Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 32 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     6178 kez okundu.     1 yorum bırakıldı.     Yazara Mesaj

Bin d???n, bir konu?!..
Site Editörü

  Sayı: 57 - Temmuz / Eylül 2007

Bir defasında eşimle Fatih semtinde dolaşırken, caddeden karşıya geçmek için çoğu (ama herkes değil) kimse gibi yayalara yeşil ışığın yanmasını bekliyorduk. Beklenen ışığın yanması ile kalabalıkla beraber yürümeye başladık ki, uzun sakallı, cüppeli bir dedenin kullandığı bir minibüs, yol yayaların hakkı iken, yayalara fırsat vermeden yoldan geçiverdi. Ben şaşkınlıkla dikkatimi şoföre yoğunlaştırmışken, arkadan birisi bağırıyordu:

-Cehennemde yanacaksın Hacıııı...

Ben dedeye yol hakkımı helal ettim, diğerlerini bilemem...


Daha önce de, yol hakkının, ışık ihlallerinin, emniyet şeridi ihlallerinin, korsan kitapların kul hakkına sebep olabileceğini, hatta daha net ifade ile, kul hakkı yemek olduğunu belirtmiştim çeşitli yazılarda.


Bu konu üzerine yoğunlaşınca gördüm ki, özellikle 20. yüzyıl ve sonrasının insanlarının günah defterlerinde gıybet, kul hakkı gibi günahlar diğer devirlere göre daha fazla olabilir. Neden derseniz, ilk olarak matbaanın, sonraları radyo, televizyon derken nihayetinde internetin ortaya çıkması ile iletişim hiç olmadığı gibi bir hale geldi.


Artık mahallenin kapı komşuları arasında kalmıyor bir dedikodu. Bir bakıyorsunuz, çok satan bir gazete manşetten “gıybet” yapıyor. Ve mahalledeki gibi bunu üç-beş kişi değil, belki milyonlar okuyor. Düşünebiliyor musunuz, bedelin milyon kat arttığını?


Gazetenin okuyanı çok olsa da, yine de bir limiti var. Ya internetin?..


Son yılların revaçta haber sitelerinden birinde, birisi hakkında bir şey karalanıyor ve yanar döner spotlarla okuyucuya sunuluyor... Daha sonra yanlışlığı ortaya çıkan, ama nedense aynı boyutta bırakın özrü, bazen küçük de olsa hatalı olduklarına dair düzeltme dahi yapılmayan bir haber ile kul hakkı yenmiyor mu?.. Üstelik bu haberi okumanız için gazete almanıza da gerek yok. Dünyanın her tarafından, milyonlarca kişi, o sitenin sayesinde yalan haberin zannına düşüyor. Artık vebalini siz düşünün…

Kardelen’in beslendiği kültür, sitede ve dergide bu tür hataların yapılmasını engelliyor. Münferit başka örnek çıkar mı bilmem ama kendi başımdan geçen bir pişmanlığı sizinle paylaşmak isterim.


Malum medyanın, dindarların üstüne her fırsatta nasıl gittiğini biliyorsunuz. İşte böyle haberlerden birini izlemiştim televizyonda. Geçtiğimiz günlerde kanserden yaşamını yitiren Ufuk Güldemir’in kanalıydı... Haber, Boğaz’da yapılan bir tekne gezisinden ve tekneden gelen ilahi sesinden bahsediyordu. Spotu ise “Beyaz Türkler şokta...  Boğazda Tekneyle Tebliğ” gibi bir şeydi...


Ben de o sinirle, kanalın başka kanallardan canlı yayınları ortak yayınlaması ile ilgili birkaç şey söylemiştim. Daha sonra bir kanalda Güldemir bu yayınların izinli olduğuna dair bir şey söyleyince o yazım aklıma geldi. Hoş, benim bahsettiğim yayın sırasında, ekranda koskocaman TRT2 yazısı belirince apar topar yayın kesilmişti bahsi geçen kanal tarafından, yani hiç de izin alınmış gibi değildi, kanaatim halen alınmadığı yönünde ama ben yine de o sıralarda hayatta olan Güldemir’e durumu anlatan ve o yayının çalıntı olup olmadığını soran bir e-posta attım.


Olumlu olumsuz herhangi bir cevap gelmedi. Hatta daha sonra aynı soruyu kanalın yöneticilerine de sordum. Yine yanıt alamadım.


Şimdi düşünüyorum da, bu mesajlaşmaları o yazıyı yazmadan önce yapmalıydım. Kanal görüntüleri izinsiz almış olsa bile sağlıklı olan buydu.


İletişim öyle bir hâl aldı ki, kimin hakkı kimde kalıyor Allah bilir. Böyle bir durumda bize düşen, atalarımızın dediği gibi bin düşünüp, bir söylemek… Nasıl ki söz söylenene kadar sizin esiriniz, söylendikten sonra siz onun esiri olursunuz, bu kontrol yazı için de gerekli.. Belki oradaki dikkat söze göre iki misli olmalı.


Allah, başkasının hakkını yemekten bizleri korusun!

Sitemizden Haberler
* Sitemizin yeni tasarımı yerine oturdu. Son olarak anasayfadaki Medya Sepeti bölümünü kaldırarak, daha çok yazıya yer vermiş olduk.
* Artık sitemizde arama yapabileceksiniz. İnternetin altını üstüne getiren Google’ın “Google Search” teknolojisini kullanarak yapılan arama bölümümüz yayında...
* Eski sayılarımızı merak eden okurlarımızın, sitemizdeki Arşiv bölümünü ziyaret etmelerini tavsiye ediyorum. Son olarak 42. sayı yazılarının eklendiği arşiv bölümünde, 42. ve 52. sayılar da dahil 11 sayıya ait yazılar bulunmakta.
* Bir okurumuz, internet üzerinden abone olunabilecek şekilde derginin pdf (Adobe Acrobat Reader formatı) formatında yapılıp yapılamayacağını sormuş internet vasıtası ile. Aslında dergiyi pdf formatına getirmek mümkün. Ancak internet üzerinden satış bizim için astarı yüzünden pahalıya gelecek bir özellik. İnşallah ilerleyen zamanlarda okur kitlesinin daha arttığı zamanlarda internet üzerinden abonelik, satış gibi faaliyetlerimiz de olur.

Sitemize, yazılara yorumlardan başka, yazarlara mesajlar da gelmekte. Yani okuyucu ile yazar arasında köprü olmaktayız. En çok yorum, Bakü Akademiyası'ndan Cavit Kasımlı'nın yazısına, Azerbaycan'dan geldi.

Gelen birkaç yorumu örnek olarak sunuyorum:
* Sevgili dostum Sena makalen çok düşündürücü,bir okadar da sürükleyici olmuş. İçimi sık aralıklarla kemiren bir kurt gibi canımı acıtan “nereye bu gidiş,nereye kadar” konusunu birilrine duyurabilme çabanı takdir ediyor bu konu için herkesin taşın altına elini koymasını bekliyorum.Çanakkale ruhunun suretlerimize yansıması dileği ile. (Fatma Zeynep engin, “Son kalemiz Çanakkale!.. -Ayşe Sena Ünsal”)
* Değerli arkadaşım, her zaman olduğu gibi harika bir şiir yazmissin, Allah razi olsun. Divrik’ten ancak boyle yiğit çıkar. Kalemine kuvvet, Allah yar ve yardimcisi olsun.(Osman Duman, “Çanakkale Geçilmez-Ahmet Mahir Pekşen”)
* Cavid Beyin meqalesini oxudum.Cox şad oldum.Mene ele gelir ki Turk Dovlet geleneyinde Seyh Edebali ve onun kimiler muhim yer tutmusdur. Indi Seyh Edebalilara ehtiyac var. (Cemşid, “Şeyh Edebâlî‘nin Öğütleri..-Cavit Kasımlı”)
* Vakit, zaman, an, saniye, milisaniye ve nice ölçü, im... hepsi bir mesafe alındığını gösteriyor ve her şeyin bir menzili olduğuna delil teşkil ediyor... anlamlar dünyası... kardelen’e imler beğenmek ne güzel olmuş, bize imlerden im beğen, bizim tarihimiz; evet biz basamaklar çıkıyoruz, ufuklar aşıyoruz ve zamanı gidebildiğimiz ölçüde imleyip seslendiriyoruz... bundan sonraki im inşallah sesimize sesle cevap verenlerle bir rüya görüp onun imlerini dünyaya işlemek ve o rüyayı gerçek yapmak olacak... aklım ne kadar akıl, ruhum ne kadar ruh, ki beni bu dünyada eşyanın halifesi yapmaya yeter mi, hesabını yapacak yüksek bir kafa ve kalp soyuna dahil olanların doldurduğu bir fikir agorası... bir sonraki hedef ve im... hedef ve im... hedef im... budur... (Sinan Ayhan, “”Vakit imleri" ve Kardelen-Site Editörü)


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Ekleyen : sinan    17.07.2007
Yorum : hak hukuk dinleyen birisini bu medya güruhunda bulabileceğimizi sanmıyorum, mutlak tarfsız bir insan da olmaz, ancak insaflı birileri olsaydı ne iyi olurdu, bugünün moda duygusu hazımsızlık, karşı cephe hazımsızlıktan yana bütün duygu iniş çıkışlarını, varyetelerini, tonlamlarını önümüzde sergiliyor, üstüne basılmış solucan gibi nefslerinin kıvranma şekillerini tiyatro sahnesinde izler gibi izliyoruz; ibret alıyoruz, inşallah, roma hukukun bir geleneksel sembolü olan elinde terazi tutan ve gözleri kapalı kadın, aslında senin, kim ve ne olduğun önemli değil, önemli olan tarttığımız olay, hak hukuk meseleleri demesine rağmen o anlayışın ülkemizdeki kör dövüşçüleri o mikyası bile ezip geçiyor ve sadece kendi egolarına yonttukları süslü kelimelerle, saf ve temiz damardan gelen türk milletindeki hakkaniyet ölçüsünü kötülemeye çalışıyorlar; bu ne ucuz bir tartış, muhakemesiz muhakeme ediş, taklitten aşağı bir düşünüş şeklidir, Allah bizi bütün bu öküz akıllılıklardan korusun, sevgili site editörü yazınızı en kalbi duygularla tebrik ederim, sevgiler





 
Zor zamanların cesur sesi... - Sayı 120
Sosyal medyanın gücü... - Sayı 119
Adâlet mülkün temeldir... - Sayı 118
Müzik, kültür kimliği olu... - Sayı 117
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (121):
Türk masal ve destanları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize emeğinize sağlık sevgili Halis hocam.Yazılarınızı takıp ediyorum hislerimize tercüman oluyor... Ahmet

 Elinize emeğinize sağlık sevgili Halis hocam.Yazılarınızı takıp ediyorum hislerimize tercüman oluyor... Ahmet

 bosch professional gop 185-liBeylikler dönemini hatırlayalım, birbirlerine karşı üstünlük mücadelesi... Feyzi

 "Yürü kardeşim,Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin."Sen ve senin gibi şuurlu insanların sayıları bereke... Nilüfer Mihailoğlu

 Yüreğinize kaleminize sağlık kıymetli hocam. Allah hayırlı sağlıklı uzun ömürler versin.... Faruk AKTI


Türkçe’nin kırpıla kırpıla ne hale getirildiğine bakmadan kalkmışız, “eser vermeli, eser vermeli” diyoruz.
Halbuki “Güneş Dil Teorileri”nin temel yapılmak istendiği bir dili kullanarak karşımızdakilerle konuşup, anlaşabildiğimize şükretmeliyiz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Kasem olsun!
İsrail-SAMİRİ-oğulları
Üstün fikir
Elinde taş küçük çocuğun
Bir tufanın ardından: Filistin
Gabar’da petrol mü çıkarılıyor, çukur mu
Deniz kabarıyor
Kudüs... Ey Kudüs
Zeytin dalları altından meydan okuyuş
Fatih Sultan Mehmet (4)


Yavuz Sert - Bir tufanın ardından...
Yavuz Sert - Gazze biz ne öğretti...
Ali Erdal - Deniz kabarıyor
Kadir Bayrak - Vah benim halime!
Necip Fazıl Kısakürek - İç ve dış düşman – Y...
Bedran Yoldaş - Elinde taş küçük çoc...
Bedran Yoldaş - Zevâli yakındır zulm...
Ekrem Yılmaz - Kazandım vallahi!
Ekrem Yılmaz - Bitti kelimelerim
Ekrem Yılmaz - Mektup
Dergi Editörü - Üstün fikir
Site Editörü - Sosyal medyanın gücü
Necdet Uçak - Dünya malı
Necdet Uçak - Geldi geçti ömrüm be...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
M. Nihat Malkoç - Soykırım, Antisemiti...
M. Nihat Malkoç - Gazze günlüğü
Hızır İrfan Önder - Kasem olsun!
Zaimoğlu - Batı muradına erebil...
Mehmet Balcı - Köyüme gömün
Mehmet Balcı - Sevdam
Muhsin Hamdi Alkış - İsrail-SAMİRİ-oğulla...
İbrahim Şaşma - Kudüs Mektubu
Halis Arlıoğlu - Merhum Mehmet Akif i...
Murat Yaramaz - Hiç
İlkay Coşkun - Filistin
Zafer Nefer - Tas tarak
Özkan Aydoğan - Çocuk
İlknur Eskioğlu - Şehitlik oyunu
Yusuf Çelikler - Bu gidiş nereye?
Ayşe Yaz - Yağmur (Gazzenin çoc...
Bedir Acar - ‘İsrail bizi yenemez...
Hüma Sunguroğlu - Çınarın gölgesinde o...
Hüma Sunguroğlu - Zeytin dalları altın...
Abdullah Doğulu - Filistinde anne-çocu...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 13330839
 Bugün : 612
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 610386
 Bugün : 7
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 123
 119. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 21 Şubat 2024
Künye | Abonelik | İletişim