Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2195 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Daima Peygamberler
Kürsü Mümin-Kâfir

  Sayı: 76 - Nisan / Haziran 2013

(İman ve İslâm Atlası’ndan)

Kâfir–Lâfımı kesiyor, fikirlerimi tevkif ediyorsunuz!

Mümin–Allah'ın tevkif etmediğini ve konuşmakta serbest bıraktığını, ben mi tevkif edeceğim? İşte, bir mümine zulüm isnad eden bu zalim seciye de küfrün levazımından bir unsurdur.

Sorun soracağınızı!

 

Kâfir–İnsan sizinle konuşurken ne tarafa cevap yetiştireceğini bilemiyor! Soracağım şuydu: İster İslâm felsefesine, ister İslâm hikmetlerine göre, peygamber, her emri kanun mahiyetinde, insan üstü bir hüviyet midir?

Mümin–Her emri kanun mahiyetinden de üstün, her emri kanunlara esas teşkil edecek kadar mutlak; insan üstü, fakat insan. İnsan olmak hakikati bakımından en büyük peygamberle en küçük insan birbirine müsavidir. Fakat yine en büyük peygamber, peygamberliğini çevreleyen müstesna fert hakikatiyle, daima insan ve mahlûk kalarak, her insanın üstünde…

 

Kâfir–Demek İslâm'da peygamberi Allahlaştırmak yoktur.

Mümin–İslâm'da peygambere karşı en büyük edep, Allah'a karşı en büyük edeple beraber şudur ki, onu Allah'ın abdi ve Resûlü bilerek, ne kadar büyük kabul etsen yine az. Allah'ın mutlak vasıflarına, ne kadar az olursa olsun, işaret ettirecek olursan da fazladır. Peygamber o insan zirvesinin son kemal noktasıdır ki, belki Allah'a arasında kıl kalınlığında bir mesafe kalmıştır, ama bu kılın bir (yanıyla öbür yanı arasında ebedilik ve namütenahilik vardır ve bir) yanından öbür yanına geçebilmek muhaldir.

 

Kâfir–Yine soramadan edemeyeceğim! Hep cümle hokkabazlığı!.. Şaşırtıyorsunuz!..

Mümin–Sorunuz! Çırpınmayınız!..

 

Kâfir–Konuşmanızı o hale getirdiniz ki, bundan ileriye aramızda yol kalmıyor. İmanın usulü bu mudur?

Mümin–İmanın usulü bu değildir. Fakat siz, içinizdeki inkâr ukdesini sımsıkı yakalamış gördüğümüz her yerde aynı iddiayı ortaya atacaksınız! Esastaki derin ihtilâfımıza rağmen her şeyi konuşabiliriz. Zaten esasta müşterek olsaydık, münakaşaya lüzum kalmazdı ki… Size konuşmamak hissini veren şey, kendinizi çabucak mat olmaya başlamış görmenizdir. Açın bahsi de, mücerred ve müşahhas dinin her tarafını konuşalım!..

 

KİTAP

Kâfir–Peygamberlerden sonra kitap bahsini de gözden geçirmeliyiz!

Mümin–Geçirelim, bakalım! Ne diyeceksiniz Allah'ın kitapları için?

 

Kâfir–Böyle bir şeye inanılır mı, diyeceğim; bunlar “Peygamberlik” sıfatı verilen büyük zatların kendi eserleridir!

Mümin–Hem peygamberleri “büyük zatlar” diye vasıflandırıyor, hem de onları yalanların en şenîine müsait görüyorsunuz!

 

Kâfir–Hayır öyle bildiğiniz çeşitten, menfaata bağlı, adi yalanlardan değil… Onlar, belki de halktan evvel buna inanmışlar, kendi kendilerini kandırmışlar…

Mümin–Bu takdirde de onlara muvazenesizlik ve hastalık isnad etmiş oluyorsunuz. Bize hayatı, ahlâkı ve mizacı anlatılan hangi peygamberde yalancılık veya ruhî bozukluk gibi bir hal görmeye imkân vardır?

 

Kâfir–Farzediniz ki, bu haller yoktur ve onlar kâmil insanlardır. Böyle diye getirdikleri kitapların Allah kelâmı olduğuna inanmak mı lâzım gelir?

Mümin–Küfrün öyle kâfir,yani hain bir mantığı vardır ki, eğer mümine sabır ve sükûnet lâzım olmasa bu mantığa insan gibi cevap vermek elden gelmez. Şu düştüğünüz tezada bakın; Allah kitaplarının (hâşa) hak olmadığını ispat etmek için evvelâ peygamberlerde, onların ahlâk ve ruhlarında bir şey arıyor, bulamayınca da ilk teşebbüsünüze göre kitapları tasdik etmeniz gerekirken, kendi mesnedinizi kaybettiğiniz halde inkârda ısrar etmekle, inat ve peşin hükmünüzü ele vermiş oluyorsunuz. Demek ki, sizin için peygamberler bahanedir; onları çürütemeyince de işte şimdi yaptığınız gibi, delil ve mânâ ile hiç alâkanız olmadan sizce esasın inkâr olduğunu belli ediyorsunuz.

Ne müşkül bir mevkide olduğunuzun farkında mısınız?

 

Kâfir–Siz hep benimle meşgulsünüz. Lütfen dâva ile meşgul olun! İslâm'ın iddiasına göre bugün elde mevcut ilâhî kitaplar arasında tek harfi ve hecesi kaybedilmemiş biricik kitap Kur'ân!..

Mümin–Öyledir! Bu hususiyet de ne büyük bir mucize olduğunu ve Hak tarafından korunduğuna ayrıca işaret… Bu işaret 14 asır önce ve peşinen verildi…

 

Kâfir–İyi ama, yine 14 asırdan beri Kur'ân'ın ezelî Allah kelâmı bilinmesine karşılık sadece gününün hâdiselerine ve herkesçe malûm peygamber menkıbelerinden ibaret ve müşahhasta kalmasına ne buyurulur?

Mümin–Zâhiri cephenin bu tarafı, sadece, en büyük tecride kadar götürülebilecek bir remz ifadesidir. Yoksa zaman ve mekândan münezzeh ve mücerret Allah kelâmını, bellibaşlı müşahhaslara inhisar ettirmekten muallâdır. Kur'ân esrarına beşerî takatın son haddiyle sokulabilenler onda, ilk insandan son insana kadar bütün zaman ve mekânın haberleri kaynaştığını bilirler.

 

Kâfir–Ya öbür kitaplar?

Mümin–Hepsi hak, fakat hiçbiri mevcut değil… Meselâ eldeki 4 İncil, “bir” tecezzi kabul etmeyeceğine göre topyekûn “yok”un işaretçisi…

 

Kâfir–Bu asırda insanlık Kur'ân ile idare edilebilir mi?

Mümin–Bu asırda ve gelecekte her şey, Kur'ân'ın zâhiri temel ve sütunları üzerinde inşa edilecek yepyeni ve bâtınî bir nizam mimarisine muhtaç…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Elveda... - Sayı 82
Kelime... - Sayı 81
Zina - Sirkat... - Sayı 80
Zekât... - Sayı 79
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15882570
 Bugün : 713
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 668988
 Bugün : 8
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim