Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 32 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2065 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

"Hero" ne demektir?
Halis Arlıoğlu

  Sayı: 94 - Ekim / Aralık 2017

Biliyorsunuz, bu vatanın hâin, lâin ve cânileri cezâevinden mahkemeye gelirken içlerinden birinin habis göğsünde İngiliz kâfirine hizmet ettiğini anlatan ve onların lisânınca “HERO” (kahraman) (!) yazılı bir tişört vardı. Bu alçaklık ve şerefsizliğin pek çok mânâları var ama en belli başlı olanlarından birkaç tânesini saymak istiyorum.

1-“Biz burada cezâevinde değil, en lüks hilton otellerinde yaşar gibi yaşıyoruz ve kimse bize” gözünüz üzerinde kaşınız var” diye sormuyor...

2-“Biz şimdiye kadar yediğimiz haltın ve yapmış olduğumuz her türlü hıyânet ve cinâyetin arkasındayız ve bu tür alçaklıklardan, kâfirlere hizmetten aslâ nâdim ve pişman değiliz”!..

3-“Biz ancak; (Yassıada adâlet (!) divânın)da merhum Adnan Menderes’e yapılanların aynısı yapıldığı takdirde her şeyi itiraf ve ikrâr ederiz. Çünkü biz, insan değil vahşi birer sırtlan ve ‘firavun fâreleriyiz’…

4-“Bu işin arka plânında oradaki gardiyanlar dâhil, o hâin ve alçakları cezaevinden alıp tââ mahkemeye gelinceye kadar koruyup-kollayan ve bu rezâletlere ses çıkartmayan sözde o görevliler içinde bir soru işâreti olduğu görülmekte ve onların da tekrar gözden geçirilmeleri gerektiği anlaşılmaktadır..”

5-Bu alçaklara ve sebep olanlara gerekli ceza verilip, hadleri bildirilmezse korkarım bu yol olur ve daha bir sürü reziller de bunu yapabilirler. Nitekim yaptılar da…

Ayrıca bu rezil ve sefillerin cezâevlerinde ve mahkemeye geliş gidişlerinde çıkardıkları her tür rezâletin ve itliğin karşılığı, usûlü dâiresinde sorulup, ıslatılarak, tekrârına aslâ meydan verilmemesi de bir insanlık ve oraların genel kuralı olmalıdır. Aksi halde bu alçaklara tanınan her tür insânî davranış, o nâmussuzların daha da şirretleşip-küstahlaşmasına, aynı alçaklık ve hıyânetlerini katlayarak yapmak istediklerini göstermektedir. Bu durum her şeyden önce, o menfur olayda can veren bunca şehit ve gâzilerimize, mahkemeye ve millete karşı yapılan en âdî ve alçakça bir tecâvüz ve hakâretlerin devâmı niteliğinde bir mel’unluktur, cezâsız kalmaması gereken çok iğrenç bir hakârettir…

Elbette daha buna benzer pek çok sorular ihtiva eden bu hâinâne davranışlar bütün dünyânın gözü önünde cereyan etmekte. Başta ABD olmak üzere, Almanya, Fransa, Hollanda ve diğer kâfir ülkeleri neden sürekli ciyaklıyor ve saldırıda bulunma alçaklığında bulunuyorlar?.. Çünkü bomba ellerinde patlamış ve bu pisliğin altından resmen ve bizzat kendileri çıkmış, bütün ihânetleri belli olmuştur. Oysa şimdiye kadar, kuzu postu ve dost görünüyor ama saman altında su yürütüyorlardı. Artık düşmanlıklar sırıtmaya başlamış ve her türlü alçaklıklar gizlenemeyecek şekilde açığa çıkmış.

Eskiden dolaylı, sistemli ve sinsice yaptıkları alçaklıklar bunlar kanalıyla ortaya dökülmüş ve kendi lisanlarıyla; “Biz oradayız ve onların arkasındayız. Onlarla birlikte PKK, DHKP-C ve diğer örgütler bizim uşağımız ve köpeğimizdir. Onları birer iç isyân ordusu olarak kullandık ve kullanıyoruz” demektedirler… İşte bu “HERO” b. yemesinin diğer bir manâsı, frenkçesi-kâfircesi de budur...

Şimdi bize âit olan ise; asıl, “asmayıp da, besleyelim mi” sözü bunlar için geçerli ve şart olmuştur! Bundan sonra o hâin ve alçakların yediği her lokma ve içtiği bir yudum su bile fazladandır. Mâkul ve mantıklı davranmak ancak, nâmuslu insanlar için geçerli olan bir kuraldır. Bunlarda ise ne nâmus ve ne şeref diye bir kavram vardır. Üstelik vatan ve millet düşmanlarında nâmus aramak, çölde su aramaktan daha ahmakça bir davranıştır. Ayrıca “Vatana ihânetin cezâsı, divânıharp ve kurşuna dizilmek” değil midir? Türk yasalarında bunlar yok mu? Daha ne zamana kadar bu hâin ve cânileri, alçakları besleyecek ve bunca  ihânet ve nankörlüklerine katlanacağız? İşin aslı ve özü; bunların ihânet ve çatışma ânında gerekenlerin ânında yapılması ve orada itlâf edilip-temizlenmeleri gerekirdi. Sonu gelmeyen mahkeme ve soruşturmalar, zamâna oynamanın başka bir şeklidir. Bu konuda suçlu olanlar sâde o hâinler değil, onlara sözcülük ve avukatlık yapanlar da aynı derecede suçlu ve mücrimdirler. Son sözü merhum M. Âkif’in şu yürek yakan şiiri ve duâsıyla bitirmek istiyorum:

“Rûh-i İslâmı şedâid sıkıyor, öldürecek.

Zulmü te’dip ise, maksud-i mehîbin gerçek,

Nâre yansın mı berâber, bu kadar

mazlûmîn?

Bîgünahız çoğumuz, yakma ilâhî. Âmîn!

Müslüman mülkünü, her yerde felâket

vurdu.

Bir bu toprak kalıyor, dînimizin son yurdu”

(Safahat S. 187)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Merhum Mehmet Akif in ruh... - Sayı 119
Niçin düşmanlar... - Sayı 118
MEHMET AKİFİN RUHANİYETİN... - Sayı 117
MÜSLÜMAN MİLLÎ İRADE DÜŞM... - Sayı 117
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (120):
Doğumunun 120. yılında Üstat Necip Fazıl Kısakürek...

Son Eklenen Yorumlardan
 "Yürü kardeşim,Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin."Sen ve senin gibi şuurlu insanların sayıları bereke... Nilüfer Mihailoğlu

 Yüreğinize kaleminize sağlık kıymetli hocam. Allah hayırlı sağlıklı uzun ömürler versin.... Faruk AKTI

 kantarın topu olacak efendim ... Esra

  Gönlü klabi temiz abim kalemine sağlık başarılarının devamını diliyorum sevgiler saygılar ... Serkan yakar

 Teşekkür ederim değerli gönüldaşım. İlgin bizi sevindiriyor Faruk......


Marksizm’in, her şeyin cevabını veremediği, “ilk insanı ve tabiatı kim yarattı” sorusuna “bunu ortaya atmakla tabiatı ve insanı yok farz etmiş oluyorsun. Bundan vazgeçersen, bu soruyu sormaktan da vazgeçersin” demesinden(diye karşılık vermesinden) anlaşılmaktadır. Ancak her şeyin cevabını verebilecek bir kriteryuma sahip olan “benim düzenimi kabul et, kurtulursun!” deme hakkına sahiptir.
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Soykırım, Antisemitizm ve Filistin Üçgen
Deniz kabarıyor
Gazze günlüğü
Sosyal medyanın gücü
Üstün fikir
Zeytin dalları altından meydan okuyuş
Deniz kabarıyor
Kudüs... Ey Kudüs


Yavuz Sert - Bir tufanın ardından...
Yavuz Sert - Gazze biz ne öğretti...
Ali Erdal - Deniz kabarıyor
Kadir Bayrak - Vah benim halime!
Necip Fazıl Kısakürek - İç ve dış düşman – Y...
Bedran Yoldaş - Elinde taş küçük çoc...
Bedran Yoldaş - Zevâli yakındır zulm...
Ekrem Yılmaz - Kazandım vallahi!
Ekrem Yılmaz - Bitti kelimelerim
Ekrem Yılmaz - Mektup
Dergi Editörü - Üstün fikir
Site Editörü - Sosyal medyanın gücü
Necdet Uçak - Dünya malı
Necdet Uçak - Geldi geçti ömrüm be...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Soykırım, Antisemiti...
M. Nihat Malkoç - Gazze günlüğü
Hızır İrfan Önder - Kasem olsun!
Zaimoğlu - Batı muradına erebil...
Mehmet Balcı - Köyüme gömün
Mehmet Balcı - Sevdam
Muhsin Hamdi Alkış - İsrail-SAMİRİ-oğulla...
İbrahim Şaşma - Kudüs Mektubu
Halis Arlıoğlu - Merhum Mehmet Akif i...
Murat Yaramaz - Hiç
İlkay Coşkun - Filistin
Zafer Nefer - Tas tarak
Özkan Aydoğan - Çocuk
İlknur Eskioğlu - Şehitlik oyunu
Yusuf Çelikler - Bu gidiş nereye?
Ayşe Yaz - Yağmur (Gazzenin çoc...
Bedir Acar - ‘İsrail bizi yenemez...
Hüma Sunguroğlu - Çınarın gölgesinde o...
Hüma Sunguroğlu - Zeytin dalları altın...
Abdullah Doğulu - Filistinde anne-çocu...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 13138516
 Bugün : 3709
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 603787
 Bugün : 5
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 69
 119. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 3
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 21 Şubat 2024
Künye | Abonelik | İletişim