Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     3570 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Kilid'?l Bahir Tefekk?r?
Sadettin Kaplan

  Sayı: 56 - Nisan / Haziran 2007

Yıl 1915...


Mart ayının onsekizi... Hava güzel, rüzgâr sakin... Dallar, bahara el sallamakta. Tomurcuklar patladı patlayacak...
Boğaz'ın üzerinde nazenin bir sis, bir gelin duvağı gibi efil efil... Ve sabahın çok erken saatleri...
Ertuğrul tayyaresi bir keşiften dönüyor. Kilitbahir'in burçlarında martılar dönüyor. Ve dünya, her zamanki seyriyle dönüyor.


Ertuğrul keşif uçağının getirdiği haber, kızıl bir hançer gibi. "Bozcaada açıklarında, devasa bir filonun, sinsi bir sırtlan gibi Çanakkale Boğazı'na yaklaşmakta olduğu tesbit edilmiştir..."


Bre bu nice iştir?.. Sormaya, sorgulamaya zaman mı var?.. Rapor açıklayıcı bilgilerle devam ediyor:
"Bir denizaltının dümen suyunda; altı adet İngiliz zırhlısıyla, dört Fransız savaş gemisi ve onları izleyen bir nice gemi, boğaza doğru yaklaşmakta..."


İş bellidir... Frenk gemileri gelişinden bellidir... İngiliz'in dostluğu gözlerinden bellidir. Gemilerin mensup oldukları milletler bellidir. Ya gemilerdekiler?.. Ya o çığlık çığlığa çakal gibi uluyanlar, "Hurra!" nidalarıyla çıldıranlar?.. Onlar kim?..
"Kimi Hindu, kimi yamyam bilmem ne belâ!..."

Ve geldiler...
Boğaz'ın sularına girdikten sonra, üç gruba ayrılarak, tarihte eşine rastlanmayan bir barbarlıkla; cehennem ağızlı toplarını, patlamak üzere olan bahar tomurcuklarının böğrüne patlattılar...


Olan olmuştu... Yeniden çemkirmişti çakallar... Bu milletle oyun oynanamayacağını bile bile, yeni bir denemeye girişmişlerdi. Çaresiz... Çanak- kale'de bir destan daha yazılacaktı...


Tarih kıyama durmuştu. Bekliyordu elinde kalem... Ve biliyordu; bu defa da zafer Türk miletinindi Allahu âlem... Tarihe geçecek bu altın sayfanın altında da yine Türk mührü, bağrında 18 Mart 1915 tarihi, dünya durdukça ibretle okunacaktı...


Bir kez daha şahlanmıştı Mehmed'im!.. Yarabbi, o ne ihtişamdı öyle, o ne salvetti, o ne kudretti?.. Bu savaş nice bir ibretti?.. Haç ile Hilâl'in savaşıydı bu... Batı medeniyeti denen, bu medeniyetten nasibini almamış barbarlar güruhunun milliyeti yoktu bu savaşta... Hilâl'e saldıran bu sırtlanların başlarında aynı taç, boyunlarında aynı Haç vardı... Kapkara bir haç bulutu, Hilâl'in üstüne ağlıyordu... Çanakkale'nin tertemiz semâlarından, küfrün cehennemi yağıyordu... Ve güllere, kara bağırlarını siper eden yiğitler, Hilâl'in gölgesinde bir şanlı destan daha yazıyordu...
Susmuyordu keferenin topları... Yağmur gibi yağıyordu kurşunlar... Gülleler, düştüğü yeri sarsıyordu. Kan, barut, alev ve bu cehennem içinde gülerek ölüme koşan yiğitler...

"Çanakkale içinde aynalı çarşı,
Ana ben gidiyom düşmana karşı,
Gençliğim eyvah!.."

***

Yekin bre Seyid Onbaşı!.. Ne var ikiyüz onyedi kiloluk güllede? Ağırlığının üç katıysa ne çıkar?.. Çek besmeleyi, al Tekbir'i hele!...

Yekindi Seyid Onbaşı... Yeniden gürledi toplar. Ve şahlandılar cihana parmak ısırtan kahramanlar... Ezineli Yahya Çavuşlar, Hasan Mevsuflar ve daha nice isimsiz yiğit...

Biliyordu bu yiğitler. Biliyorlardı ki, asla yalnız değiller... Ve duyup görüyorlardı. Mohaç ovasından, Tuna boylarından, Yemen çöllerinden kanatlanan şüheda ervahı da onlarla birlikte Tekbir alıyor, tek bir yumruk oluyorlardı...

Ölüm, bir özge nefesti onlar icin... Ölüm, sonu değildi hayatın. O savaşta ölmek, erebilecekleri mertebelerin en yücesiydi. Biliyorlardı bunu...

Gülerek, "Bir gül bahçesine girercesine" giriyorlardı savaşa... Ak alınlarında gül açıyordu kanları...

O yiğitler ki; düşmanlarını bile öldürmeye kıyamıyorlardı...

O yiğitler ki; süngüyle devirdiklerini sayamıyorlardı...

O şehitler ki; Allah yolunda şehid olmaya doyamıyorlardı...

***

Ve gömülenler gömüldü sulara... Toprağa düşenler hak ile yeksan oldular...Kaçanlar canlarını kurtarırken, uzaktan uzağa Bogaz'ı seyrediyorlardı...

Akşamın laciverdi, Bogaz'ın mor sularında yıkanırken, çareyi kaçmakta bulan Haçlı güruhu, sulara gömülmekten kurtulan tekneleriyle canlarını kurtarmanın telaşı içindeydiler... Ve başlarındaki kumandan, makina başında, maniple tıkırtılarıyla Başkomutanlarına şu flaş raporu geçiyordu:

"ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!..."

***

Ve Çanakkale Zaferi, yanık bir türkü oldu...

Çanakkale geçilemedi ama, yiğitler serden, sevenler yardan geçti... Bir zamanlar kervanlar çok uzaklardan geçti... Conk Bayırı'nda bulutlar ağlarken,kafesli pencerelerin arkasında, elinin kınası solmamış gelinler, alnı nurlu analar, gençliğine doymamış giden bu yiğitlerin sessiz türküsünü söylediler gözyaşlarıyla...


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : Durmu? Kaya    21.04.2007
Yorum : Hocam size bu sayfalarda tesadüfen karşılaşmak ne güzel.. Umarım hatırlarsınız... Selam ve sevgilerimi gönderiyorum...





 
DİLEKÇE... - Sayı 62
Duy Beni!... - Sayı 60
O'NU YA?AMAK...(1)... - Sayı 60
Kilid'?l Bahir Tefekk?r?... - Sayı 56
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17512353
 Bugün : 2270
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 840302
 Bugün : 303
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 236
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim