Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     2990 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Eğitim sistemimiz
Fatih Öncü

  Sayı: 71 - Ocak / Mart 2012

Geçen sayıda, nüfus büyüme hızı kapsamında Avrupa'da, Ortadoğu’da yaşananlara farklı bir yorumda bulunmuştuk. Aynı konuda Türkiye ile alâkalı da bir değerlendirmede bulunmuştuk. Bu yazımızda, Türkiye'deki nüfus artış hızını etkileyen nedenlerden biri olan, eğitim sistemini işlemek istiyorum.

Nüfus artış hızını etkileyen sebeplerden bir tanesi, gençlerin hayata geç atılması demiştik. Bunun da en büyük sebebi, uzun bir eğitim sürecinin olmasıdır. İyi bir gelecek için herkesin üniversite okuması gerektiği kanısı, oy için açılan yeni üniversitelerle, öğrenci kapasitelerinin yakında, liselerden mezun olacakların sayısını geçecek olması, gençlerin hayata geç atılmalarına sebep olmaktadır. Gençlerin, eğitim hayatından sonra iyi bir iş edinip, kendilerini evliliğe hazır hissedene kadar nerdeyse ömrün yarısı olmakta, bu yaştan sonrada ancak bir veya iki çocuk sahibi olabilmekteler. Hayırdır; üniversiteler kapatılsın mı demek istiyorsun, diye sorabilirsiniz…

Türkiye'de eğitim sistemi her dönemde tartışıla gelmiştir. Her yeni gelen iktidar, sistemde bazı yenilikler yapmasına rağmen, yapılan bunca denemeler esaslı bir düzelmeyi sağlamamıştır. Hattâ bu yenilikler, sistemde tehlikeli bir yozlaşma meydana getirmiştir. Eğitimde okulların önemi azalmış, yerini birer para tuzağı haline gelen dershaneler almıştır. İyi bir eğitim sisteminin olduğu ülkede, dershanelere ne ihtiyaç vardır? Hiç düşündünüz mü?..

Son yapılan düzenlemelerle, sınıf geçme derdi kalmayan öğrenciler, tamamıyla sorumsuz yetişmekteler. Acilen eğitim ve öğretim sisteminin kökten yenilenip, daha kısa zamanda daha etkili bir başarının yakalanması gerekmektedir. Sistemin, statik (durağan) konumdan, dinamik (hareketli) bir yapıya dönüştürülmesi ve eğitimin dört duvar arasından çıkarılması gerekmektedir.

İnsan karakterinin % 70-80'inin oluştuğu ilk 8 yaşına kadarki süreçte, çocuklara ahlâk, kültür, çevre ve toplumsal yaşam gibi konular öğretilmelidir. Daha anlaşılır bir izahla, ilköğretim ikinci sınıfın sonuna kadar çocuklara okuma yazma haricinde, kendi kültür ve ahlâk değerleri, çevre bilinci ve toplumsal yaşam kuralları uygulamalı olarak öğretilmelidir. Diğer derslere üçüncü sınıftan itibaren yer verilmelidir. Eğitim sadece matematik, fen, coğrafya ve kuru bir tarihten ibaret değildir. Asıl amacı ahlâklı, kültürlü ve sağlam karakterli bireyler yetiştirmektir. En azından olmalıdır. Ayrıca resim, müzik gibi dersler daha ciddiyetle ele alınmalı, o derslerde geçen zaman, boş zaman olarak görülmemelidir. Çünkü bir toplumun sağlam bir medeniyet inkişaf ettirebilmesi, sanata da yeterince değer vermesiyle olur.

Özellikle dördüncü sınıftan sonra, ders sayısı artırılmalı ve yarım gün olayı kaldırılmalıdır. Altıncı sınıftan itibaren, öğrenciler yeteneklerine göre yönlendirilmeye başlanmalıdır. Okumaya yeterince kabiliyeti olmayan öğrenciler, sekizinci sınıftan sonra, günümüzde çıraklık eğitimi gerektiren iş dallarında, yine çıraklık eğitim merkezlerinin nezaretinde, çalışmaya başlamalıdır. Teknik ve meslekî eğitime yönelenler, yerine göre bir veya iki sene daha okuyup hayata atılmalıdır. Okul hayatında başarılı olup, ilerleme istidadında olan öğrenciler, istidadına göre üniversitelere geçmeliler. Üniversitelerdeki eğitim sistemi de çok daha hareketli olmalıdır. Kitabî bilgiyle sınırlı kalınan dersler, uygulamalı hale gelmelidir. Hattâ temel dersler haricindeki dersler, yerine göre staj veya iş hayatına atılarak öğretilmelidir.

 Eğitimde okulun etkisinin artması ile öğrencilerin tüm tatillerini ve velilerin parasını çalan dershanelere, hayatımızda yer olmayacaktır. Tüm bu eğitim sürecinde, öğrenciler 20'li sayılardaki sınıflarda ders yapmalıdır. Okul ve öğretmen açığını, işlevi biten liseler ve dershanelerden açığa çıkan hocalardan fazlasıyla karşılamak mümkün olacaktır.

Daha etkin ve hızlı bir eğitimden sonra hayata erken atılacak olan gençler, bu sayede daha erken evlenme imkânı bulacaktır. Bu da nüfus artışını olumlu yönde etkileyecektir. Hattâ sadece bununla da kalmayacak, son yıllarda genç nüfusun azalmasıyla meydana gelen işçi açığını kapatmada iki yönlü büyük etkisi olacaktır.


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
ESRÂR... - Sayı 93
İşsizlik mi, işçisizlik m... - Sayı 71
Eğitim sistemimiz... - Sayı 71
Farklı Bakış... - Sayı 70
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Bayramlar da insan ilişkilerinin koparılması için bir vesile haline getirildi. Yakında bayramlar da “bayram tatili”ne çıkarsa hiç şaşmayın!...
Kardelen-Gazete: Sayı 3, 1989
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Kimlikten ideale Türk yüzyılı


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17494155
 Bugün : 685
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 833674
 Bugün : 51
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 219
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim