Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1812 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Entellektüel bir haslet olarak farkındalık
Yusuf Bilal Aydeniz

  Sayı: 83 - Ocak / Mart 2015

Bir sorunu çözebilmek için, öncelikle söz konusu sorunun tespit, teşhis ve teşrih sürecinden geçmesi gerekiyor. Yoksa sağlıklı bir analiz ve buna bağlı olarak bir çözüm yolu üretilemez. Üstad Sezai Karakoç'un bir söylemi vardır. O, bu söylemini poetikasını ve şiir mantığını/formunu/çağa uyumunu açıklamak için kullanır. O söylem şudur: "Batı terazisinde tartılmak" Evet, ben bu söylemi güncelleyip, uyarlayarak sözü şuraya getirmek istiyorum. F. Fukuyama'nın "Tarihin Sonu ve Son İnsan" kitabını ve S. Huntington'ın meşhur "Medeniyetler Çatışması" kitabında, bir yanıyla oryantalist, bir yanıyla stratejist bir tutumla İslâm Medeniyeti ele alınmış durumda. Onlar, Çin Medeniyeti ile İslâm Medeniyeti'ni bir belâ, bir tehlike olarak görürler. Burada sormamız gereken soru şudur: Batı'nın terazisi ne kadar güvenilir, ne kadar hassas? Ve gerçekten bu terazi, gerek tarihten aldığı otantik ilhamla, gerek kültürel/politik birikimiyle, gerekse çağa sunduğu insanî değerler envanteri bakımından İslâm’ı bihakkın tartmak için gerekli mücehheze hâiz mi? Yoksa şecaat arz ederken merd-i kıbtî sirkatin mi söylüyor?
 
90’lı yıllarda, şimdi ismini hatırlamadığım bir İngiliz kralı ezcümle şunları söylüyordu: "Bu savaş yalnızca Filistin-İsrail savaşı değildir. Bu savaş İslâm’a yapılan bir savaştır."Huntington’ın stratejik olarak hataları olsa da, İngiliz kralının sözü bu çatışmayı doğrulayan niteliktedir. Bu sürece kadar etnosentrik (ırka dayalı) yaklaşımlı savaşlar olsa da modern zamanlarda ciddi bir kırılma yaşamıştır. Modern zamanlarda yapılan savaşların, genel görünür müsebbibi olarak ekonomi/sermaye ve müstemleke(sömürge) görünse de arka plânda uykuda bekletilen bir din olgusu vardır. Şayet, öyle olmasaydı bugün jeostratejik ve neo-politik uzuvları gelişmekte(ara ara yara alsa da) olan Türkiye ile batılı devletlerin büyük çoğunluğu işbirliği yapardı. Batıdaki insanların çoğunluğu (herhangi bir dine mensup olmayanı bile) en büyük tehlike olarak İslâm’ı görüyor. Ve nesillere böyle anlatıyor. Nitekim bu zihniyetin çarpıklığını 11 Eylül saldırılarında da gördük.
 
Bir de İslâm terminolojisinden bakarsak savaşların nedeni salt ekonomi, özgürlük ve sömürge olsaydı; Allah, benim yolumda cihad edin (savaşın) der miydi? Amerika eski başkanlarından C.Bush, 2.Körfez Savaşı’nın başladığı zamanlarda, "2. harçlı savaşları başlıyor" demişti. Bu sözün bir algı travması meydana getirmek için söylendiğine inanmıyorum. Birebir gerçek hayatta olanı söylemiş; ama biraz nakıs yani eksik kalmış. Buna mukabil, daha önceden Cemil Meriç, "Olimpos Dağı’nın çocukları, Hira Dağı’nın çocuklarını asla kabullenmeyeceklerdir." demişti. Ancak ben, savaşların sadece haç ve hilâl arasında olduğuna inanmıyorum. İşin içinde birden çok argümanın olduğuna ve âdeta ortada pekiştirilmiş bir gücün olduğuna inanıyorum. Bu gücün de şah damarının İslâm karşıtlığı olduğu görüşündeyim. Yoksa ekonomi bir ülkenin ayakta kalması için tabii ki başat etmenlerdendir; ama dinin de etkisi küçümsenmeyecek kadar etkilidir. Mesela, siz hiç Avrupa ülkelerinde ya da diğer ülkelerde kitlesel anlamda bir hristiyanın yahut yahudinin veya nüfus ve nufüz bakımından etkili olan bir dine mensup olan insanlara saldırıldığını, evlerinin yıkıldığını, ülkelerden göç (hicret) ettiğini gördünüz mü? Bir ateist bile hiçbir dinle ilgisi olmaması gerekirken, hepsine aynı mesafede olması gerekirken, o ateistin bile en çok saldırdığı din İslâm oluyor. Bir başka şekilde söylemem gerekirse; dünyada Amerikan ırkı diye bir ırk yoktur; zengin olan herkes Amerikalı olabilir. Siz zengin olursanız bir Amerikalıyla anlaşabilirsiniz, hattâ ortak iş alanları da kurabilirsiniz. Ama aynı dine mensup olmadığınız için, bahusus Müslüman olduğunuz için onlarla aranızda hep bir mesafe olacaktır ve sizi asla sevmeyeceklerdir. Peki, neden diğer dinlere değil de İslâm’a saldırıyorlar ve İslâm’a karşı önyargılılar? Çünkü İslâm evrensel bir dindir. Bu hususta Hristiyanlık da evrenseldir ama künhü/özü (mahiyeti) noktasında sıkıntı vardır. İslâm ölüye değil, diriye dönük bir dindir. İslâm aksiyon ister, hayatın her alanında kendi emirlerinin yerine getirilmesini ister. İslâm’ın kendi içinde, kendine özgü bir yönetim nizamı, ekonomik yapılanması ve strüktürü, insanlığa bir bildirisi (manifestosu), bireysel hayattan aile hayatına, aile hayatından toplum ve millet hayatına dair hükümleri söz konusudur. Bu hükümlerin büyük çoğunluğu da insanın içinde bulunduğu yaşam biçimini değiştirmesini ister ama insan için bu bir zindan, geçilmez bir tünel olduğu için Âdemoğlu pek yanaşmaz. Pavlus’un Hristiyanlıktaki şeriatı kaldırdığı gibi bir şeriat kalkması İslâm’da mümkün ve olası değildir. Çünkü bu din Allah’ın koruması altındadır.
 
Sonuç olarak, meydana gelen hâdiseleri iyi anlamak zorundayız. Olaylara değil, olgulara bakılarak meseleler daha iyi anlaşılabilir. Siz bugün; Afganistan, Suriye, Mısır, Bosna, Keşmir, Patani, Libya, Ürdün, Irak ve Filistin meselelerinin işaret fişeğinin son 10-15 yılda atıldığını düşünürseniz, yanılırsınız. Ataletten sıyrılmış entelektüel bir birikimle yaşadığı çağı tanımlayabilen, tanıyan ve çağının önünü görebilen insanlarla ancak millet olarak terakki edebiliriz. Dilimize pelesenk olmuş kelimeler ve cümleler dizgisiyle bir yere varmamız mümkün değildir. Bizler lâfla gemisini yürüten siyasiler olmadığımız gibi, onları da buna davet ediyoruz. Bu hepimizin boynunun borcu.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Entellektüel bir haslet o... - Sayı 83
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Çaresizlik yoktur, umutsuzluk vardır. Engellerin yıkılması umut etmeyi umut etmekle başlayacaktır.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Beslenmede sünnet ölçüsü
Müslüman; fâcir, fâsık ve bozgunculara y
Su gibi aziz ol
Bozkırın mütevazı ağacı: İğde
Sağlık sisteminin şifresi


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16723338
 Bugün : 791
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 726525
 Bugün : 69
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 216
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim