Kardelen'i DergiKapinda.com sitesinden satın alabilirsiniz.        Ali Erdal'ın yeni kitabı TÜRK KİMLİĞİ çıktı        Kardelen Twitter'da...        Kardelen 36 Yaşında!..       
    Yorum Ekle     1684 kez okundu.     Henüz yorum bırakılmadı.     Yazara Mesaj

Peşin hükümler
Cahit Ay

  Sayı: 92 -

Cumhuriyet devri Türk şiirine damgasını vurmuş iki şair: Necip Fazıl ve Nazım Hikmet… Günümüz insanının anlamadan, samimiyetini ölçmeden, dâvalarını ve zekâlarını görmeden, kendinden olmayana önyargı ile davranışından onlar da nasibini almışlar.

Bir yanda İslâmcı geçinen ama inceliklerinden mahrum, İslâm’ı su katılmadık yobazlıkla ele alan ve sırf İslâm dediği için Necip Fazıl’ı öven, eserlerini anlamak ve çilesini görmek gayretine girmeyenler… Ve onların tabiriyle şiirin “ş” sinden haberi olmayan, eserlerinin düzyazıdan bir farkı bulunmayan, hayatı boyunca bir işe yaramamış Nazım Hikmet…

Öte yandan zaten yanlış olan dâvalarını, onun fikir adamları Marks ve Lenin’den okuyup yapılmak isteneni anlamak ve sözde esaslarla kurulmuş sistemlerin analizlerini çıkarmak kabiliyetinden yoksun olanlar ve Nazım Hikmet’i “komünizm” dediği için destekleyenler… Zaten sakat olan dâvâlarının, daha da sakatlanmışını desteklemek ne gaflet!.. Ve bu sefer, bunların tabiriyle yobaz, işi gücü bir takım kelime oyunlarıyla insanların kafalarını bulandırmak olan lâf ebesi, gerici Necip Fazıl…

Şunu anlamak gerekir ki, bir insan öncelikle dâvâsında samimi olmalı ve onun çilesini çekmelidir. Hangi dâvâya gönül vermiş olursa olsun insan, samimiyeti ölçüsünde değer kazanır. Yanlış dâvâda bile olsa, inanmış bir insanı takdir etmek gerekir. Zira oldukları gibi görünmeyenler ve göründükleri gibi olmayanlar daha tehlikelidir.

Nazım Hikmet’e mahkemede soruyorlar:

–Komünist misin?..

Cevap veriyor:

–Topuğumdan saçıma kadar!

İşte dâvâsına inanmış olmanın en açık delili…

Hasan Ali Yücel, Necip Fazıl’a diyor ki, “Akademideki hocalığınızla Büyük Doğu’dan birini seçmenizi ihtar ederim!” Necip Fazıl’ın cevabı: “Elli kişilik bir sınıftansa, bütün vatana hitap edici kürsüyü, yani Büyük Doğu’yu seçtiğimi ihtarınıza karşı ihtar ederim.”

İşte dâvâsına inanmış olmanın en açık delili…

“Nazım şuydu, buydu; hususiyle benim gözümde kurgulu bir robot, muhteşem bir ahmaktan başka bir şey değildi ama inanmış adamdı. Bu bakımdan samimiydi ve inancının kahramanıydı. Nazım Hikmet, hakikatleri olduğu gibi görmek lâzım, bir şiir kumaşına sahip bir insandı. O usta bir tebliğciydi, bir şiir nefesi vardı.”

Necip Fazıl

“Benim rejimim olsa seni asardım. Ama inanmış olmanın haysiyetini ve sanatta ‘eski’nin en yükseği olmandaki değeri inkâr etmezdim.”

Nazım Hikmet

İşte iki şairin birbirlerinin haklarını teslim etmeleri… Onlar bu düşüncedeyken, yollarını takip ettiklerini söyleyenlerin karşı dâvâ şairini beş para etmez görmeleri ne büyük tezat.

Kimsenin iddia etme hakkı yoktur ki, Nazım Hikmet, Türk geleneklerini tamamiyle inkâr eden bir şair olsun. Onun savunduğu komünizme göre din yok, madde üstü inanış yok, aile yok… Buna rağmen, “yârin yanağından gayrı paylaşmak için her şeyi” diyen bir şaire karşı bu iddia ne kadar tutarlı olur?

“Çekilmez bir adam oldum yine: uykusuz, aksi, nâlet.

Yine her seferki gibi haksızım.

Sebep yok, olması da imkânsız.

Bu yaptığım iş ayıp, rezalet.

Fakat elimde değil.

Seni kıskanıyorum beni affet…”

Diyen şaire karşı bu iddia ne kadar tutarlı olur?

Meselemiz Necip Fazıl ve Nazım Hikmet’le sınırlı kalmıyor. Çünkü düşünüp değerlendiremeyen bir toplum haline getirilişimiz sebebiyle hemen hemen her konuda bize gösterildiği gibi kabul ediyor ve başkalarının aşılamalarıyla karar veriyoruz. Bundan kurtulmak, nasıl, niçin sorularını kendimize sormaya başladığımız ve cevaplarını bulmak için kafa patlattığımız zaman mümkün olacaktır.

Yiğidi öldürelim ama hakkını teslim edelim. Edebiyat, “edeb” den, yani sınırları tam ve doğru çizmekten gelir…

 


Bu yazıya yorum ekleyin

Adınız
E-posta Adresiniz
Yorumunuz
 

CAPTCHA


Resimdeki rakamları bu alana yazınız


Eklenen Yorumlar


Henız yorum bırakılmadı...
 
Yattı ve yattı... - Sayı 129
Sû-i zan... - Sayı 129
Ateşe perde... - Sayı 129
Hayal meyal... - Sayı 128
Tüm Yazıları

ASKIDA ABONELİK: Siz de "askıda abonelik kampanyası"na destek olmak ister misiniz?

Gelecek sayının konusu (130):
Yapay zeka ve dijitalizm

Son Eklenen Yorumlardan
 Senirkent facìasi ile ne alaka... EB

 Hep bel altı vurmuş... Mustafa Güneş

 şair hep aktifden örnek veriyor. Bu işi biliyor sanırım ... Adnan Ay

 çok duygulandım teşekkürler ... Esra Çay

 Bence çok güzel ama biraz dili agir... Yusuf Korkmaz


Tüm gazetelerimizin toplam tirajı, 70milyon nüfusa karşılık, 3,5 milyon…
Elâlemin memleketinde tek gazete bile çift rakamlı tiraja sahip. Mesela Japonya’da günde 13 milyon satan gazete var.
Bizde nüfus artıyor, gazete tirajları yerinde sayıyor, hattâ azalıyor. Demek ki “basın” diye piyasaya sürülen kâğıt parçalarına millet güvenmiyor. Bu güvensizliğe rağmen basından ödleri kopanlara yazıklar olsun!
Kardelen: Sayı 1, Temmuz 1993
Güneş yeniden doğuyor
Adâlet lâzım
Kimseye sözüm var
Ümitle
Bu bayrağa basılmaz, basılamaz


Yavuz Sert - Kimlikten ideale Tür...
Ali Erdal - Bu bayrağa basılmaz,...
Kadir Bayrak - Türk kimliği
Necip Fazıl Kısakürek - Tamamlığın şartları
Ekrem Yılmaz - Zaman bendedir şuuru
Ekrem Yılmaz - Türk binyılı
Ekrem Yılmaz - Bekir geldi
Ekrem Yılmaz - Ümitle
Dergi Editörü - Bekliyoruz
Necdet Uçak - Bizim Yunus
Necdet Uçak - Ne beklediğim var ne...
Mustafa Büyükgüner - Türk marşı
Mustafa Büyükgüner - Şaşkınlar
Kardelen Dergisi - Gelecek sayı konusu
Kardelen Dergisi - Kardelenin 15 Temmuz...
Kardelen Dergisi - Kardelenden haberler
Zaimoğlu - İnsan kalma savaşımı...
Mehmet Balcı - Güler misin ağlar mı...
Hasan Tülüceoğlu - Kırık yaz
Ahmet Çelebi - Sükût
İğneci - Gerçek büyükleri tan...
Halis Arlıoğlu - Geç kalan bir yazı
Halis Arlıoğlu - Aklıma takılanlar
Murat Yaramaz - Yakınma
Gözlemci - Hadislere bakış
Mahmut Topbaşlı - Türkiye yüzyılı
Mahmut Topbaşlı - Çözülen hayatımdır
Cahit Ay - Ateşe perde
Cahit Ay - Sû-i zan
Cahit Ay - Yattı ve yattı
Mevlüt Yavuz - Gökyüzüne kement vur...
Cemal Karsavan - Sığmam artık şiirler...
Yaşar Akyay - Güneş yeniden doğuyo...
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm yok
İbrahim Durmaz - Kimseye sözüm var
Saltuk Buğra Bıçak - Adâlet lâzım
Emre Kaymaz - İlim ve irfanla Türk...
Hasan Veli - Baba
Ayşe Çağlayan - Ben de yolcuyum
 
 
23 Mart 2005 tarihinden beri
 Ziyaretçi Sayısı Toplam : 17669028
 Bugün : 2616
 Tekil Ziyaretçi Sayısı Toplam : 874061
 Bugün : 1272
 Tekil Ziyaretçi Sayısı (dün) Toplam : 1118
 129. Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
 Önceki Sayıya Bırakılan Yorum Sayısı Toplam : 0
Son Güncelleme: 9 Mart 2025
Künye | Abonelik | İletişim