Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 35 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     4470 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

MEVLİT
Kürsü Nizam

  Sayı: 68 - Nisan / Haziran 2011

Bu bir bid’attir ve ibadet şekline yaklaştırılması son derece tehlikelidir. O, ancak hususî mânada Allah’ı ve Resulünü anmak ve bu mânada bir vecd ve tehassüs vesilesi diye kabul edilmekle cevaza girer. Mevtâya arkasından Kur’an okumak ve sevabını hediye etmek, affını istemek ve duada devam etmekten başka imdat şekli mevcut değildir.

Bid’ati, öz cevheri ve her çizgisiyle sâf bir billûr gibi, noktası noktasına malûm ve mazbut din tatbikatına, örseleyici bir davranış olarak görmek, böyle davranışları, ibadetin sınır çizgisine kadar götürülse de asla içeriye sızdırmamak, onu ibadetten ilham alan, ama katiyen katiyen onun yerine geçmeyecek olan bir hususiyet bilmek gerekir. Bu bilgi, din irfanının en nazik noktası…

Bu irfanın fetvâda muhteşem tecellisini haşmet devrimizin Şeyhülislâmı Ebussuud Efendinin Mevlevî âyinlerine dair hükmü aydınlatır…

ÖLÜYÜ ANMAK

Ölüyü anmak, ona rahmet dilemek, onu Allah’ın Kelâmiyle rızıklandırmakla olur.

“Ölülerinizi hayr ile anınız!” emri, her ölüye değil, bizim ölülerimize mahsus bir keyfiyet… Bizden, yani İslâmdan olmayan ölüleri sadece ölmüş bulunmalariyle imtiyaz sahibi kabul etmek mümkün olsaydı hadîste “ölülerinizi” tabirini “ölüleri” şeklinde olması lâzımdı…

Ebu Cehl’i hayr ile anmak nasıl muhal ise hayatı boyunca işi gücü, zevki, hırsı İslâm düşmanlığından ibaret kimseleri, sırtına ölüm zırhını geçirdi diye lânetten masum sanmak da imkânsız… Mümin, ölüler mevzuunda da Allah için muhabbet ve Allah için buğz kanatları üzerinde uçar…

KUL HAKKI

Mevta üzerinde en büyük kaygı, onun arkada bıraktığı ve tavsiye edemeden gittiği kul hakkıdır.

Allah’ın Resulü cenaze kaldırılacağı zaman borçlu olup olmadığını sorarlar ve böylelerini, cenazelerine katılmamakla âlemin en büyük şeref ve nailiyetinden mahrum bırakırlardı.

Mevtaya ölümünden önce kul hakkı kaygısı hâkim olmalı, ona göre vasiyeti ihmal etmemeli, yakınları da borçlarını ödemek veya helâl ettirmekte titizlik göstermelidir. Allah hakkı bütün şehitlerde affedilirken, kul hakkı ancak deniz şehitlerinde bağışlanır.

Yunus Emre ölümsüzlüğün çaresini bulmuştur:

Boyandım rengine, solmazam artık

Âşıkım, ölmezem artık

Hadîs meali: “Mümin ölmez, bir evden bir eve geçer.” Başka bir hadîs de ölür ölmez uykudan uyanır gibi olacağımızı haber veriyor. Evet, bu hayat bir uyku, ölümse uyanmaktır.

KABİR AZABI

Birçoklarının can vermeden gömüldüğünü iddia eden bir maddeci, bize, kendi sığ ve kısır mantığına göre şu mütalâayı yürütmüştür: “açılan mezarlarda birçok ölü yüz üstü yatmış olarak görülmüştür. Demek ölmeden gömülüyorlar. Can verinceye kadar da kabirde çırpınıyorlar!” maddeciye kabir azabının hak olduğu ve bu azaba ruhla beraber cesedin de çektiği ve mezarda yüzüstü gelmenin kabir azabından nişane İslâmi bir tasvir ifade ettiği nasıl anlatılabilsin?.. Eğer madde gözü açılan kabirlerde bu manzaraya şahit oluyorsa din hikmetini vesikalandırıyor demektir.

Yunus Emre kabir azabından korkusunu “yüz üstü düşmek” tabiriyle anlatır:

Yâ Rabbenâ şaşırma(şaşırtma)

Yüzüm üzre düşürme,

Zebânîler üşürme,

Kabre vardığım gece!

Kabir azabından kurtulma dileğinin kabulü için şöyle bir yol gösterilmiştir: bir velî mezarlıktan geçerken, içindekinin azaptan kıvrandığı bir kabir görür. Bu velî önceden yetmişbin Tevhid Kelimesi (Lâ ilâhe illallah) hazırlamıştır. Onlar mezardakine bağışlar ve azabın kaldırıldığına şahit olur. Yetmişbin Tevhid Kelimesini, her mümin nefsi ve kabir azabından affı için hazırlamalı, yahut toprağa konulduktan sonra arkasından okunmasını vasiyet etmelidir. Azabı kahriyle veren de, rahmetiyle kaldıranda Allah…

NİMET       

Ölüm, hayat sanılan şeyin sonu değil, asıl hayatın başıdır ve hissedene nimettir. Bir sahabî sabahleyin bir cenaze görse “akşama beraberiz!”, akşamleyin bir tabuta rastlasa “sabaha beraberiz!” derdi. Büyük İslâm mütefekkiri İbrahim Hakkı Hazretleri “Marifetname”nin başındaki fihrist kısmında ölüm bahsine şu başlığı yakıştırır: “Pirlik rezaletin ve mevtin faziletin beyan eder”… Evet; ihtiyarlık rezalet, ölümse fazilet…

MÜRŞİDİMDEN

Mümkün mertebe mide boş olarak ve dünya hallerini hatırdan çıkararak, duanın kabulüne bir işaret gelinceye kadar o hal ile beklemek lâzımdır. Mânevî işaret kalpte bir sevinç doğmasıdır. Toprak altında olanların hayattaki halleriyle o ândaki vaziyetini kıyaslamalıdır. Ölü, bir müddet evvel sağ ve selimdi. Güzeldi, sıhhatteydi, zengindi, debdebeli saraylarda, zevk ve sefâ içinde, etrafında pervane gibi dönen cariyeler ve hizmetçiler arasında hayat sürüyordu. Şimdi ve bir ânda malından, mülkünden, dostlarından, ailesinden, cariyelerinden uzaklaştırılmış, vücudu kara toprakta çürümeye terk edilmiştir. O güzel yüzü, uzuvları, böceklerin, kurtların hücumuna hedeftir. Etrafındakiler de, bir çok şeyler yapmak için sonsuz emeller peşinde koşarken hiçbir isteğine eremeden, genç yaşlarında, hiç hatır ve hayale gelmez ân ve mekânlarda ecel ağına düşmüşler ve bütün gayretlerine “son!”  diyen büyük fermanı telâkki etmişlerdir. Biriktirdikleri o kıymetli malları, üzerine titredikleri aile fertlerini ve bütün sevdiklerini geride bırakarak toprağa düşenler… Kimi koca bir devletin hükümdarı, kimi şanlı bir ordunun başbuğu, kimi yığın yığın malların sahibi, kimi raf raf kitapların âlimi… Hepsi, birbirinin aynı ve tek bir kefenle gömülmüşler, hiçbirine dünyadaki amelinden başka bir şey erişmez olmuştur. Amelinden başka ölüye imdat kudreti, hiç kimsede ve hiçbir şeyde yoktur. Yakınları ve dostları onu bir ân önce gömerek kabir başından ayrılmak telâşı içindedirler. Onunla beraber olamayınca onu yalnız başına bırakıp giderler...

Birinci kısım bitti.

Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Gıda... - Sayı 94
GIDA... - Sayı 93
MEVLİT... - Sayı 68
D?NYA... - Sayı 67
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (128):
Helâl ekonomi, İslâm'da ekonomi...

Son Eklenen Yorumlardan
 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin pek çok açıdan harika bir değerlendirmesini okumuş oldum.... Seval Yılmaz

 Yazınız ile, Yunusa ait bu kıymetli eserin dil bilgisi bakımından, harika bir değerlendirmesini okum... Seval Yılmaz

 İnananlar, batıl zihniyete yardım etmemeli, zulme ortak olmamalı ... Ahmet Güney

 Maşallah maşallah Duygularınızı paylaşıyoruz, elinize emeğinize sağlık ... Ahmet Güney

 Allah razı olsun hocam elinize emeğinize yüreğinize sağlık ... Ahmet Güney


Kim demiş okumuyoruz diye?
*Sevmediklerimizin, televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında canına okuyoruz!
*Trafik kazalarında ölenler ve PKK canilerinin katlettikleri için rahmet okuyoruz!
*Törenlerde nutuk okuyoruz!
*Kim ne derse desin, bildiğimizi okuyoruz.
Kardelen: Sayı 3, Aralık 1993
Beslenmede sünnet ölçüsü
Suyun serencamı
Su gibi aziz ol
Gıda
Sağlık sisteminin şifresi
Molla Kasım şiiri üzerine tefekkür


Ali Erdal - Sağlık sisteminin şi...
Kadir Bayrak - Çare
Necip Fazıl Kısakürek - Gıda
Necip Fazıl Kısakürek - Ağız
Ekrem Yılmaz - Derdimize bak! Ne yi...
Ekrem Yılmaz - Nakış
Dergi Editörü - Su gibi aziz ol
Site Editörü - Yan gözle bakmadı kı...
Acıyorum -
Necdet Uçak - Dünyayı Allah yaratt...
Necdet Uçak - İçim yanıyor
Kardelen Dergisi - Kardelenden Haberler
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
M. Nihat Malkoç - Sünnete uygun yeme i...
M. Nihat Malkoç - Suyun serencamı
Kadir Karaman - Yana yana
Kadir Karaman - Beklenti
Zaimoğlu - Telaş yok
Ayhan Aslan - Dünyalık
Mehmet Balcı - Filistine ağıt
Mehmet Balcı - Gurbet destanı
Halis Arlıoğlu - Müslüman; fâcir, fâs...
Halis Arlıoğlu - Devran ve endişe
Halis Arlıoğlu - Düşünce sağanağı
Ahmet Değirmenci - Öyle bir vurur ki ka...
Ahmet Değirmenci - Yarım kalan vasiyet ...
Remzi Kokargül - Bozkırın mütevazı ağ...
Murat Yaramaz - Akıl
Murat Yaramaz - Sancı
Murat Yaramaz - Emir
Murat Yaramaz - Hayali
Gözlemci - Hadiseler bakış
Mahmut Topbaşlı - Bülbülü şeyda gibi
Cahit Ay - Gözyaşının düşündürd...
Cahit Ay - Asr-a yemin
Cahit Ay - Sayılı gün-Elâ
Cahit Ay - Ümit
Cemal Karsavan - Kaşım değse kirpiğin...
Osman Akçay - Âşıkların kavuşması ...
Yaşar Akyay - Beslenmede sünnet öl...
İbrahim Durmaz - Sokaklar
Uğur Utkan - Hazret-i Ömer Fârûk
Kemal Çerçibaşı - Vatan
Ebru Adıgüzel - Dönüşümün eşiğinde k...
Eymen Emin Mustafa - Okulum
Ömer Âsaf Namlı - Karanlık
Hatice Doğan - Sofranın şanındandır
Aynur Dağıstan - Âşıkların kavuşması ...
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 16811687
 Bugün : 337
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 734245
 Bugün : 126
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 615
 127. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 2
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 11
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim