hizmet ederseniz, bizlerin yapmış olduğu hızlı trenlerden ve robotlarla çalışan fabrikalardan daha iyisini yapar, ülkenizi güçlü ve ileri devletler seviyesine getirirsiniz. Böyle yaparsanız düşmanlarınız size hiçbir şey yapamazlar’ Bu konuşma üzerine Vehbi Dinçerler: ‘Peki bizim atom bombası atılmış bir yerimiz yok ki, biz bunu nasıl yapacağız?’ diye sorar. Japon profesör sözüne şöyle devam eder: ‘Sizin bizden daha geniş ve zengin bir tarihiniz var. Anadolu’nuzun her yeri bir Nagazaki ve Hiroşima… Sizler değil misiniz yedi düvele meydan okuyan? ‘Çanakkale Geçilmez’ dedirdiğiniz bir Çanakkale Savaşları tarihiniz var. Metre kareye 12000 merminin düştüğü, dünya savaş tarihinin en büyük ve en çetin savaşlarının yaşandığı bir Çanakkale Savaşı’nız var. Sizler de çocuklarınızı o büyük savaşların yapıldığı yerlere götürerek, buraları göstererek bu millî şuur eksikliğinizi tamamlayabilirsiniz’ der.

Bu gerçek hadise bize çok şey anlatmaktadır. Bu örnekten alacağımız dersler vardır. Fakat ne yazık ki bugüne kadar bu dersi alamamışız. Şayet devlet olarak bundan bir ders alsaydık, her çocuğumuzu eğitim hayatı içinde en az bir kere, bütün masraflarını karşılayıp, Çanakkale Şehitliğine götürür, Çanakkale Savaşları’nı yerinde anlatır, şuur sahibi olmalarını sağlardık. Fakat ilk ve ortaöğretim öğrencilerini bir kenara bırakın, üniversitelerin tarih bölümlerinde okuyan, gelecekte bu konuları öğretmen sıfatıyla gençlere anlatacak olan tarih bölümü öğrencilerini bile o topraklara götürmeyi akıl etmiyoruz. Onlara kuru bilgileri aktarıyoruz. Neticede ‘Benim oğlum bina okur, döner döner gene okur’ noktasına geliyoruz.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Çocuk olmak... - Sayı 125
Filistindeki çocuklar... - Sayı 125
En sıcak sözcüktür anne!... - Sayı 124
Analar baş tacımızdır... - Sayı 124
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15883187
 Bugün : 1330
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 668999
 Bugün : 19
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim