Öfkeli mizaç taşıyan bir mümin, ramazanda bilhassa öfkesini yenmek ve oruç faziletini sağa-sola çatmakta bir imtiyaz saymamakla mükelleftir.
Orucun nefse bindirdiği baskıyı unutmak için birtakım “mâlâyâniler” ve oyunlarla uğraşmak ramazanın ruhuna aykırıdır.
Ramazanda abdest alırken suyu ağıza ve buruna çekmeyi son derece ihtiyatla yapmak ve içeriye tek damla geçirmemek gerekir. Deniz banyolarında da aynı dikkat...
İçeriye geçmek ve kana karışmak ihtimali olan hiçbir ilâç kullanılamaz. Küçücük bir çivi yutulsa oruç kalmaz. Yaprak, taş, hep aynı.
Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.