Öfkeli mizaç taşıyan bir mümin, ramazanda bilhassa öfkesini yenmek ve oruç faziletini sağa-sola çatmakta bir imtiyaz saymamakla mükelleftir.
Orucun nefse bindirdiği baskıyı unutmak için birtakım “mâlâyâniler” ve oyunlarla uğraşmak ramazanın ruhuna aykırıdır.
Ramazanda abdest alırken suyu ağıza ve buruna çekmeyi son derece ihtiyatla yapmak ve içeriye tek damla geçirmemek gerekir. Deniz banyolarında da aynı dikkat...
İçeriye geçmek ve kana karışmak ihtimali olan hiçbir ilâç kullanılamaz. Küçücük bir çivi yutulsa oruç kalmaz. Yaprak, taş, hep aynı.
Batı; kaybettiği noktanın idrâkinde ve kazanacağı noktanın gafili olduğunu -yalnız kendine- ihtar ederek bugünkü buhranını yaşıyor. Biz; tüm taklitçiliğimize rağmen hem birincisinin, hem ikincisinin gafletindeyiz. Eğer batı gibi kaybettiğimiz noktanın idrakinde olabilseydik, elimizden kaçırdığımız bunca zamandan ötürü eyvahlar eder; kazanacağımız noktanın gafletinden de sıyrılabilirdik…