Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1305 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Ruh ve Musikî
Kadir Bayrak

  Sayı: 117 -

“Sâf mânâsıyla musiki ve bilhassa insan sesi (semâ), İlâhî tefekkür ve tahassüse hizmet ettiği, sır ve hikmetleri düşündürdüğü nispette helâle, göbek ve nâra attırmaktan ibaret kaldığı çapta da harama kaçar, iki kutuplu bir sanattır ve bu kıstas içinde İslâmîdir.”

(Necip Fazıl, İman ve İslâm Atlası, Musikî, 312)

Ruhun hafızası olur mu…

Hüzün, mutluluk, ayrılık, kavuşma… Bu duyguların en yoğun olduğu demlerde idrak ettiğin bir an; evladını kucağına aldığın, annenin bedenini mezarına koyduğun ilk “an” mesela, ruhunun hafızasında bir daha silinmeyecek şekilde yer ediyor.

Benzer duyguların tesirindeyken aldığın bir koku; bütün aile beraberken soğuk bir kış sabahında sobada kızarttığın ekmeğin, gurbette sıla özlemi çekerken yağan yağmur sonrası uzaklardan gelen toprağın kokusu unutulmuyor.

Akıp giden zaman içinde senin için ehemmiyetli anlarda duyduğun bir melodi, müzik parçası da unutulmazlar arasında yerini alıyor; üniversite sınavındayken uzaklardaki düğünden kulağına çalınan bir melodi, ameliyata girerken hemşirelerin açtığı radyodan duyduğun bir parça, asker ocağında hafta sonu iznine giderken bindirildiğin araçta sürekli dönüp duran kasetteki eserler… İlerleyen zaman içinde o melodi, o tını, o sesi bir kez duyman bile unuttuğunu zannettiğin günlere alıp götürüyor, ruhunda açılan pencerede o an’ı bütün gerçekliğiyle yeniden yaşıyorsun.

Ruhun, hafızası olur…

Müzik de o hafızanın kuvvetli bir parçasıdır, çünkü unutulmayan anlar, koku gibi müzik de ruha hitap eder…

Kâinatın bir düzeni, bir matematiği olduğu gibi ruhunun da olduğu muhakkak… Onun ruhunun bir parçasını da musikî teşkil ediyor. Bu sebeple denizin, dağların, ormanın, rüzgârın musikîsini duyuyor, duymak istiyor ve hayran oluyoruz. Ruhlar arasındaki yakınlık…

İnsan ruhu, sonsuzluğu temsil eden göklere hasreti sebebiyle bütün kuşlara yakınlık duyuyor ama sesi güzel olanlarını yanından ayırmamak ve sürekli duymak için kafese mahkûm ediyor.

Ruhu incinen, hasta olan hemcinslerini musikî ile tedavi ediyor. Bunun için yeni yeni musiki makamları icat ediyor, her makamı ayrı hastalıkların şifası için kullanıyor.

Makam ile yürüyen deve ve at gibi hayvanlara evinin en yakınında yer veriyor, onlara hanesinin bir ferdi gibi muamele ediyor, haklarında şiirler, kitaplar yazıyor.

Allah kelâmının, Cibrilî Emin’in, emin meleğin El-Emin’e (sav) indirdiği kitabın güzel sesle okunmasını arzu ediyor.

Dünyada, Sevgiliye (sav) sevdirilen üç şeyden namaza davetin, güzel sesli müezzinlerin sesinden yapılmasını istiyor. Yetinmiyor her vakit namazının ezanını, o vaktin ruhuna uygun bir makamla okunmasını icat ediyor. Hatta Cuma namazı vaktini ihtar eden sâla ile vefat haberini duyuran sâlanın makamlarını bile ayırıyor.

Ve bugün… İlmin, teknolojinin sınırlarını zorladığı zamanımızda laboratuvar kesinliğiyle anlıyoruz ki bu icatların hiçbiri boşa değil. Müziğin, bırakın ruhu hücrelere bile müspet veya menfi etki ettiğini ilim adamları söylüyor.

Bir bardak suya dinletilen güzel sözler, huzur veren musikî suyun moleküllerini müspet yönde değiştirirken, kem söz ve müzik molekülleri alt üst ediyor.

Evdeki çiçeklere şarkı, türkü söyleyen Anadolu analarını yadırgayan, hafife alanlar, bugün bitkilerde de müziğin etkisini ispat eden ilmî tespitler karşısında mahcup oluyor… Ninniyle büyüyen çocuklar, emsallerine göre hayatta daha başarılı oluyor.

Seçimlerde bile doğru müzik tercihi seçim kazandırıyor. Akılda kalan müzikler, seçimi kazanan siyasî partilerin müziği oluyor ne hikmetse…

Şehitliği ahiretin, gaziliği dünyanın en büyük rütbesi bilen millet, cihada giderken ordusunun önüne mehteranı koyuyor.

Kendi bâtıl inanışlarının emrinde bir dünya kurmak isteyenlerin müziği dehşetli bir silâh olarak kullandıkları, daha pek çok şeyle olduğu gibi müziği de kullanarak nefsi ve nesli ifsat ettikleri su götürmez gerçek.

İyi insanların iyi atlara binip gittiği medeniyet çevremiz, her şeyle birlikte müziğin de tefekkürünü yapmak ve yarının dünyasındaki yerini tayin etmek zorunda…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Türk kimliği... - Sayı 129
Helâl lokma... - Sayı 128
Çare... - Sayı 127
Mukaddes beldelere-2... - Sayı 126
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Batı’nın Pompei’sinin günlerini andırmasının sebepleri Osmanlı Devleti’ni çökerten “metal yorgunluğu”nun ilk safhası değil midir?
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1992
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17668635
 Bugün : 2223
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 873935
 Bugün : 1146
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1118
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim