Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4889 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Battal Gâzi
Hakan Karahan

  Sayı: 100 -

Bu cemiyetin kahramanlık hayali Battal Gâzi’de

Bu cemiyetin önemli şahsiyetlerini kaleme aldığımız yazılarımıza bu sayıda cemiyetimizin kahramanlık hayalinin aranması gereken Battal Gâzi ile devam ediyoruz.

Bir halk kahramanı olarak hayatı menkıbelere, şiirlere, romanlara, filmlere konu olan Battal Gâzi Emevîler döneminde yaşamış olup Anadolu’da Bizans’a karşı yapılan mücadelelerde ön plana çıkmıştır.

Gerçek adı “Abdullah” olup kahramanlığı dolayısıyla kendisine lâkap olarak “Battal” denilmiştir. Kelime anlamı olarak “Battal”, en ve boyca alışılmış olandan büyük anlamına da gelir. Battal Gâzi, lakâbının hakkını verir gibi iri yapılı ve uzun boyludur. Heybetiyle düşmana korku verir.

Battal Gâzi Destanı, Müslümanlar ile Hristiyanlar arasındaki mücadeleleri konu edinir. Bir tarafta Bizans kayseri, diğer tarafta İslâm dünyasının halifesi vardır. Kayser, sık sık ordu hazırlayıp Malatya üzerine sefer düzenler. Kayserin arkasında her defasında çok güçlü bir ordu vardır. Ancak Battal Gâzi önderliğindeki İslâm ordusuna her defasında yenilirler.

Battal Gâzi’nin kahramanlığı ve cesareti Orta Asya’dan Endülüs’e kadar geniş Müslüman coğrafyaya yayılmıştır. Battal Gâzi, kahraman, cesur ve hünerli bir silahşördür. At koşturmada, gürz ve kılıç kullanmada çok ustadır. Silahşörlükte yenemediği hiç kimse yoktur. Mücadeleye tek başına girmekten çekinmez. “Allah’a sığınırım, hiç kimseden yardım beklemem.” diyerek tek başına düşman şehirlerine akınlar düzenler. Ordulara saldırır. Yiğitliğini düşmanları bile takdir eder.

Battal Gâzi, aynı zamanda âlim bir kişiydi. Küçük yaşta Kur’ân’ı ezberlemişti. Kendi ifadesiyle “gece gündüz din yolunda savaşan” biridir.

Halk inanışına göre Battal Gâzi’nin atı olan “Aşkar”ın olağanüstü nitelikleri vardır. Aşkar’ın ölümsüz olduğuna inanılırdı. Aşkar öyle bir attır ki, su üzerinde yürür, gerektiğinde kanatlanıp uçar.

Bu maceralardan biri Battalnâme’de şöyle anlatılır: “Battal Gâzi, Hindistan’a ak fili getirmeye giderken, bir deniz kenarına vardı. Çaresizlik içinde idi. Atından inip abdest aldı ve namaz kıldı. Sonra da uyudu. Biraz sonra at sesine uyandı. Hızır Aleyhisselâm beyaz atıyla çıkıp geldi ve Battal’a “Tiz Div-zâde Aşkar’a bin” dedi. Battal, atına bindi. Hızır’ın dediğine uyarak gözlerini yumup Aşkar’a bir kamçı vurdu. Gözlerini açtığında kendini denizin öbür yakasında buldu.”

At yaratıldığından beri... İnsanlığın Ufku’nun (sav) diliyle övülmüş: “Zafer atların alınlarına nakşedilmiştir.”...

Battal Gâzi, atı Aşkar ile birlikte fetholunacağı müjdelenen kutlu belde İstanbul’a tek başına fethe kalkıyor. Hadisteki müjdeye öyle inanıyor ki tek başına bile müjdenin gerçekleşmesini mümkün görüyor. Böyle cesur ve gözükara bir yiğit.

Bizans kralı, İstanbul’daki Müslümanlara ağır zulümler etmektedir. Katliam haberleri o dönem halifenin bulunduğu Bağdat’a ulaşır. 170 bin kişilik ordu ile İstanbul kuşatılır fakat fethedilemez. Ancak Battal Gâzi pes etmez. Keşiş kılığına girip tek başına Bizans’a sızar. Battal Gâzi uzun süre İstanbul’da kalır ve Müslümanlara zulmedenleri saklandıkları yerde olsa dahi bulur ve onların cezasını verir.

Battal Gâzi’nin türbesi, külliye şeklinde Eskişehir’in SeyitGâzi ilçesinde bulunur. Külliye içindeki türbede bulunan Battal Gâzi’nin sandukası, kişiliğine ve büyüklüğüne atfen 5,5 metre uzunluğundadır.

Bu cemiyetin kahramanlık hayalini ifade eden Battal Gâzi, Anadolu’nun Türk-İslam kimliği kazanmasında önemli rol oynarken, halk ile bütünleşmesi sayesinde de Anadolu insanının gönlünde taht kurmuş, kahramanlık hikâyeleri asırlardır anlatılagelmiştir.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Köroğlu... - Sayı 101
Battal Gâzi... - Sayı 100
Yunus Emre... - Sayı 99
Mevlânâ... - Sayı 97
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


ACIYORUM

Millet, Meclis’i seçiyor...

Meclis, millet namına kanun yapıyor...

Anayasa Mahkemesi de bu kanunları bozabiliyor...

 

Şimdi söyleyin:

Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla mı milletin?

Hâkimiyet kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesi’nin mi?

Hâkimiyet kayıt ve şartla Anayasa Mahkemesi’nin mi?..

(Kardelen; 13; Mart 1997)

 

ACIYORUM

Bir takım kimselerin, yetkilerini aşarak, kanun dışı teşkilâtlar kurduğu ve kanun dışı faaliyetlerde bulunduğu artık kimsenin yok diyemeyeceği bir gerçek halinde ortaya çıktı.

Bunlar, başlangıçta en azından, kanunların kötülerle ve kötülükle mücadelede yetersiz kaldığını düşünüyor.

Böyle örgütlere karşı çıkanlar da, gizli ve kanun dışı teşkilât kurulacağına falan falan kanunlara ve filân filân mekanizmalara dayanarak şöyle şöyle mücadele mümkündür, demiyorlar...

 

Öyleyse...

Ya bu ülkede kanunlar ve işleyen mekanizma yetersizdir... Ya devleti idare edenler...

Bu işin (ya)sı, (ma)sı yok... Hem kanunlar ve işleyen mekanizma, hem idareciler yetersiz...

(Kardelen; 13; Mart 1997)
66
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16793782
 Bugün : 1026
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 732304
 Bugün : 140
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 322
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim