Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     887 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Yampirik
Ayşe Yaz

  Sayı: 113 -

" Yaşar Ağabey ben bu monitörü atıyorum.’’

Bendeniz Yaşar. Kel Reşit’in mürekkep yalamış oğlu. Anamın iş güç arasında unutup ablam Nazmiye’ye büyüttürdüğü sarı kafa Yaşar. Ailemizin genetik hastalığı düztabanlık ayaklarımızı da içe basarız. Benimde ayaklarım birazcık içe dönük, yamuk basar, basarken de azıcık sallanırım. Çocukluktan beri Yampiriklerin Yaşar’ım.

Buralar bağlık bahçelik. Mart sonu başlayan iş-güç ilk kar düşene kadar hababam de babam devam. Kasaba dediğin ufacık yer, dağların ardında adıyla müsemma Göl Ovası. Ovada ekin, pancar, sarı ayçiçeği kafası. Az tırmanınca kiraz, vişne, ceviz, üzüm salkımı üstüne dağ havası.

Toprağı hiç çekmedi içim. Yaşıtlarımın traktör merakı da yoktu bende. Eee geriye bir tek kâğıt kalem kaldı. Mabudun verdiği akıldan yana pek nasipli sayılmasam da ite kaka bitirdim liseyi. İş dersen; masa başı, uzaktan akraba Mahmut Dayı’nın yardımıyla bulduk şükür.

İdaresi altında çalıştığım müdürlerim babacan adamlardı, beni de hep severler. Eeee sülalem komik biz yampirik sülalesi kasabada tek denizdir hani. Ağzım iyi laf yapar. Anamdan miras hikâyeciliğim, dedem Kel Tayyar’ı aratmayan nüktedanlığım işi kitabına uyduran becerikliliğim! Arkadaş arasında oldukça meşhurum. Arada sırada bana döner; ’’Lan Yaşar patlat bir fıkra da neşemizi bulalım‘’ derler. Bende fıkradan bol ne var. Hangi kategoriden isterseniz oradan olsun derim. Ağzımı gözümü eğe eğe fıkra kahramanının ruhuna bürünüp anlatıveririm. Odayı saran meyus havayı dağıtır herkesi mest ederim.

Dairede odama ilk defa uğrayanların dikkatini masamdaki bilgisayar çeker. İri yarı arkaya doğru uzayan monitör… Şimdilerde herkese ballandıra ballandıra anlattığım hikâyem benim.

O zamanlar kasabada müdürümüz Celil Bey ; ‘’ Oğlum Yaşar ile gitmek gerek, bize donatım malzemesi gelmiş.’’ Deyince, yanıma azcık saftan Tarık’ı alıp yola koyuldum. Dünya değişiyor. Bizim küçük yerlerde kabuklarından sıyrılıp dünyaya açılıyor. Dijital köye dâhil oluyoruz vesselam.

Dairede çalakalem yazılıp uzatılanları daktiloya çekmekten canımız çıkmakta. Bende hayli zamandır daktilodan kurtuluşu sağlayacak bir bilgisayarın hayalini kurmaktayım. Her şeyi bir çırpıda yazdığımız, yanlış olunca tek tuşla silip düzelttiğimiz bilgisayara geçiyoruz daha ne isterim! İçimde kelebekler uçuyor. Sanırsın hanımın aylardır istediği süpürgeyi almaya gidiyorum.

Kurumun il müdürlüğü binası toplantı salonuna vasıl olduk. Bizcileyin taşra teşkilatı bir iki fireyle yerine almış. Başladık beklemeye. İnsanoğlunun en uzun eylemi olan beklemek, zamanın en büyük intikamı olsa gerek.

Sonra il müdürünün adı anons ediliyor. Cengiz Canveren. Müdür başlıyor konuşmaya. Uzun mu uzun ama içi boş konuşma beyinlerimizi çoktan uyuşturdu bile.

“Hepinizin taleplerini karşılamak için elimizden geleni yapıyoruz. Şükür ihtiyaç olan malzemeleri temin ettik. Birazdan arkadaşlar sizlere takdim edecekler’’ diyor.

Bizim kurumun adı okununca gidiyorum. Uzatılan kâğıdı imza edip öte başa varıp dikiliyorum. Görevlilerden biri üzerinde monitör resmi olan büyükçe bir kutuyu uzatarak kucağıma bırakıveriyor. Hemencecik içim ısınıyor monitöre. Arka sıradaki bilgisayar kasalarına dikiyorum gözümü. Görevli:

“Hadi hemşerim sıradaki ‘’deyince afallıyorum. Kasasız monitör ne işe yarar?

“Kasa” diyorum.

“Kasa yok. Sizin kurumun karşısında sadece monitör yazıyor’’ diyor.

Elde monitör kös kös arkamı dönüp çıkıyorum salondan. Vaziyetten hoşlanmadım. Tepe yöneticilere ulaşıp kasa istesem diyorum. Ama ümidim yok. . Aklıma bir cinlik geliyor. Dağıtım esnasında yan ilçenin okunan adına kimsenin gelmediğini fark ettim. Beraber geldiğim arkadaşa adını bildiğim memurun ismini vererek kasasını teslim almasını kendisine vereceğimizi söylüyorum. Zavallı yardım etmekten memnun iyi bir şey yapıyormuş gibi gidip imza atıp kasayı alıyor.

“Ya işte o gün bu monitörü ilimizin efsane müdürü Cengiz Canveren, Kasayı da becerikliliği ile müsemma! Yampirik YAŞAR .!! Hediye etti kuruma.’’

Sonradan uzun vakit konuşuldu. Canveren müdürüm malzeme eksik gelince, kimseyi kırmamak için kimine monitör, kimine klavye, kimine de kasa verdirmiş o gün.’’

Haa sual mi edersiniz kasaya ne oldu diye? İş görür hala. Arada bir bilgisayarcı Cafer el atar sağını solunu toparlar. Maşallahı var. Peşini aradılar mı diye merak mı edersiniz? Kime gerek koskoca imzalı kağıt ellerinde!!!!

Bendeniz Yaşar. Yampirik Yaşar. Bugünden sonra emekli Yaşar!!!


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Sivil itaatsizlik... - Sayı 124
Yağmur (Gazzenin çocuklar... - Sayı 119
Postacının Karısı... - Sayı 117
Kafasında Duman Tüten Ada... - Sayı 116
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Emanet gazete isteyen, “bakabilir miyim?” diyor; “okuyabilir miyim” değil… Demek okunması gereken gazeteler, bakılır duruma düşmüş; yani albüm olmuş… Hem de (görmeyen gözlere yazıklar olsun) “fuhş albümü”…
Ortada bir basın olmadığına göre, neyin krizinden söz ediyorlar?..
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Suyun serencamı
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16781255
 Bugün : 3086
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 731385
 Bugün : 235
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 270
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim