Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 34 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     681 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Herkes tarafından sevil(me)mek
M. Nihat Malkoç

  Sayı: 118 -

İnsanoğlu, insana yaraşır davranışlar gösterdikten sonra herkes tarafından sevilip sevilmemeyi kendisine dert edinmemelidir. Zira bize düşen görev, doğruları gözetmek ve bizzat yapmaktır. Herkes tarafından sevilmek haddizatında çok da benimsenen ve arzulanan bir durum olmamalıdır.  Çünkü bir insan herkes tarafından sevilmez. Kanaatim odur ki kişi herkes tarafından seviliyorsa ortada bir kaypaklık ve ikiyüzlülük problemi vardır.

Kişi evvelâ ve bilhassa kendi olmalıdır. Bu kendiliğini, sahip olduğu maddî ve manevî değerlerle beslemelidir. Siz belli değerler çerçevesinde kendiniz olursanız sizin gibi düşünmeyenler tarafından sevilmeyecek, hattâ yadırganacaksınız. Bunda üzülecek, kahrolacak bir durum yoktur. Bu aslında eşyanın tabiatındandır. Bunu böyle okumak gerekir.

Hayat asla bir oyun değildir. Kanlı ve canlıdır; onun için de hayatın provası yoktur. İyi veya kötü bir dairede yaşanır ve biter. İnsanoğlu bu dünyaya Rabbine kulluk etmek için gönderilmiştir. Hayatı bir oyun olarak görmek bize dünyaya gönderiliş gayemizi unutturur, gaflete dalmamıza neden olur. Bunun neticesi ise, maazallah, kaybedenlerden olmaktır.

Biz insanlar her gün yeni şeyler yaşıyor ve yepyeni hatıralar biriktiriyoruz. Bunlar tıpkı bilgisayarlardaki gibi hayatın geri dönüşüm kutusuna atılıyor. Bazen geri dönüşüm kutusuna attığımız yaşantılar geçici de olsa çağrışımlar yoluyla geri getirilebiliyor. Fakat bu muhayyel çağrışımları uzun müddet yeniden yaşamak ve yaşatmak mümkün değildir.

Herkes tarafından sevilmemek, ekseriyetle kişinin iyi veya kötü, öyle veya böyle bir duruşunun ve şahsî fikrinin olduğunu gösterir. Duruş sahibi olmak, saygı duyulmaya değerdir. Hele de duruşunuz hak ve hakikat ölçülerindeyse bu, her halükârda takdire şayandır.

Belli bir duruş ve değer sahibi insanlar, kondukları kabın şeklini alan insanlar değildir. Onlar sınırlı kaplara ve kalıplara asla sığmazlar; aksine özgüven sahibi oldukları için kalıpların şeklini zorlarlar. Onların düşünceleri sözde değil, özdedir. Onun içindir ki sözleriyle davranışları uyumludur. Onların düşünceleri, duruş ve istikametlerini belirler.

Duruş sahibi olmak zor olsa da bir o kadar da keyiflidir, ruhu tatmin edicidir. Bu tarz insanlar zamana ve mekâna göre göreceli hareket etmezler. Kaybetseler de bu onların hakikat karşısındaki duruşlarını ve tutarlılıklarını değiştirmez. Vazgeçilmesi gereken yerde vazgeçmeyi, dört elle sarılması gereken yerde de sarılmayı bilirler. Onlar için dış etkenler değil, değerler belirleyici olur. Onlar inandıkları gibi hareket ettikleri için ruhen mutmain olurlar. Ruhları çelişkilerden ve gelgitlerden azade olur. Kendileriyle de barışık olurlar.

Herkes tarafından sevilmek için özel bir gayret sarf edenler; kendileri gibi yaşamıyor, başkalarına beğenilmek için yaşıyor demektir. Bu da hayatı sıkıcı kılan, hattâ zindan eden zor bir durumdur. Böyle bir kişinin söz ve eylemlerinde samimi olması beklenemez.

Hayat bir proje değildir, doğal akışında yaşanılması gereken bir süreçtir. Onun içindir ki neticede zarar etsek de inanç ve değerlerimizden taviz vermemeliyiz. Duruma ve muhataba göre davranış geliştirmemeliyiz. Pergel değil, pergelin sabitlendiği odak noktası olmayız.

Herkes tarafından sevilmek, hayatımızdaki bir hedef ve gaye olmamalıdır. Öte yandan herkesi sevmek zorunda da değiliz. Kişinin; değer yargılarına ve yaşantısına uymayanları sevmemek, onlardan uzak durmak gibi bir hakkı vardır, olmalıdır da. Fakat sevmemek, sevmediğinden nefret etmek anlamına gelmez. Nefret etmek, sevmemenin çok ötesinde ruhen arızalı bir durumdur. Bazı kişileri veya daha genel anlamda söylemek gerekirse bazı şeyleri sevmemek bizi rahatlatsa da, onlardan nefret etmek bizi yorar. Zira nefret etmek ruhun tabiatına aykırıdır. Zira samimiyetten ve muhabbetten beslenen ruh, insanî olana meyillidir.

Geniş kitleler tarafından beğenilmek, aferin almak ve sevilmek için çırpınanlar çelişkilerin girdabında özlerini ve özgürlüklerini kaybederler; sonuçta oradan oraya savrulurlar. Zamanın ruhuna uyma gayretiyle kendi ruhlarını yitirerek bir nevi ruhsuzlaşırlar. Bunun acı yansımalarını sosyal medya platformlarında her geçen gün daha çok görüyoruz.

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Çocuk olmak... - Sayı 125
Filistindeki çocuklar... - Sayı 125
En sıcak sözcüktür anne!... - Sayı 124
Analar baş tacımızdır... - Sayı 124
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (126):
Vekâlet Savaşları...

Son Eklenen Yorumlardan
 Elinize sağlık.Okuyup anlayanı, ibret alanı çok olsun, inşallah.Çok selâm ve hürmetlerimle...Sağlık ... Naci Eroğlu

 Elinize sağlık. Okuyup anlayanı çok olsun inşallah.Allah, milletimizi bu ve benzeri belalardan ebed... Naci Eroğlu

 Gülizar annenin mekanı cennet olsun inşaallah. Ufukta kavuşmak ta var. Metanet ve sabır dilerim. Ka... AYHAN ASLAN

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun

 Amin.... Ömer Faruk Erkoyun


Kalem, İlahi Kelam’ın yazılmasına ve yayılmasına, yani insanın iki dünyasının da saadetle olmasına vasıta oluyor.
Kalem, insanın iki dünyasını da mahveden bâtıl fikirlerin yazılmasına ve yayılmasına alet edilebiliyor…
Kalemle kazığın şekil olarak birbirine benzemesini bir inceliğe işaret olarak göremez misiniz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Temmuzda yaşamak zemheriyi
Çocuk, sevginin ürünü...
Filistindeki çocuklar
Çocuk olmak
Zaman diriyken kıymetli
CHP’nin bu millete yaptığı zulümler Cell


Ali Erdal - Büyük depremin öncül...
Ali Erdal - Yolculuk
Kadir Bayrak - Çocuk toprak gibidir
Necip Fazıl Kısakürek - Necip Fazıl’dan çocu...
Ekrem Yılmaz - İçimizdeki çocuk ölm...
Ekrem Yılmaz - Çocuk
Ekrem Yılmaz - Sınırlar ötesinde
Dergi Editörü - Annesi gül koklasa a...
Site Editörü - Çocuklar bizim gelec...
Necdet Uçak - Ahlâk bozuldu
Necdet Uçak - Ali ile Barbaros
Kardelen Dergisi - Kardelen’den haberle...
Kardelen Dergisi - Hâlâ ve her şeye rağ...
M. Nihat Malkoç - Filistindeki çocukla...
M. Nihat Malkoç - Çocuk olmak
Hızır İrfan Önder - Gurbetin ocağı harlı...
Zaimoğlu - Vasıtasız erdirici
Halit Özdüzen - Yozlaşan toplumlar
Mehmet Balcı - Yardımseverlik
Mehmet Balcı - Sitem
Ahmet Çelebi - Anladım
Kubilay Ertekin - Senirkent Faciası ha...
Halis Arlıoğlu - CHP’nin bu millete y...
Ahmet Değirmenci - Yangından artakalan
Ahmet Değirmenci - Özür
Ahmet Değirmenci - Otuz yıl
Murat Yaramaz - Özür
Murat Yaramaz - Kirli
Gözlemci - Hadiselere bakış
Cahit Ay - Muhasebe
Cahit Ay - Anlaşma teklifi
Cemal Karsavan - Ve çamaşır ipinde sa...
Heybet Akdoğan - Sekülerizm ve İslâm
Osman Akçay - Çocuklar oynasın
Bekir Oğuzbaşaran - Nev gazel
Yaşar Akyay - Çocuk, sevginin ürün...
İbrahim Durmaz - Çocuk ve kuş
İbrahim Durmaz - Çocuğum
Saltuk Buğra Bıçak - Temmuzda yaşamak zem...
Mustafa Kozlu - Gül kokusu
Esra Çakan - Zaman diriyken kıyme...
Uğur Utkan - Satuk Buğra Han efsa...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 15883239
 Bugün : 1382
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 669000
 Bugün : 20
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 124
 125. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 1
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim