Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2792 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Muhabbet
Ömer Salih Şipleme

  Sayı: 75 - Ocak / Mart 2013

Gönül ne kahve ister, ne kahvehane;

Gönül sohbet ister, kahve bahane.

Büyük devayı sezmek olayında 'aşk' da devreye giriyor sanırım, gerçi 'aşk'ı anlatmadın henüz ama acı çekmeden devayı bulamazsın.

Aşk?

Bu soruyu önce sen yanıtla o zaman sonra ben, ne dersin?

Topu bana attın, olmadı şimdi… Aşk üzerinde çok kafa patlatmışsın belli. O kadar çok patlatmışsın ki tek kelime söylemek bile güç geliyor artık.

Evet, doğru bildin.

O bir kelimeyi söyleyiversen ben büyük bir yükten kurtulmuş olacağım.

Şu söylenebilir mi aşk için: “Hiç”in yahut “yok”un “hep”e yahut “var”a ulaşma çabasıdır. Ya da ulaşmak için gittiği yoldur.

Ya da aksi midir acaba? Varlıktan hiçliğe gidişi… Sanki senin tanıda bir terslik var, “hiç” olan “hep”tir “var” olan “hep” olmaz ki. Varlığın faniliği malûmdur. Varlık ortadan kalktığında işte asıl hiçlik yani heplik yani daimilik başlar. Vardan hiçe ulaşma çabası… Vaz geçme çabası…

Hiçlik makamı… Hiç nedir? “Var” olan bizler aslında “yok”sak ve var olan tekse, aynı şekilde “hep” olan bizler aslında “hiç”sek ve hep olan tekse ve yavaştan “hiç” olduğumuzu yani “yok” olduğumuzu anlamaya başlayınca aşk başlıyor gibime geliyor.

Bak bu doğru. Hiç olduğumuzu anlamaya başladığımızda aşk başlar ve hiçleşme sürecidir belki de… Sürekli yıpranan aşınan ve yok olan bir ruh gibi…

Kendinden vazgeçmek, vardan vazgeçmek kendinin dışında yaşayarak her şeyden caymak…

Bedeni ruha teslim edip belki de maddeden geçip manen yaşamaya çalışma çabası…

Öyle bir şey işte… Daha pek çok tanım, pek çok öykü, pek çok şiir, pek çok kelâm… Bitmez ki, aşk bu; ayın, şın, kaf. Kolay mı?

Değil elbet. Maddeden vazgeçme çabası… Kastettiğin beşerdi sanırım. Dünyevî şeylerden…

Evet evet, elbette. Ama bazen diyorum ki her şey aşk ile var. İçtiğimiz çay, gördüğümüz masa, yediğimiz yemek… Her şey ama her şey… Ve aşkı ulvî merciden aşağıya çekenin de bu olabileceğini düşünüyorum. Sıradanlaşmasına herkeste var olabileceği düşüncesine iten şey. Bu söylediklerimi inandığım için değil de hani “acaba mı?” acaba dediğim zamanlar oluyor.

Belki de bilemiyorum. Madde bahsi çok önemli sanırım. Aşk üzerine çok kafa patlattım, daha önce sana da söylediğim gibi o kadar çok düşündüm ki artık aşk üzerine söylenecek bir kelime bulamıyorum. Salih Mirzabeyoğlu'nun şu sözüne fena tosladım bu mevzuda, hani böyle dank eden cümleler vardır ya öyle işte, takılıp kaldım ve son durağım sanırım:

“Madde yoğunlaştırılmış fikirdir.”

(Kundak; Yıl:1, Sayı:10, Aralık 2012)

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Muhabbet... - Sayı 75
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


40
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17496568
 Bugün : 356
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 834010
 Bugün : 28
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 359
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim