Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4233 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Kuram Dilinden Yorumlama Diline Ge?i?
Ian CRAIB

  Sayı: 61 - Ekim / Aralık 2009

Türkçe Söyleyen: Sinan AYHAN

Giriş: “Evin içinden Meseleler”

Kuram denilen şey, başımıza açılan bir dert midir; yoksa bizi dertten kurtarmak için önümüze tutulacak ışığın kaynağı mıdır..? Kuram sözcüğü, insanları korkutur bir nesne olmuştur çoğunlukla; üstelik bu korkunun gerekçeleri de ortada yoktur… Bu bağlamda birçok sosyoloji kuramı da, herhangi bir zekâ pırıltısından uzak, tavsamış veya bir anlam olmak için bütün temellerden yoksunmuş gibi gelir bize… Herkes hem sosyoloji konusundan, hem bu tür kuramlardan yaka silker; çünkü ortada bir heyecan yoktur… Oysa tam tersi, sosyoloji kuramı da, hayatın merkezinde olan ve bu merkezden unsurlar taşıyan bir dildir; bu dile hayatı işletmek adına en az hayattaki diğer meseleler kadar eğilmek gerekir… Çünkü sosyoloji denilen şey, evimizin içinden çizgiler taşır. Hayat yapan bir Şey: “Sosyoloji dilinde Kuram” Kuram çerçeveler; ama aynı zamanda içe doğru tafsilatlı bir şekilde düzenler de… Öyle şeyler yapar ki, en başta karmaşık sosyal oyunlardan kişileri çekip çıkarır; gelişmiş toplumların çehresini ortaya koyar ve bütün kesitlerini çıkarır; ama bu durum bile bir formülden öte bir tahlil inceliği gerektirir, aksi takdirde bize olayların sırrını vermez… Bu yüzden varlık yine kapalı bir kapta kalabilir…

Suç sadece yavan araştırma dillerine atılamaz; gün boyu karşılaşılan problemler nasıl eşelenir; bunu bilmek kupkuru bir araştırma dilinden çok, belli çekişmelere karşı bir ahlak, bir üstün strateji gerektirir… Yol göstericilik niteliği ancak bu merkezden çıkıp çevreyi örerse anlamlı olur. Neden sonuç ilişkisi, ne kadar yol gösterici bir bağ kurmuş olsa da bu yolculukta, bu yolculukta asıl iş sosyolojiyi içseleştirebileceğimiz bağlara düşer.

Bir oluşum karşısında, o oluşumu çözümleyen bir dil kurmak ve bunun dünya üzerinde sonuçlarıyla uyumlu bir kurguya varmak, sosyoloji kuramının asli meselesidir. Bu kuram bir elbise giymez, giyilmiş elbiseyi ve giyilmiş çıplakları ortaya koyar… Kuramın baskın olmaya veya pratik olmaya ihtiyacı da yoktur; ama kuram dediğin her halükârda, hayatı yapan işleyişi kolay anlaşılır hale sokarsa ancak, kuram vasfı taşımaya layık olur…

Düşünceyi tartan Kuram Dili Kuram, şeylerin içeriğini onun üzerinden öğrenebildiğimiz elit formlardır; bu formlar üzerinden ancak olaylar görünür ve anlaşılır olur; bu yüzden kuram bir dil öğrenmekle eşdeğer bir mesele sayılır… Düşünce denilen şey, genellikle kuramdan yola çıkar; aslında pratik işleyiş için bile ilk çıkış noktasının kuram olduğu söylenebilir… Kuram, sistematik işleyiş ve tavrın esasıdır; bu esasın taradığı şekilde olayları ahlak açısından ele alırız. Beklenmedik çekişmelerin, sıkışmaların veya kumpasların arasında olayların gidişatına vakıf olmayı hedefleriz. Büyükler ve çocuklar, çocuklar ve arkadaşlar arasındaki ilişkilerin gelişmesinde, ayrıntılarda önemli bir süreç işler ve bu süreçlere bağlı olarak çevrimizde olup biteni çözümlemek adına bazı açıklamalar yapmayı dener, durumu salim bir noktaya ulaştırmaya niyetleniriz… Hep tekrar edenler üzerinden bizdeki eğilim, kendimizden çok ya etrafımızdaki gelişmeleri, ya gözümüze kestirdiğimiz bazı kişileri suçlamaktır haksızca…

Sonuç: Organize bir Dünyanın Anlamı

Bütün mevcut “içe yönelik açıklamalar”, ister istemez karmaşık yapılardır; ama çelişkiye düşmeden dışarıda gelişene içerde gelişeni katarak bir yorum getirebilirsek, kuram diline bağlı bir iş yapabildiğimizi iddia edebiliriz…

Kuram, günlük hayatı dışlayamaz; bu sebeple kurama, kısaca deneyimlerin dilidir, diyebiliriz… O dil birinci olarak, eylemlerimizden, hiç yoksa hissettiklerimizden; geçmişimizin yoğurduğu katmanlardan, hepsinin ördüğü kıyas ağlarından türer, gelişir… İkinci olarak o dil, tecrübeden arınmış dış olayların açıklanmasına dair bazı genel düşüncelerle şekillendirilmiştir…

İster birinciye bağlı, ister ikinciye bağlı olsun; hepsinde esas kendimize dair bazı yapılar kurmak amacıdır… Bunun adı, “organize bir dünyada yaşama arzusu veya çekimi”dir; ki yoruma açılan bir düşünce evreninde, “paradigma” denen şey; dünyanın nasıl bir içerikte olduğuna dair bize yerel bir çerçeve veren şeydir… Bu kuram dili, deneylerle sınanmış uygulama şekillerine ve araçlarına bağlıdır… Tartışmaya açık kurallarla ilerlemektense, yorumlayıcı bir çözümleme eşiğinden ilk hareketin alınması her zaman daha iyidir; çünkü yorumlama gücü sayesinde görünmeyen gerçekliğin çizgisi biraz daha öteye çekilebilir…


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Kuram Dilinden Yorumlama ... - Sayı 61
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (127):
Sünnete uygun beslenme...

Son Eklenen Yorumlardan
 Peygamberimizi, bizim O na mesafemizi,içinde bulunduğumuz gafletten çözüme giden yolları anlatan "Gü... Ayşe Eroğlu

 ALLAH SELAMET VERSİN HOCAM BU... Behçet Eroglu

 Elinize gönlünüze sağlık. Bâki selâm ve dua ile...... Naci Eroğlu

 Selâm ile...... N. Eroğlu

 Yazınız durumun tespitini yapmış ve doğru tespittir tarihi gerçeklikler ile de uyumludur. Lakin bizd... Hüseyin yaman


Batılı düşünürler-Tolstoy ve niceleri gibi-mutlak olan bir şeyin olması gerektiğini gayet tabi bir şekilde fark edebiliyorlar. Ama bizim aydınımız (bulundukları yere nasıl geldikleri malum); bırakınız ülkenin dünya üzerindeki sorumluluğunu fark etmeyi, düşünmesi gereken bir beyinlerinin olduğunun bile farkında değiller. Ülkemizde, he sahada yaşanan boşluğu daha başka nasıl açıklayabiliriz?
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Büyük camgözlerle yüzen karahindiba
Hakkın hâdimleri ve bâtılın vekâlet sava
Ehl-i gönül
Nesl-i muazzez
Nereye kadar?
Gül kokusu
Meçhule hitap
Gelecek sayı (127) konusu
Korkaklar
Hâramiler


Ali Erdal - Nereye kadar?
Kadir Bayrak - Mukaddes beldelere-2
Ekrem Yılmaz - Korkaklar
Ekrem Yılmaz - Nerdeyiz
Fatma Pekşen - Dağlara çen düşende
Dergi Editörü - Ben kazandım, biz ka...
Site Editörü - Vekâlet savaşları
Necip Fazıl - Yahudi (Terkip ve Te...
Necdet Uçak - Annem var güzel anne...
Necdet Uçak - Bu vatan bizim
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı (127) k...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Kardelen Dergisi - Gazze ateşkes görüşm...
M. Nihat Malkoç - Gördüm seni, gördüm ...
M. Nihat Malkoç - Gazze, ümmetin imtih...
Zaimoğlu - Gündüz, geceye muhta...
Zaimoğlu - Sağlam kulp
Halis Arlıoğlu - Hâramiler
Halis Arlıoğlu - Meçhule hitap
Ahmet Değirmenci - Geri verin
Ahmet Değirmenci - Kurban
Ahmet Değirmenci - İki ara bir dere
Büşra Duru - İslâmın meşalesi ile...
Remzi Kokargül - Malatya suskun, durg...
Murat Yaramaz - Şüphe
Murat Yaramaz - Amnezi
Gözlemci - Hadiselere bakış
Mahmut Topbaşlı - Duruldum
Mahmut Topbaşlı - Cemre sancıları
Cahit Ay - Kimdendir
Cahit Ay - Ondördünde
Cahit Ay - Sana geliyor
Rıdvan Yıldız - Kaş ve bulut
Vahid Aslan - Adam olmaq derdi
Vahid Aslan - Günəbaxanlar
Emine Öztürk - Yolun sonu
Osman Akçay - Büyük camgözlerle yü...
Mustafa Makas - Vesâyet savaşları
Yaşar Akyay - Hakkın hâdimleri ve ...
İbrahim Durmaz - Kızılelma
Mehmet Emin Armağan - Nesl-i muazzez
Mehmet Emin Armağan - Ehl-i gönül
Mustafa Kozlu - Mutluluk
Uğur Utkan - Hz. Ebubekir Sıddık
Kemal Çerçibaşı - Bir yıldırım çarptı ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16512221
 Bugün : 3604
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 714113
 Bugün : 309
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 717
 126. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 6
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim